İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1280 K.2025/3538

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2024/1280Karar2025/3538Tarih3 Temmuz 2025Okuma5 dk · 1.018 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2024/1280 E., 2025/3538 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Temmuz 2025
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/663 E., 2023/586 K.
İlk derece mahkemesi
Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/4 E., 2021/123 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.018 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının Mersin ili, ... ilçesi, ...

Mahallesinde bulunan ... parsel sayılı taşınmazı 2016 yılında dava dışı ...'tan satın aldığını, 1971 yılında yapılan kadastro çalışması sırasında 260 ve 261 parsellerin aslında bir bütün olduğu belirtilerek ... mirasçıları adına tespit edildiğini, dava dilekçesine ekli krokide A, B, C, D, E harfleri ile gösterilen ... ada 649 parsel içerisinde kalan toplam 1371,86 m2 alanın 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi hükümlerine göre daha önce dere boşluğu olarak tescil harici bırakılmışken ham toprak niteliğinde olduğu gerekçesiyle Hazine adına tespit edildiğini,

ancak bu alanların komşu 261 parsel ile toprak bütünlüğü içerisinde evveliyatından beri tarımsal amaçla kullanıldığını, çalılık ve taşlıkken 261 parselin malikleri tarafından 1960'lı yılların başlarında temizlenerek tarla haline getirildiğini ve kullanıldığını, davacının 2016 yılında bu taşınmaz bölümlerinin zilyetliğini de satın aldığını ve eklemeli zilyetlik süresinin 1987 tarihinden çok daha önceki bir zamanda dolduğunu ileri sürerek 143 ada 649 parsel içerisinde yer alan bu alanların tapusunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın 2013 yılında Hazine adına tespit edildiğini, davacının taşınmazı 2016 yılında devraldığını ileri sürdüğünü, malik olmayan kişilerden yapılan tapu dışı satımın geçersiz olduğunu, tapulu taşınmazın zilyetlikle edinilmesinin mümkün olmadığını, yeni zilyedin önceki zilyedin kazandırıcı zamanaşımı süresini ekleyebilmesi için zilyetlik devrinin geçerli şekilde yapılmış olması gerektiğini, tapunun oluşmasından sonra 2016 yılında yapılan devrin hukuken geçerli olmadığını, 2016 yılında başlayan asli zilyetliğin davacıya hak vermeyeceğini,

taşınmazın 17.01.2018 ve 21.06.2019 tarihleri itibarıyla boş olduğunun tutanaklarla tespit edildiğini, davacının 21.12 2015 tarihinde Bozyazı Milli Emlak şefliğine verdiği dilekçe ile taşınmazı satın almak istediğini ancak talebinin taşınmazın imar planında kalması nedeniyle reddedildiğini, davacının Hazine mülkiyetini tanıdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hava fotoğraflarının incelenmesinde 1988, 2009 ve 2012 yıllarında taşınmazlar üzerinde herhangi bir toprak işlemesi, sürme, ekme gibi tarımsal faaliyetin olmadığı, herhangi bir yapı veya tarımsal tesisin bulunmadığı, taşınmazların seyrek dağılımda çalılık, taşlık ve doğal hali arazi görünümünde olduğu, davaya konu 649 numaralı parselin tescil edildiği 24.05.2013 tarihinden geriye doğru 20 yıldan önce imar-ihyasının tamamlanmadığının tespit edildiği, TMK'nın 713. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen şartların davacı yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının komşu 261 parsel sayılı taşınmazı 07.01.2015 tarihinde satın aldığı, davacı her ne kadar kadastrodan önceki hukuki sebebe dayanarak tapu iptali-tescil isteğinde bulunmuş ise de davacının 261 parsel sayılı taşınmazdaki mülkiyet hakkının TMK'nın 719. maddesi uyarınca taşınmazı satın aldığı tarihteki çapın ve tapu kaydının miktarıyla geçerli olduğu,

önceki malik ...'ın da tespit tarihinden dava konusu taşınmazı devrettiği tarihe kadar taşınmazın yüz ölçümünün esasında daha fazla olduğunu iddia ettiği yönünde dosya da herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, Mahkemece belirtilen gerekçe ile davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 261 parsel olmadığını, komşu 143 ada 649 parsel sayılı taşınmazın kullanım açısından 261 parsel sayılı taşınmazla bütünlük oluşturması nedeniyle dava dilekçesinde 261 parselden söz edildiği,

261 parsel maliklerinin davaya konu alanda zilyetliklerini devam ettirdiklerinin izah edildiğini, 261 parsel sayılı taşınmazın edinme tutanağında ...'in ceddinden kalma 30 senelik mülkü olduğu tespit edilmişken jeodezi raporunda 261 parselin de taşlık ve çalılık olduğunun bildirildiğini, hava fotoğrafları çıplak gözle dahi incelendiğinde taşınmazın tarım arazisi olan alan içerisinde kaldığı ve çevresindeki tarım arazileri ile nitelik açısından bütünlük oluşturduğunun ve uzağında bulunan dere ve derenin güney ve doğu tarafında yer alan maki topluluğunun oluşturduğu ağaç kümeleri ile ayrıldığının görüleceğini,

taşınmazların kuzeyinde bulunan taşınmazlarla aynı karakteristik özellikleri taşıdığı ifade edilmişken tarım yapılmadığı tespitine yer verilmesinin çelişkili olduğunu, taşınmaz niteliğinin 1956 yılından itibaren incelenen hava fotoğraflarında hiç değişmediğini, üzerinde tarım yapılmadığı takdirde aradan geçen 60 yıl içerisinde tamamen ağaç ve çalılarla kaplı olmasının bekleneceğini, taşınmazın hava fotoğraflarında çıplak arazi olarak görülmesinin tarım yapılmasından kaynaklandığını, taşınmazın bu sayede ağaççık topluluğu haline gelmediğini, bu yöndeki itirazların bilirkişilerce değerlendirilmediğini,

taşınmazın meyil nedeniyle öküz vasıtasıyla sürülen tarla olduğunun beyan edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali-tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosyanın incelenmesinden; davacıya ait 261 parsel sayılı 25.350 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın 260 parselle bir bütün halinde 35 tahrir nolu vergi kaydının kapsamında bulunduğu ve ceddinden intikalen ve taksimen 30 yılı aşkın süredir ... tasarrufunda bulunduğu belirtilerek 30.11.1972 tarihinde dava dışı ... adına tespit edildiği, tespitin 04.03.1977 tarihinde kesinleştiği, 24.11.1893 tarihinde dava dışı ...'a, 09.09.2014 tarihinde ...'a ve nihayet 07.01.2015 tarihinde davacıya satıldığı;

davaya konu ... ada ... parsel sayılı 18.580,58 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın 1973 yılında yapılan kadastro çalışmasında dere boşluğu olarak tespit harici bırakıldığı ve zemininin ham toprak vasfında olduğu belirtilerek 16.04.2013 tarihinde Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, tespitin 24.05.2013 tarihinde kesinleştiği, davanın 06.01.2020 tarihinde satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/1280, K. 2025/3538, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1280
Karar No
2025/3538
Tarih
3 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/1281 K.2025/10841
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1298 K.2025/3539
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/1329 K.2025/8078
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1333 K.2025/3499
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/1347 K.2025/10842
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1349 K.2025/3525

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.