KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/3182 E., 2025/4973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1029 E., 2024/318 K.
- İlk derece mahkemesi
- Pazar (Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/46 E., 2023/117 K.
Karar Metni
1.092 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...; Rize ili, ... ilçesi, ... köyü 1 68... parsel sayılı taşınmazda 1/3 oranında hissedar olduğunu, taşınmazın bir bölümünün kadastro çalışmaları sırasında sehven davalıya ait 1 68... parsel içerisinde tespit edildiğini, ayrıca 1 68... ve 11 parsel sayılı taşınmazlar arasında yer alan ve kadastro sırasında yol olarak tescil harici bırakılan arazinin de kendisine ait olduğunu iddia ederek davalı ...'ya ait 1 68... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptaline, iptal edilen kısım ile kadastro sırasında yol olarak bırakılan kısmın hissedarı olduğu 1 68... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş; kaldırma kararı uyarınca 1 68... parselin diğer kayıt malikleri ... ve ... davaya müdahil olmuştur.
II.CEVAP
Davalı, cevap dilekçesinde; eldeki davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin yargılamanın her aşamasında hakim tarafından re'sen gözetilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın esasa dahi girilmeden öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davanın esası bakımından da haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının gerek yol gerekse de kendisine ait parsel üzerinde herhangi bir hakkının bulunmadığını, yola ve kendisine ait parsele ilişkin kadastro tespitlerinin doğru olduğunu, bu kısımların davacı adına tescil edilmeleri gerektirir herhangi bir neden bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafın hissedarı bulunduğu 1 68... parsel sayılı taşınmazdaki diğer paydaşların yöntemince davaya katılımlarının sağlanması suretiyle sonuca gidilmesi gereğine değinilen kaldırma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalının kabul beyanı gerekçe gösterilmek suretiyle dava konusu 1 68... parsel sayılı taşınmazın harita mühendisleri tarafından düzenlenen 01.11.2022 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (Ek:2) (C) harfi ile gösterilen 5,49 metrekarelik kısmının tapu kaydının ifrazen iptali ile aynı yer 1 68... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı ve asli müdahiller vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın 07.12.2020 tarihinde, vekilinin de hazır olduğu keşifte alınan beyanında "...evler arasında bulunan boşluk amcama aittir. Ancak tapuda yarı yarıyadır.
Biz orayı zaten kullanmıyoruz..." şeklinde beyanda bulunduğu, bu doğrultuda düzenlenen bilirkişi raporuna itiraz etmediği, davalının beyanında geçen amcasının, davacıların babası olduğunu, davalı tarafın iddiaya konu teşkil eden boşluğun davacıların babası olan amcasına ait olduğunu ikrar ettiği, hal böyle olunca davalı tarafından davacılara ait olduğu ikrar edilen fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu kısım hakkındaki davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek kararın kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne,
dava konusu 1 68... parsel sayılı taşınmazın harita mühandisleri tarafından düzenlenen 01.11.2022 tarihli bilirkişi raporuna ekli Ek:2 sayılı krokide (B) harfi ile gösterilen 11,64 metrekarelik kısmının tapu kaydının ifrazen iptali ile aynı yer 1 68... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde; taraf teşkili sağlanırken davaya müdahil olan asli müdahiller yönünden hak düşürücü sürenin gözetilmediğini, aşamalarda sunduğu beyanlarının yanlış yorumlanması suretiyle hüküm kurulduğunu, kabul beyanının kapsamının genişletildiğini, kabul iradesinin fesada uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil ile tapusuz taşınmazın tescili talebine ilişkindir. 2. Kadastro sonucunda, Rize ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 68... parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak ve taksime dayanılarak belgesizden ... adına; 1 68... parsel sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak, taksim ve hibeye dayanılarak eşit paylarla ..., ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
3.Davacı ...; ... ilçesi ...
Mahallesi 1 68... parsel sayılı taşınmazda 1/3 oranında hissedar olduğunu, davalı parsel ile arasında olan boşluğun kadastro çalışması sırasında sehven davalıya ait 1 68... parsel sayılı taşınmaza dahil edildiğini, ancak boşluğun tamamının davacının da hissedar olduğu 1 68... parsele ait olması gerekirken davalı adına tespit edilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca 1 68... ile 1 68... parsel sayılı taşınmazlar arasındaki yolun bir kısmının da 1 68... parsel sayılı taşınmaza dahil edilmesi gerektiğini beyanla çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 1 68... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tescili istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Davalı taraf davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1 68... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 5,49 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile 1 68... parsele eklenmek suretiyle davacılar adına tapuya tesciline, davacıların yola ilişkin taleplerinin ise pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş,
bilahare davacı ve asli müdahillerin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının kabul beyanının hükme esas alınan bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 11,64 metrekarelik bölümü kapsadığı gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın yazılı şekilde kabulüne hükmedilmiştir.
4.Dosya içeriği ve toplanan delillere göre davalının 07.12.2020 tarihinde ve vekilinin de hazır olduğu keşifte "...evler arasında bulunan boşluk amcama aittir. Ancak tapuda yarı yarıyadır.
Biz orayı zaten kullanmıyoruz..." şeklinde beyanda bulunduğu, ardından yargılamanın 24.06.20 21... .09.2022 tarihli oturumlarında ise keşif sırasında beyanının zapta yanlış geçtiğini, davacının iddiasına konu bölümün kimse tarafından kullanılmadığını, taşınmazlar arasında yer alan boşluk niteliğindeki bu alanın davacıya ait parsel ile davalı taşınmaz arasında eşit şekilde tapulandığını belirterek keşif sırasında davanın kabulüne dair beyanda bulunmadığını belirtmiş, nihayetinde mahallinde yapılan 14.10.2022 tarihli keşifte ise ''.... evlerin arasında bulunan boşluğun tamamının amcama ait olduğunu söylemedim.
Taşınmazın tamamı amcama ait değildir. Yarısı bize, yarısı onlara aittir. Orası evler arasında bulunan ortak alandır. Kimse kullanmıyor, yağmur sularının aktığı ark şeklinde bir yerdir...'' şeklindeki beyanını imzası ile tevsik etmiştir.
Hal böyle olunca, davalının kabul iradesinin taşınmazların üzerinde yer alan yapıların arasındaki boşluğun eşit hisselerle davacı ve davalı parsele dahil olduğu hususuna yönelik olduğu ve teknik bilirkişi tarafından çizilip hükme esas alınan EK:2 numaralı krokide (C) harfi ile gösterilen bölümü kapsadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının da bu doğrultuda tesis edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalının asıl iradesi hilafına olacak şekilde kabul beyanının kapsamının genişletilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
VI. KARAR
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3182, K. 2025/4973, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama