KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/157 E., 2024/3617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/984 E., 2023/518 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul / Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Göksun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/456 E., 2020/140 K.
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil - tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 13.12.2023 tarihli ek karar ile; davacılar vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin temyiz talebinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 13.12.2023 tarihli ek kararına ilişkindir. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunu'nun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunu’nun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Hemen belirtilmelidir ki, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak pay oranında açılan tapu iptali-tescil davalarında, davacılar ve davalı arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda, dava konusu taşınmazlardan olup reddedilen taşınmazların dava tarihi itibariyle keşfen saptanan toplam değerlerinin 772.045,62 TL, bu değer üzerinden davacı ...'in 7/56 miras payına isabet eden değerin 96.505,70 TL, diğer davacıların 3/56'şar miras paylarına isabet eden değerin ise 41.359,58 TL, dava konusu taşınmazlardan kabule konu olanların dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değerleri toplamının 56.395,50 TL, bu değer üzerinden davacı ...'in 7/56 miras payına isabet eden miktarın 7.299,43 TL, diğer davacıların 3/56'şar miras paylarına isabet eden değerin ise 3.011,18 TL olduğu, belirtilen söz konusu değerlerin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Temyiz talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/157, K. 2024/3617, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama