KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2023/3922 E., 2024/4686 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/982 E., 2023/791 K.
- Hüküm/karar
- Asıl ve Birleştirilen Davalarda Kabul/Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/505 E., 2021/122 K.
Karar Metni
1.015 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde birleştirilerek görülen muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların mirasbırakan ...'in ilk evliliğinden kızları, davalının ise ikinci evliliğinden kızı olduğunu, mirasbırakanın herhangi bir satma ihtiyacı, davalının ise alım gücü bulunmamasına rağmen ... Mahallesinde bulunan 21472 parsel sayılı taşınmazını davalıya diğer mirasçılarından mal kaçırmak amaçlı olarak satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde tenkis talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; mirasbırakanın ilk evliliğinden ve ikinci evliliğinden çocukları arasında anlaşmazlığa mahal vermemek amacıyla ve onların da onayıyla sağlığında üç değerli taşınmazını mirasçıları arasında paylaştırdığını, dava konusu taşınmazı ikinci evliliğinden çocukları arasında paylaşılması amacıyla davalıya, diğer iki taşınmazını ilk evliliğinden çocuklarının tümü adına ilk evliliğinden oğulları ... ve ...'e bedelsiz devrettiğini, yine ...'daki bir başka taşınmazını da bir kızının kocasına bedelsiz devrettiğini,
davacıların kendi öz kardeşleri yerine üvey kardeşi davalıya dava açmasının hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini, herhangi bir mal kaçırma söz konusu olmayıp mirasçılar arasında paylaşımın olduğunu, diğer yandan davacı ...'ın daha önce de benzer taleple dava açtığını, bu davayı takip etmediğini, davacının bu şekilde mirasçılık hakkını kötüye kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Feri müdahil vekili müdahale dilekçesinde, davalı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin dava açılmadan önce 21.11.2013 tarihinde yapıldığını, inşaata dava açılmadan önce başlandığını ve %80 oranında inşaatın tamamlandığını, tapuya güvenerek hareket ettiğini bu nedenle kat irtifakı kurulması için izin verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının dava konusu taşınmazın ileride mirasçılar arasında paylaştırılması için devredildiğine yönelik cevap dilekçesi ile davalının 13.08.2015 tarihli celsede taşınmazı kendi öz kardeşlerine paylaştıracağına yönelik beyanı, davalının annesi ...'in tanık olarak alınan beyanları bir arada değerlendirildiğinde tapudaki devrin gerçek bir satış işlemi olmadığının anlaşıldığı,
paylaştırma yönünde davalı tarafın cevap ve savunması ile bağlantılı ... adına devredilen taşınmaz hakkında davalının annesi ve mirasbırakanın ikinci eşi-mirasçı ... tarafından Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/250 Esas sayılı dosyasında davacı payı yönünden açılan davanın kabulüne karar verildiği ve istinaf edilmeksizin kararın kesinleştiği; ... tarafından aynı şekilde ... hakkında açılan davanın reddine yönelik kararın Yargıtayca bozulması üzerine yargılamanın sürdüğü,
davalı adına devri yapılan taşınmaz ile ilgili bedel ödenmediği dosya kapsamı ile sabit olduğundan mirasçı ... tarafından diğer mirasçılar ... ve ... aleyhine miras hakkından doğan alacak davası açılmış olması da göz önüne alındığında davalının paylaştırmaya yönelik savunmasına itibar edilemeyeceği,
dava konusu taşınmazın davalı adına devrinin bağışlama niteliğinde olduğu ve şekil şartlarını taşımadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulü ile dava konusu ... ilçesi 21472 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 3-4-5-7-8-10-11-12-13-19-20 numaralı bağımsız bölümlerde tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptali ile davacıların miras payı olan 3/48'şer oranda adlarında tesciline, bakiye 39/48 payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılardan ...'ın davalıya daha önce aynı taleple ilgili dava açtığını, bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, yine aynı davacının daha önce açmış olduğu davanın haksız fiil teşkil ettiğini iddia ettiğini, olaylardan haberdar olduğunu gösterdiğini, böylece zamanaşımı definde bulunduklarını, davacı tarafça tamamlama harcının süresinde tamamlanmadığını, delillerin eksik toplandığını, mirasbırakanın sağlığında yapmış olduğu paylaştırmaya yönelik savunmalarının Mahkemece araştırılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı adına devri yapılan taşınmaz ile ilgili bedel ödenmediğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, davalı tarafından mirasbırakanın mirasının bir kısmını ilk eşinden olan ... ve ...'e, bir kısmını ise ikinci eşinden olan ...'e aynı anne ve babadan olan kardeşleri ile kendi aralarında paylaşılmak üzere verdiğini iddia edilmiş ise de,
davacılara herhangi bir paylaştırma yapılmadığı gibi taraflar dışında paylaştırma dışı mirasçılar da olduğundan mirasbırakanın sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yaptığından söz edilemeyeceği, dava konusu taşınmazın davalı adına devrinin bağışlama niteliğinde olduğu ve bağış işleminin şekil şartlarını taşımadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince açılan davanın miras payı oranında kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci ve 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 46.171,94 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3922, K. 2024/4686, 9 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama