KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/3160 E., 2025/3027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2289 E., 2024/818 K.
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/793 E., 2022/190 K.
Karar Metni
904 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma talebi değerden reddedilerek temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; muris ...'nin kayden maliki olduğu 94 ada 19 parseldeki 6 numaralı bağımsız bölümünü mal kaçırma kastıyla torunu olan davalı ...’ye temlik ettiğini, ...’in de taşınmazı kardeşinin eşi olan diğer davalı ...’a devrettiğini, murisin bedel almadığını, bağış olarak devrin yapıldığını, murisin bu durumu, açtığı Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/274 Esas sayılı davada belirttiğini ancak anılan davanın usulden reddedildiğini, davalı ...’nin taşınmazı alacak ekonomik durumu olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ...; murisin taşınmazı temlik ettikten sonra 2011/274 Esas sayılı davayı açtığını, anılan davanın reddine karar verildiğini, murisin ölene kadar taşınmazdaki intifa hakkını sorunsuz olarak kullandığını, davalı ...’a yapılan temlikin muvazaalı olmadığını, onun iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, taşınmazı aldığı dönemde borca batık olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; murisin 2011/274 Esas sayılı dosya ile aynı taşınmaz için tapu iptali ve tescil davası açtığını, o davada murisin mal kaçırma kastı olmadığını beyan ettiğini, Mahkemece, inanç sözleşmesinin varlığı ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, Mahkemenin, kendisi yönünden de davalı ...’la birlikte hareket ederek muvazaalı olarak taşınmazı devir aldığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, murisin ölene kadar taşınmazı kullandığını, muris ölünce taşınmazı işgal eden davacı ...’in Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/314 Esas,
2016/608 Karar sayılı ilamı ile tahliyesine karar verildiğini, 2014 yılından itibaren taşınmazı kullanmasının engellendiğini, iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, haricen yaptığı araştırmaya göre de murisin sağlığında, ... dışında bu davada hak iddia eden diğer davacı mirasçıları gözeten paylaştırmalar yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin, devrettiği taşınmazın anlaşmaya aykırı olarak iade edilmediği gerekçesiyle Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/274 Esas sayılı dosyası ile dava açtığı, davanın reddine karar verildiği, o dosyadaki iddianın taşınmazın inançlı işleme dayalı olarak devredildiğine yönelik olduğu, inanç anlaşmasına dayanak olarak da murisin o dönem ekonomik zorluklar yaşamasının gösterildiği, eldeki davada da dinlenen tanık beyanlarına göre dava konusu taşınmazın alacaklılardan mal kaçırma amacıyla davalıya devredildiği,
davacıların iddiası olan muris muvazaasının dosyadaki delillere göre sabit olmadığı, muris muvazaası davasından murisin iradesinin mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olması gerektiği, eldeki olayda alacaklılardan mal kaçırma iradesi bulunduğundan muris muvazaası olarak değerlendirilemeyeceği ve sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris muvazaası iddialarını kanıtlayan bir delil sunulmadığı, genel muvazaa inançlı işlem iddialarının yazılı delil ile ispatı gerektiği, daha önce muris tarafından inançlı işleme dayanılarak açılan davanın da reddedildiği, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hukuki nitelendirmenin hatalı yapıldığını ve yanlış karar verildiğini, karara esas alınan Denizli 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/274 Esas sayılı davasında inançlı işlem iddiasının yazılı belge ile ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, murisin ve davalının taşınmazın satışında bedel ödenmediğini kabul ettiklerini, Bölge Adliye Mahkemesinin eldeki davayı da muris ile torunu olan davalı ... arasında gibi düşünerek hukuki olayı inançlı işlem gibi değerlendirdiğini, yazılı delil olmadığı için istinaf başvurusunun reddedildiğini,
muris ile davalı ... arasındaki hukuki ilişki kendi aralarında yani iç ilişkide inançlı işlem olsa bile davacı mirasçılar ile davalı ... arasındaki hukuki ilişkinin muvazaa olarak nitelendirilmesi gerektiğini, temliklik bağış olarak yapıldığını, davalı ...'nin ekonomik durumunun dava konusu taşınmazı satın almaya elverişli olmadığını, murisin bu taşınmazı satmasını gerektirir bir durumu olmadığını, davalı ...'in gerek mirasçılardan ve gerekse üçüncü kişilerden mal kaçırmak için muris ile işbirliği yaptığını, murisin ölene kadar dava konusu taşınmazda ikamet ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; muris ...’in kayden maliki olduğu 94 ada 19 parsel sayılı taşınmazdaki 6 numaralı bağımsız bölümü, çıplak mülkiyetini kızı ...’in oğlu olan davalı ...’ye 20.08.2008 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği, ...’nin de taşınmazı 26.09.2011 tarihinde kardeşinin eşi olan davalı ...’a satış suretiyle devrettiği, murisin Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/274 Esas sayılı dosyası ile inançlı işlem hukuki nedenine dayalı olarak ...’ye karşı tapu iptali ve tescil davası açtığı, davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, murisin 13.01.2014 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak ikinci eşi ... ile ilk eşinden olma çocukları ... ve ...’in kaldığı görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3160, K. 2025/3027, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama