KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2023/5551 E., 2025/4050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1983 E., 2023/1713 K.
- İlk derece mahkemesi
- Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/351 E., 2022/225 K.
Karar Metni
1.471 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ve dahili davalılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, 16.09.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı ... ve vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen ihbar olunan gelmedi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili; davacının murisi ...'nun maliki olduğu 155 parselin 1/2 payını 28/11/1986 tarihinde oğulları davalılar .... ... ve kardeşinin oğlu ...'ye satış suretiyle devrettiğini, temlikin kız çocuklarından mal kaçırmak amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu, murisin taşınmazı satma ihtiyacının, davalıların da alım güçlerinin bulunmadığını, taşınmazın bir kısım payının daha sonra 54 87... parsel olarak dava dışı ... İnş. Yapı End. San. ve Tic. A.Ş.'ye devredildiğini, en son 54 87... ve 22 parsellere gittiğini ve üzerine bina yapıldığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve .. vekili; murisin ekonomik durumunun iyi olmadığını, kardeşi ... öldüğünde oğlu ...'nin 2 yaşında olduğunu, ...'yi murisin koruma altına aldığını ve çocukları ile kardeş gibi büyüttüğünü, davalı ...'nın Almanya'da çalıştığını, 1965 yılında 14-15 parça taşınmazı satın aldığını ve bedelini davalı ...'nın ödediğini, taşınmazların Toprak Tevzi Komisyonunca dağıtılan yerlerden olduğunu, izni bittiği için davalı ...'nın Almanya'ya döndüğünü, satışa aracılık eden ... .. vekâleti ile taşınmazların emaneten muris adına tescil edildiğini ve 1986 yılında gerçek sahibine devredildiğini,
.. kardeşi ... ... ile ...'yi de temlike ortak ettiğini, dava konusu taşınmazın 54 87... , 21... parsellere gittiğini, 21... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tescil edildiğini, taşınmazın öncesinin de murise ait olmadığını belirterek davanın reddini istemişler, aşamada davalı ...’nun 11/12/2020 tarihinde ölümü ile mirasçıları davaya dâhil edilmişlerdir.
Davalılar ... ve ..., davaya bir diyecekleri olmadığını belirtmişler, davalılar ..., ... ve ... yargılamaya katılmışlar ancak beyanda bulunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28/03/2018 tarih ve 2016/813 Esas, 2018/402 sayılı kararı ile; temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.07.2020 tarih, 2018/2194 Esas, 2020/620 Karar sayılı kararı ile dava konusu 54 87... parselin kayıt malikine yöneltilerek açılmış bir dava olmadığı dikkate alınarak davanın husumetten reddine karar verilmesi,
dava konusu 54 87... parselin son durum çap (tapu) kayıtlarının temin edilerek murisin 155 parselin ½ payını 1/6'şar oranda davalılara temlik ettiğine göre satış tarihi değeri ile gerçek değer arasında fark olup olmadığının bilirkişi marifetiyle tespitinin yapılması, yine murisin devrettiği payların bağımsız bölümlere yansıyan oranının ne olduğunun da bilirkişi marifetiyle belirlendikten sonra infazı kabil, güncel tapu kayıtları üzerinden hüküm tesisi gerektiği, mirasçı ... ...’nin dava açan avukata verdiği dosyaya sunulan bir vekâlet olmadığı,
davacı ...’ın pay oranında istekli açtığı davada mirasçı...’nin davaya dâhil edilmek suretiyle usulüne uygun harçlandırılarak açtığı davası olmadığı halde hüküm yerinde davacı olarak gösterilmek suretiyle sonuca gidilmiş olmasının da doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu 54 87... (yeni 17 74... ) parselin son durum çap (tapu) kayıtları temin edilerek murisin 155 parselin ½ payını 1/6'şar oranda davalılara temlik ettiği, murisin temlik ettiği 1/6'şar paya karşılık olarak 13 adet bağımsız bölümün denk geldiği,
28.03.2018 tarihli ilk kararda 17 74... parsel yönünden verilen kabul kararına istinaf kaldırma ilamında herhangi bir eleştiri getirilmediği, 11 74... parsel yönünden davanın kabulü gerektiği, 54 87... parsel yönünden kayıt malikine husumet yöneltilmediği ve davanın reddi gerektiği, davacı ... için vekâletname sunulduğu ancak usulüne uygun harçlandırılarak açılan bir dava olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar ve dahili davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; oğulları ile birlikte yaşayan murisin başka taşınmazlarının mevcut olduğu, satışa ihtiyacının olmadığı, dava konusu taşınmaz payının davalılara temlikinin bedelsiz olduğu, satış bedeli ile gerçek bedel arasında fahiş fark olduğu, murisin mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla başka taşınmaz temlikleri de yaptığının kesinleşen Mahkeme kararı ile belirlendiği, davalıların aksi yöndeki savunmalarının usul hükümleri doğrultusunda ispat edilemediği,
çekişme konusu taşınmaz payını murisin davalılara temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, 01/04/1974 tarih ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı anlamında muris muvazaasının söz konusu olduğu, temlike konu taşınmaz payının ifraz ve değişim işlemleri sonucunda yeni ada ve parsele isabet ettiği, yüklenici ile yapılan sözleşme doğrultusunda taşınmazda 4 ayrı bloktan oluşan binalar inşa edildiği ve murisin temlik ettiği pay karşılığı davalı ve dâhili davalılar adına 13 adet bağımsız bölüm isabet ettiğinin belirlendiği,
muristen taşınmaz payını devralan kişilerin davalıların mirasçıları olup diğer davalı ve dâhili davalıların murisin yaptığı temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden bulundukları, ayrıca ifraz parseli olan 54 87... parsel malikine yöneltilen dava bulunmadığı,
başka bir deyişle pasif husumetin söz konusu olmadığı dikkate alınarak Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının kural olarak doğru olduğu ancak fiilen geçerli olan tapu kayıtları üzerinden davacının miras payı oranında 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre iptal ve tescil kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile eski ve yeni parsel numaralarına hüküm yerinde yer verilmek suretiyle hükmün karıştırılarak ve taşınmazların tamamının davacı adına tesciline karar verilerek sonuca gidilmiş olmasının ve davada taraf olmayan mirasçı ... ... bakımından karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm tesis
edilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ile dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin oğlu ... ...’e taşınmaz devrettiğini ancak bu taşınmazın tapu kaydının getirtilmediğini, davacı tanıklarının murisin aslen .. ilçesi ... köyünde bulunan taşınmazlarını satarak dava konusu taşınmazları aldığının ifade edildiğini ancak bu taşınmazların da tapu kayıtlarının getirtilmediğini, murisin dava konusu taşınmazlar dışında da İşhan köyünde taşınmazlarının bulunduğunu, bu kayıtların da dosya arasına alınmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, kararda mahalli bilirkişilerin anlatımlarına yer verilmediğini,
mahalli bilirkişilerin ve davalı tanıklarının beyanlarının değerlendirilmediğini, mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazların parasının ... tarafından ödenmek sureti ile ... tarafından satın alındığını beyan ettiklerini, davacı tanığı ... ...’in devir tarihinde iki yaşında olduğunu, görgüye dayalı bilgi sahibi olmadığını, davalı tanıklarının da taşınmazın ... tarafından satın alındığını belirttiklerini, iddianın usulünce kanıtlanamadığını, terekesinde 5 adet daha taşınmaz bulunduğunu, muris ile ... arasındaki işlemin inançlı işlem olduğuna dair dosya kapsamına sunulan dilekçeler ve deliller ile tanık beyanlarına itibar edilmediğini,
... tarafından kök muris adına ... Başkonsolosluğundan düzenlenen vekaletnamenin de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin inanç sözleşmesi olduğunu gösterdiğini, yörede kız çocuklarından mal kaçırılıp kaçırılmadığının araştırılmadığını, ileride hak sahibi olabilecek tanıkların beyanlarına itibar edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...’nun 29/12/2002 tarihinde öldüğü, geride davacı, dava dışı kızı ..., 2002 yılında ölen kızı ....’nin çocukları davalılar ..., ..., 2005 yılında ölen oğlu ... ...’nin mirasçıları davalılar .... ve oğlu olan davalı ...’nın mirasçı olarak kaldığı,
davalı ...’nın aşamada ölümü üzerine mirasçılarının davaya dahil edildikleri, murisin 155 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payının tamamı ile dava dışı 11 parça taşınmazını 28/11/1986 tarihinde davalı ... ile bir kısım davalıların murisleri olan oğlu .... ... ve damadı ...’ye satış suretiyle eşit paylarla devrettiği, 155 parselin 27/05/2015 tarihinde ifraz edilerek 54 87... ve 22 parsellere ayrıldığı, 22 parselin dava dışı belediye adına tescil edildiği, 21 parselin ise davalı tarafça bir kısım payının kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dava dışı yükleniciye temlik edildiği,
07.09.12016 tarihinde kat irtifakı tesisi ile 13 adet bağımsız bölüm oluştuğu, bunlardan B blok 15, D blok 21, 11... nolu bağımsız bölümlerin davalı .... B blok 16 nolu bağımsız bölümün davalı ..., C blok 6 nolu bağımsız bölümün davalı .... D blok 20, 10 ile C blok 7 ve 16 nolu bağımsız bölümlerin ... ...’nin mirasçıları olan davalılar .... ve ..... C blok 19 nolu bağımsız bölümün ....., D blok 5 nolu bağımsız bölümün davalılar.
D blok 14 nolu bağımsız bölümün davalı ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalılar ve dahili davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 59.942,10 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılar ve dahili davalılardan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalılar ve dahili davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/5551, K. 2025/4050, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama