İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2866 K.2024/6027

Taraflar arasında görülen kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istekli davada, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/2866Karar2024/6027Tarih6 Kasım 2024Okuma7 dk · 1.321 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2024/2866 E., 2024/6027 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Kasım 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2009/735 E., 2016/273 K.
Hüküm
Ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.321 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında görülen kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istekli davada, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... vekili tarafından 17.04.2006 tarihli dilekçe ile; tapu kayıtları, irsen intikal, pay satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak çekişmeli 1356, 1357, 1358, 1361, 1540 parsel sayılı taşınmazlar hakkında tapu iptali ve muris .... oğlu ... mirasçıları adına tescili isteğiyle dava açılmış; açılan davanın taşınmazların hükmen tesciline esas teşkil eden Kadastro Mahkemesinin 1976/50 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi talep edilmiş, bilahare 20.4.2006 tarihli ıslah dilekçesi başlıklı dilekçe ile taleplerinin dava dosyasına müdahale talebi olarak değerlendirilmesi istenmiştir.

Kadastro Mahkemecesince yapılan yargılama sonunda. 1976/50 Esas sayılı dava dosyasında verilen kararın temyiz edilmeden kesinleşmiş olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine hükmedilmesi üzerine dava dosyası yukarıda yazılı esasa kaydedilmiştir.

II. CEVAP

Davalılar, aşamalarda sundukları sözlü ve yazılı beyanlarında davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsadığı ancak tapulama sırasında mülkiyetin tespitine ilişkin işlemin 1972 yılında kesinleştiği, kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre dikkate alındığında hak düşürücü sürenin dolduğu, öte yandan davacıların taşınmazlar üzerindeki zilyetliği terk ettikleri; davacı yahut murisinin zilyetliğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; iddianın kapsamına göre yolsuz tescilin varlığı nedeniyle hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını, kaldı ki davacı tarafından çekişmeli taşınmazların hükmen tesciline esas dava dosyasına süresi içerisinde müdahalede bulunulmasına rağmen verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiğini, hal böyle iken taşınmazların kadastro tespitleri henüz kesinleşmeden evvel eldeki davanın açıldığını, bu nedenle hak düşürücü sürenin dolduğuna dair kararın isabetsiz olduğunu, yasalarımıza göre tapulu taşınmazın ancak resmi yolla intikal edeceğini, tescil dışı yolla intikalin mümkün olmadığını,

davanın tapu kayıtlarına istinaden açıldığını ve dayanak tapu kayıtlarının hukuki kıymetini koruduğunu, tapu sicilinin zilyetliğe karine teşkil ettiğini, hukuki kıymetleri haiz tapu kayıtlarının nazara alınmamasının isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3., 14, 13/B-b, 13/B-c maddeleri

3. Değerlendirme

1.Kadastro sırasında 1356, 1357, 1358, 1361 ve 1540 parsel sayılı 34.050, 40.400, 25.150, 244.500 ve 89.150 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, hisseleri oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş; .... ve diğerlerinin itirazları sonrası 04.07.1975 tarihli komisyon kararı ile 1358 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline. 1356 parsel sayılı taşınmazın belirlenen hisseleri oranında ... ve müşterekleri adına.

1361, 1357 ve 1540 parsel sayılı taşınmazların yeniden belirlenen hisseleri oranında ... ve müşterekleri adına tescillerine karar verilmiş; ... ve müşterekleri tarafından ayrı ayrı açılan ve birleştirilerek Kahramanmaraş Kadastro Mahkemesi'nin 1976/50 Esas sayılı dava dosyası üzerinden sürdürülen yargılama sonucunda Mahkemenin 05.08.2005 tarihli kararı ile davacılar ve müdahillerin bütün davalarının reddine ve dava konusu 1356, 1357, 1358, 1361 ve 1540 parsel sayılı taşınmazların 04.07.1975 tarihli komisyon kararında olduğu gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir.

2. Mahkemece, taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında geçen süre dikkate alındığında, dava açılması için belirlenen hak düşürücü sürenin dolduğu; öte yandan, davacı dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsadığı ancak davacıların taşınmazlar üzerindeki zilyetliği terk ettikleri; davacı yahut murisinin zilyetliğinin ispat edilemediği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.

3.Çekişmeli taşınmazlara ait tapulama tutanakları, komisyon kararları ve tapu kütük suretleri incelendiğinde taşınmazların kadastro tutanaklarına karşı müterrizler tarafından itirazda bulunulduğu, 04.07.1975 tarihli komisyon kararı ile yeniden tespit malikleri ve paylarının belirlendiği,

bilahare ... ve müşterekleri tarafından ayrı ayrı açılan ve birleştirilen davaların yapılan yargılaması sonucunda Kahramanmaraş Kadastro Mahkemesi'nin 05.08.2005 tarihli, 1976/50 Esas, 2005/250 Karar sayılı kararıyla davacılar ve müdahillerin davalarının reddine ve dava konusu 1356, 1357, 1358, 1361, 1540 parsel sayılı taşınmazların 04.07.1975 tarihli komisyon kararında olduğu gibi tapuya tescillerine karar verildiği, kararın 13.07.2007 tarihinde kesinleştirilerek tapuya gönderildiği, eldeki davanın ise 17.04.2006 tarihinde Kadastro Mahkemesi huzurunda açıldığı,

taşınmazların hükmen tesciline ilişkin dava dosyasının eldeki dava için bekletici mesele yapıldığı, bilahare Kadastro Mahkemesi dosyasının kesinleşmesi üzerine eldeki dava yönünden genel mahkemelerin görevli olduğuna ilişkin karar verildiği ve bu kararın derecattan geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle iken, tutanakların hükmen kesinleştiği tarih itibariyle hak düşürücü sürenin dolmadığı, Mahkemece taşınmazların kadastro tutanaklarının tanzim edildiği tarihler esas almak suretiyle hak düşürücü sürenin başlatılmasının isabetsiz olduğu, bu durumda eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı kuşkusuzdur.

4.Diğer yandan; bilindiği üzere, tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar TMK'nın 762. maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğindedir. Aynı Kanun'un 763. maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devri zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşecektir.

Ne var ki kadastro öncesinde tapuya kayıtlı taşınmazlar ancak yasanın öngördüğü şekil şartlarına riayet edilerek tedavül edecek olup, hukuki kıymetini yitirmediği taktirde tapu kayıt malikinin taşınmaz üzerinde zilyetliğini kesmesi, onun mülkiyet hakkını zayi etmeyecektir. Davacının davasına dayanak olarak sunduğu kayıtların tapu kaydı hüviyetinde olduğu kuşkusuzdur.

Şu halde; kayıt maliki, uhdesinde bulunan taşınmazın zilyedi dahi olmasa mülkiyet belgesi niteliğindeki tapu kayıtlarının muteber oldukları tereddütsüzdür. Öncesi itibariyle tapuya kayıtlı yerlerde zilyetliğe ancak 3402 sayılı Yasa'nın 13/B-b ve 13/B-c maddeleri uyarınca tapunun hukuki kıymetini yitirmesi halinde kıymet verilebilir. Somut olayda.

Mahkemece, davacılar ve murislerinin taşınmaz üzerindeki zilyetliklerini ispat edemediklerini ve önceki zilyetliklerini ise terk ettikleri gerekçe gösterilerek dava reddedilmiş ise de davacının tapu kaydına dayandığı sabit olduğuna göre evvela kayıtların çekişmeli taşınmazlara aidiyetleri tereddütsüz olarak belirlenmeli, ardından sonucuna göre kayıtlar hukuki kıymetini yitirmemiş ise muteber oldukları gözetilerek davacının pay temliki iddiası da araştırılıp sonucuna göre karar verilmelidir.

5. Hal böyle olunca; Mahkemece, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacıya hangi taşınmaz için hangi tapu kaydına dayandığı açıklattırılmalı, davacının dayandığı tapu kayıtları tüm tedavülleri ile varsa haritaları getirtilmeli, dayanak tapu kayıtlarının başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği Tapu Müdürlüğünden sorulmalı, revizyon görmüşlerse revizyon gördükleri taşınmazların kadastro tespit tutanakları, çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazlara ait tutanaklar ve varsa dayanak kayıtları dosya arasına celp edilmeli, özellikle var ise pay temlikine ilişkin tedavüller arasında bağlantı sağlanmalı ve dosya bu şekilde ikmal edilmelidir.

6. Dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman fen bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Keşif sırasında davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları okunup varsa revizyon gördükleri parseller de dikkate alınarak hudutları mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, kayıtların başka yere revizyon görmüş olmasının mutlaka o yere ait oldukları anlamına gelmeyeceği göz önünde bulundurularak kapsamı 3402 sayılı Yasa'nın 20. maddesine göre belirlenmeli,

teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir, denetime açık ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının kapsamında kalması halinde tapu kayıtlarının hukuki kıymetini kaybedip kaybetmediği hususu tartışılmalı, tapu kayıtlarının hukuki kıymetini kaybetmediğinin ve çekişmeli taşınmazların tapu kayıtları kapsamında kaldığının saptanması halinde tapulu taşınmazlarda sürdürülen zilyetliğin değer taşımayacağı düşünülmeli,

çekişmeli taşınmazların tapu kayıtları kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, gerektiğinde komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı,

bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek öncesi itibariyle tapuda kayıtlı taşınmazın ancak 3402 sayılı Yasa'nın 13/B-b ve 13/B-c maddeleri uyarınca tapunun hukuki kıymetini yitirmesi halinde zilyedi lehine tescil edilebileceği göz önüne alınarak karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup temyiz itirazları yerinde görülmüştür.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere

SONUÇ / HÜKÜM

06.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2866, K. 2024/6027, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  8. B. Temyiz Sebepleri
  9. C. Gerekçe
  10. V. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2866
Karar No
2024/6027
Tarih
6 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/2867 K.2024/9718
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/2869 K.2024/9295
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2869 K.2024/6842
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2869 K.2024/6360
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/2870 K.2024/9329
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2870 K.2024/5097

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.