İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6431 K.2024/6928

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2023/6431Karar2024/6928Tarih18 Aralık 2024Okuma7 dk · 1.412 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2023/6431 E., 2024/6928 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Aralık 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1433 E., 2023/1380 K.
İlk derece mahkemesi
Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/332 E., 2021/51 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.412 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı; kayden maliki olduğu 6607, 6608, 6613 ve 6625 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarının 2013 yılında kendisine annesinden kaldığını, içinde bulunduğu maddi zorluk nedeniyle taşınmazları satmak istediğini çevresine duyurduğunu, bu dönemlerde daha önceden tanıdığı olan (su arıtma cihazları işi ile uğraşan) ... isimli şahsın kendisini ziyaret ettiğini ve satış hususunda yardımcı olabileceğini söylediğini, daha sonra taşınmazları alacak bir müşteri bulduğunu, bu kişinin İstanbul'da avukatlık yapan ... olduğunu söylediğini, ...'in kendisine (davacıya), avukat ... ile davalı ... vasıtası ile tanıştığını,

onun da çok güvenilir ve sağlam biri olduğunu, ancak alıcı ile görüşmeden önce bir fiyat üzerinde kendi içlerinde uzlaşmaları gerektiğini, bunun için bir görüşme yapılacağını söyleyerek aslında bu işleri ayarladığını sonradan anladığı... isimli şahıs ile tanıştırdığını, bu şahısların davacıyı etkileri altına alarak tüm taşınmazları, hatta annesinin hissedar olduğu taşınmazları da alabileceklerini söylediklerini, dava dışı...'ın alıcı olan ... ile yaptığı görüşmelerde alıcının taşınmazların karşılığını nakit olarak ödeyemeyeceğini, ancak gayrimenkul takası yapabileceğini söyleyerek hangi gayrimenkullerin takas edilebileceğinin konuşulduğunu,

bu görüşmede ...'ün, taşınmazların ... isimli bir tanıdığının eşi olan ... üzerine (kendisi yani ... hesabına) yapılmasını istediğini, ...'a satış yapılabilmesi için davalı ...'e vekalet verilmesi halinde davacının devir işlemleri ile uğraşmasına gerek kalmayacağının söylendiğini, yapılan görüşmeler sonrasında düzenlenen protokolün ...'e teslim edildiğini, fotokopisinin kendisinde (davacıda) olduğunu, ancak üzerinde ... tarafından tahrifat yapılması nedeniyle mahkemeye sunamadıklarını,

Kocaeli 7. Noterliğinin 13.07.2015 tarihli vekaletnamesi ile davalı ...'i vekil olarak tayin ettiğini ve çekişmeli taşınmazların 05.11.2015 tarihinde ...'a devredildiğini, ancak yapılan anlaşma neticesinde takas yolu ile kendisine devredilmesi gereken taşınmazların bir türlü devrinin yapılmadığını, kendisinin sürekli oyalandığını, bu arada dava konusu taşınmazların da sürekli el değiştirdiğini, en son davalı Şirket adına kayıtlı hale geldiğini, tüm davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ederek kendisini zarara uğrattıklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline,

olmadığı takdirde şimdilik 500.000,00 TL bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı ...; her ne kadar dava 4 adet davalıya açılmış ise de dava dilekçesindeki iddiaların sorumlusu olarak dava dışı şahıslar gösterildiğini, davacı tarafından kendisine hisse devri ile ilgili verilen vekaleti davacının bilgisi ve talimatları doğrultusunda kullanarak devirleri gerçekleştirdiğini, davacının davaya konu gayrimenkulün kime, ne kadara satılacağı vb. tüm hususlarda bilgisi olduğunu, davacının kendi talimatıyla işlemlerin gerçekleştiğini, hal böyle iken vekaletin kötüye kullanıldığının iddia edilmesinin mümkün olmadığını,

davacının dava dilekçesinde verilen bilgilere göre anneannesine ait hisseyi 22.07.2015 tarihinde kendisi tarafından devredildiğini kabul ve beyan ettiğini, yine dava dilekçesinde belirtildiğine göre aradan 3 ayı aşkın bir süre geçtikten sonra 05.11.2015 tarihinde kendisinin davacıya ait hisseleri davacının talimatıyla aynı kişiye devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı .... Ekmek Ltd.

Şti. vekili; vekili olduğu şirketin yetkilisi...'in inşaat işi yaptığını, müvekkilinin Kanarya çevresinde de inşaatlar yaptığını bilen dava konusu taşınmazın hissedarlarından ...'in vekili ...'ın müvekkilinin dava konusu taşınmazda inşaat yapıp yapmayacağı teklifinde bulunduğunu, müvekkilinin yapılan teklifi değerlendirebileceğini ...' in avukatı ...'a ilettiğini, müvekkili şirket yetkilisi...'in dava konusu arsanın hissedarlarından .... ... ve vekili ... ile arsaya baktıklarını,

arsanın inşaat yapmaya uygun olduğuna kanaat getiren müvekkili şirket yetkilisinin arsanın hissedarlarının kim oldukları ve bedeli konusunda İlhan ... ve vekili Av. .... ile görüştüklerini, bu görüşmeden sonra müvekkili şirket yetkilisi...'in dava konusu taşınmazın hissedarlarından ...,...,...,.,... ile görüştürüldüğünü, inşaat yapımı konusunda taraflar arasında mutabakata varıldığını, TMK'nın 1023. maddesi hükmü gereğince müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede, davacı taraf dava dilekçesinde bu davalının dava konusu taşınmazların satışı hususunda kendisine verilen vekalet görevini kötüye kullanmış olduğunu beyan etmiş ise de dosya kapsamında yapılan incelemede davacı tarafın bu davalının vekalet görevini kötüye kullandığını ispatlayamadığı, davacının iddialarının soyut iddialar olduğu, ayrıca savcılık tarafından yapılan soruşturma sonucunda bu davalı hakkında verilen ve kesinleşen takipsizlik kararının da bulunduğu;

davalı Şirket tarafından yapılan değerlendirmede ise davacı taraf her ne kadar dava konusu taşınmazların bu davalı Şirkete vekalet görevinin kötüye kullanılarak devredildiğini ileri sürmüş ise de dava konusu taşınmazların son maliki olan bu davalı Şirketin dava konusu edilen taşınmazları devralırken iyiniyetli olduğuna dair kanaat oluştuğu, iyiniyetinin TMK'nın 1023. maddesinin korumasından faydalanması gerektiği, yine bu davalının davacı tarafın iradesini fesada uğrattığı konusunda dosyaya davacı tarafından somut bir delilin sunulmadığı, diğer bir deyişle davacının bu davalı yönünden davasını ispatlayamadığı,

ayrıca savcılık tarafından yapılan soruşturma sonrasında şirket yetkilisi ... hakkında takipsizlik kararının verildiği ve bu kararın kesinleştiği; diğer davalılar ... ve ... yönünden yapılan değerlendirmelerde ise yine dava konusu taşınmazların bu davalılar adına tapuda devredilmesinde gerek davalı ...'nun vekalet görevini kötüye kullanmadığı, gerekse de davalılar ... ve ...'nun davacı tarafın iradesini fesada uğrattıklarına dair davacı tarafın somut bir delil sunamadığı, diğer bir deyişle davacı tarafın bu davalılar yönünden iddialarının soyut beyanlara dayandığı,

ayrıca yine savcılık tarafından bu davalılar hakkında da verilen ve kesinleşen takipsizlik kararının bulunduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine ve toplanan delillere göre davalılar ..., ... ve ... hakkında Mahkemenin davayı ret gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir durum görülmediği, ancak davalı ... tarafından yapılan değerlendirmede ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesi ile TMK'nın 6. maddesi gereği ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğu,

davacının tüm dosya kapsamına göre davalı ...'in vekaletin kötüye kullanıldığı yönündeki iddiasını kanıtladığı gözetilerek İlk Derece Mahkemesince kanıtlanamadığı gerekçesiyle davasının reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun görülmediği, zira vekilin sorumluluğu yönünden Mahkemece hatalı bir değerlendirme yapılmış olup vekilin hesap verme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemediği,

dolayısıyla vekilin tazminata mahkum edilmesi gerekirken Mahkemece tazminat talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1).b.2 maddesi gereğince kabulüne, incelenen mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın davalı ... dışındaki davalılar yönünden reddine, davacının terditli tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile 883.680,00 TL'nin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesi ile.

İstinaf Mahkemesinin Yerel Mahkemenin aksine davanın davacı tarafça ispat edildiği ve müvekkili yönünden kabulü gerektiğine ilişkin kararını vekilin yasalarca düzenlenen görev tanımını yaparak "vekilin hesap verme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemediği" kabulüne dayandırdığını, yani bir nevi davacı tarafça açılan davadaki ispat külfetinin usul hükümlerine açıkça aykırı bir şekilde müvekkiline yükletildiğini, oysa cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere öncelikle davaya konu işlemin üzerinden 3 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini,

yine her ne kadar davanın konusu vekaletin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleşen satışın iptali olarak gösterilmiş ise de dava dilekçesi incelendiğinde ortada vekaletin kötüye kullanılması ile ilgili hiçbir iddianın bulunmadığının görüleceğini, müvekkilinin kendisine hisse devri ile ilgili verilen vekaleti davacının bilgisi ve talimatları doğrultusunda kullanarak devirleri gerçekleştirdiğini, davacının davaya konu gayrimenkulün kime satılacağı, ne kadara satılacağı vb. tüm hususlarda bilgisinin olduğunu, kendi kabulü ve talimatıyla işlemlerin gerçekleştiği hususlarının dava dilekçesinin her aşamasında kabul ve beyan edildiğini,

müvekkilinin kendisine verilen vekaleti davacının rızası hilafına kullandığına, davacının bilgisi olmadan başka bir kişiye satış yaptığına veya yapılan satışın bedelini alarak davacıya ödemediğine dair hiçbir beyan bulunmadığını, dava dilekçesinde kendi içerisinde birtakım çelişkiler içeren ifadeler bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının kayden maliki olduğu 6607, 6608, 6613 ve 6625 parsel sayılı taşınmazların, davacıya vekaleten (Kocaeli 7. Noterliğinin 13.07.2015 tarih ve 22315 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil olarak tayin edilen) davalı ... tarafından 05.11.2015 tarihli satış işlemi ile davalı ...'a, onun tarafından 26.02.2016 tarihli satış işlemi ile davalı ...'na, onun tarafından da 11.03.2016 tarihli satış işlemi ile diğer davalı Şirkete temlik edildiği anlaşılmaktadır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 45.226,68 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'ndan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

18.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/6431, K. 2024/6928, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6431
Karar No
2024/6928
Tarih
18 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/6432 K.2024/21720
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/6437 K.2024/19149
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/6437 K.2024/15924
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/6439 K.2024/7857
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/6440 K.2024/9352
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6444 K.2024/7155

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.