KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/2558 E., 2024/4039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1325 E., 2023/112 K.
- Hüküm/karar
- Ret/Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/277 E., 2021/624 K.
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mirasbırakanı ...' un 01.06.2009 tarihinde vefat ettiğini, mirasbırakanın İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... köyü 3098 ada 13 numaralı parseli ara malik kullanarak oğlu davalı ...' a devrettiğini, satış işlemi karşılığı bedel ödenmediğini, yapılan devrin aslında bağış olduğunu, taşınmazın tapu kaydının iptali ile mirasbırakanın mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mirasbırakanın terekesi için 07.05.2009 tarihinde tereke temsilcisi atandığı ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere Türk Medeni Kanunu'nun 640 ıncı maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Başka bir söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer.
Somut olayda, temyize konu kararın tereke temsilcisine tebliğ edilmesine rağmen, tereke temsilcisi karara karşı temyiz talebinde bulunmamış, karara karşı yalnızca davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
Ne var ki; davacı mirasçının davada takip yetkisinin kalmaması nedeniyle karara karşı temyiz talebinde bulunmasına yasal olanak yoktur.
Bu durumda, davacı vekilinin dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2558, K. 2024/4039, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama