KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/3019 E., 2025/5352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2673 E., 2024/944 K.
- İlk derece mahkemesi
- Şile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/331 E., 2023/296 K.
Karar Metni
1.448 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacılar vekili Avukat ... geldiler. Süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakan babaları ...’ın 56, 102, 2 09... parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını muvazaalı olarak davalı oğluna ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, murisin bakıma muhtaç olmadığını ve davalının da murise bakmadığını, ölünceye kadar bakma akdinin muris sağlıklı iken yapıldığını, murisin 135, 228, 92, 3 01... parsel sayılı taşınmazlarını da muvazaalı olarak davalı oğluna satış suretiyle devrettiğini, murisin malvarlığının büyük bir kısmını davalıya devrettiğini,
1 08... parsel sayılı 2B arazisinin murisin zilyetliğinde olmasına rağmen tespitte kullanıcı olarak davalının yazıldığını ve bu sayede taşınmazı Hazineden davalının satın aldığını, devirlerde makul oranın bulunmadığını, ayrıca muris hayatta iken davalının murise ait 8 34... parsel sayılı taşınmazlarını sattırıp bedellerini kendi ihtiyaçları için kullandığını ve kendisine daire aldığını, bu nedenle saklı paylarına tecavüz edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil ile tenkis taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemişler,
davacılar vekili aşamada 2 46... parsel sayılı taşınmazların da muris tarafından davalıya muvazaalı devredildiğini, anılan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile tesciline, olmazsa tenkisine, 1 08... parsel sayılı taşınmaz yönünden de tapu kaydının iptali ile tesciline, olmazsa tenkisine, 224, 305, 2 44... parsel sayılı taşınmazların da tenkisine karar verilmesini istemiş, aşamada davacı vekili 2 46... parsel sayılı taşınmazların bedelinin müvekkillerinin miras payları oranında tahsiline, olmazsa tenkisine karar verilmesini istemiş,
davacılar vekili 30.04.2023 tarihli dilekçesi ile 92 parsel sayılı taşınmazdaki müvekkillerinin paylarını davalı dava devam ederken verdiği için bu parsele ilişkin talepleri olmadığını bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı, murisle sadece kendisinin ilgilendiğini, davacıların evlatlık vazifelerini yerine getirmekten kaçtıklarını, kızlarının bu durumunu gören murisin ileride bakım ihtiyacı olduğunda oğlunun kendisine bakacağı güveni ile kendisini garanti altına almak için ölünceye kadar bakma akdi yapmak istediğini, ölene kadar babasına baktığını, maddi ve manevi olarak onunla ilgilendiğini, tedavilerini kendisinin karşıladığını, faturalarını ve vergilerini de ödediğini, murisin emekli maaşı olmadığını, tüm ihtiyaçlarının kendisi tarafından karşılandığını, bakılmadığını ancak murisin iddia edebileceğini, geriye murisin 8 parça taşınmazı kaldığını,
murisin işlemleri kızlarını bilgilendirerek yaptığını, satış suretiyle devredilen taşınmazların parasını murise temlik öncesinde sürekli yaptığı maddi destek ile ödediğini, halalarının anılan taşınmazlar için muristen para istediğini, babasının bu satış sırasında kendisinin babası için yaptığı harcamaları ve sürekli olan maddi desteği için borçlandığını düşünen murisin bu borcu ödeyemeyeceğini düşünerek taşınmazları alması için ısrar ettiğini, muris kırılmasın diye taşınmazları aldığını, 2B statüsünde olan taşınmazla ilgili iddiaların asılsız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devredilen taşınmazların mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı, başka bir ifadeyle işlemin gerçek iradeyi yansıttığı, temlikin ivazlı olduğunun kabulünün gerektiği, 1 08... parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun gereği davalıya satış suretiyle temlik edildiği, 135, 228, 92, 2 39... parsel sayılı taşınmazlarda muris paylarının satış suretiyle davalıya devredildiği, aynı resmi senet ile dava dışı diğer iki hissedarın da hisselerini davalıya temlik ettikleri ve bedellerinin alındığının resmi senetten anlaşıldığı,
murisin başka taşınmazlarının da olduğu, mirasçılarından mal kaçırma amacında olduğunun davacılar tarafından somut delillerle net şekilde ortaya konulamadığı, davalı tarafça satış bedellerinin murise ödendiğinin iddia edilmediği, aksine murise davalı tarafça yapılan harcamalar neticesinde borçlu kalmamak için devirlerin yapıldığı beyanı gözetildiğinde sağlar arası yapılan bir kazandırma olduğu, tenkis yönünden yapılan değerlendirmede ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devredilen taşınmazların sözleşmenin ivazlı olması nedeniyle tenkisinin de mümkün olmadığı,
1 08... parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın dinlenemeyeceği, anılan taşınmazlar dahil edilmeksizin tenkis hesabı yaptırıldığı ve davalıya yapılan kazandırmaların davacıların saklı payına tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin önce dört adet taşınmazı ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya devrettiği, sonra beş parça taşınmazını satış göstermek sureti ile devrettiği, tanık beyanlarına göre murisin davalı oğlu ile aynı yerde yaşadığı, köyde çiftçilik yaptığı, geçimini bu şekilde sağladığı, ciddi bir rahatsızlığının olmadığı, son zamanlarında ihtiyaçlarında davalının yardımcı olduğu, muris adına kayıtlı taşınmazlar bulunduğu,
murisin değişik tarihlerde üçüncü kişilere taşınmaz sattığı, her ne kadar muris adına olan taşınmazlar var ise de murisin ölünceye kadar bakma akdi ve daha sonra satış göstermek sureti ile davalıya devrettiği taşınmazların bilirkişi raporu ile belirlenen değerinin murisin tüm mal varlığına oranla makul sınır içerisinde kalmadığı, davacıların murisin kızları, davalının ise tek oğul olduğu, davacıya devredilen taşınmazların değerlerinin yüksek olduğu, bakım edimi ile oranlı olmadığı, dava konusu taşınmazlar dışındaki murisin mal varlığının değerinin tespit edildiği,
murisin davacı mirasçılardan mal kaçırma kastı ile hareket ettiği, 1 08... parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Yasa gereğince Hazine tarafından 23.09.2013 tarihindeki satış işlemi ile davalıya satılarak tapuda işlem yapıldığı için bu taşınmaz yönünden muris muvazaasının söz konusu olamayacağı gerekçesiyle başvuruların kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın 1 08... parsel sayılı taşınmaz yönünden reddine, diğer taşınmazlar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hatalı olduğunu, temlikin gerçek satış olduğunu ve gerçek satışta makul oran aranmayacağını, müvekkilinin satış suretiyle edindiği taşınmazlarda halalarından da pay geldiğini, halalarından aldığı payların da kabule konu edildiğini, müvekkiline verilen payların bedelini babasına satış öncesi ödediğini, müvekkilinin babası için yaptığı harcamaları ve maddi desteğini gözeten murisin oğluna olan borcunu ödeyemeyeceğini düşünerek paylarını devretmek istediğini, müvekkilinin murisin tarlasında bedelsiz çalıştığını, murisin geçimi sağladığını, vergilerini ödediği,
murisin eşinin de beyanları ile bu durumu doğruladığını, diğer tanıkların da savunmalarını doğruladığını, ölünceye kadar bakma akdi ile devredilen taşınmazların ise makul oranda kaldığını, temlik dışı terekenin 858.231,31 TL olduğunu, müvekkiline yapılan tüm kazandırmaların 513.267,27 TL olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiğini, murisle ilgilenen tek evlat olduğunu, müvekkilinin murisle ayrı evlerde yaşasa da sürekli yanına gelerek bakımını yaptığını, murisin emekli maaşı ve bir geliri olmadığını, davacıların vekalet ücreti temyizi olmamasına rağmen vekalet ücretinin değiştirildiğini,
kesin sürede harcı tamamlamayan davacı ... yönünden dosyanın işlemden kaldırılması gerektiğini, kararın eksik ve hatalı değerlendirme ile verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; mirasbırakan ...’ın kayden maliki olduğu 56, 102, 2 09... parsel sayılı taşınmazlardaki 64/72 payını 12.04.2006 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiği, dava konusu 92, 135, 2 28... parsel sayılı taşınmazlarda ...’in (murisin dedesi) 6/20 payı olduğu, ölümü ile 6/20 payın evlatları ... (murisin babası) ile ...’e eşit olarak kaldığı, ...’in de ölümü ile kendisine kalan 3/20 payın verasette iştiraken evlatları ... ve muris ...’a kaldığı, 301 parsel sayılı taşınmazda da ...’in 18/240 payı olduğu, ölümü ile 18/240 payın evlatları ... (murisin babası) ile ...’e eşit olarak kaldığı,
...’in de ölümü ile kendisine kalan 9/240 payın verasette iştiraken evlatları ... ve muris ...’a kaldığı, ..., ... ve muris ...’ın 92, 135, 228, 2 39... parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını 24.04.2001 tarihinde davalı ...’a satış suretiyle devrettikleri görülmüştür.
Hemen belirtilmelidir ki, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin 56, 102, 2 09... parsel sayılı taşınmazlara yönelik tüm temyiz itirazlarının, 135, 228, 92, 3 01... parsel sayılı taşınmazlara yönelik ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
Somut olayda, 24.04.2001 tarihli resmi senet ile dava konusu 92, 135, 228, 2 39... parsel sayılı taşınmazlarda sadece muris ...’ın paylarını değil ... ve ... paylarını da davalının satın aldığı hususu göz ardı edilerek Bölge Adliye Mahkemesince davalının ... ve ...’ten aldığı payları da kapsayacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Hâl böyle olunca, dava konusu 92, 135, 228, 2 39... parsel sayılı taşınmazlarda muris tarafından davalıya temlik edilen payların tespit edilmesi ile bu paylar üzerinden davacılar vekilinin 92 parsel sayılı taşınmaza yönelik beyanı da gözetilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3019, K. 2025/5352, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama