KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/4181 E., 2025/4073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1552 E., 2024/1978 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/1 E., 2024/75 K.
Karar Metni
951 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların, muris ...'un torunları, davalının ise oğlu olduğunu, muris ...'un 15.12.2015 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle tüm mal varlığını davalıya devrettiğini, muris ... sözleşmenin yapıldığı tarihte 102 yaşında olduğunu bu nedenle ehliyetli olmadığını, diğer yandan davalının hileli davranışlarıyla murisin notere gittiğini, ayrıca murisin bu devirdeki diğer amacının mirasını diğer mirasçılardan kaçırmak olduğunu, murise davacıların annesinin baktığını,
davalının murise bakmadığını ileri sürerek 15.12.2015 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesinin ve bu sözleşme ile davalıya devredilen 1 19... parsel ve 12... parsel sayılı taşınmazların davalı adına tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde tenkisini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; murisin ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yapıldığı tarihte ehliyetli olduğunu, bununla ilgili sağlık raporu alındığını, davalının bakım borcunu yerine getirdiğini, davacıların, kendi babaları ... ... mirasından feragat ettiğini bu nedenle de eldeki davayı açamayacaklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris ...'un dava konusu taşınmazları devrettiği tarihte 102 yaşında olduğu, tanık beyanlarından murisin yatağa bağımlı olmadığı, murise davacıların annesinin de baktığı, davalının murise bakımının bir evladın annesine bakması gereken evlat olmanın gerektirdiği bakım ve gözetimin üzerinde olmadığının anlaşıldığı, devri yapılan taşınmazların değeri ile sözleşmenin mahiyeti arasında açık orantısızlık bulunduğu gerekçesiyle davacıların davasının kabulü ile dava konusu taşınmazların davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını ileri sürerek hükmün düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının murise bakım borcunu yerine getirdiğini, evlat olmanın gerektirdiğinden fazla baktığını, davacıların, babaları ... ... borçlarından dolayı mirası reddettiklerini, diğer yandan davacıların ölünceye kadar bakma sözleşmesinden haberdar olduğunu, davacıların babasına muristen isabet eden yerler bulunup bulunmadığının Mahkemece araştırılmadığını, dava konusu taşınmazlardan birinin 1. derece sit alanı olmasına rağmen bu nedenle zirai çalışma yapılamadığı gözetilerek taşınmazın değeri belirlenmesi gerekirken bunun da hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ehliyetsizlik, hile ve muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden değerlendirmede;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1913 doğumlu ...'un 03.09.2019 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak torunları davacılar .....; oğlu davalı ... ve dava dışı torunları ... ve ... kaldığı; murisin ölmeden önce 21.12.2015 tarihinde 1 19... parsel ve 12... parsel sayılı taşınmazda bulunan 3, 4, 7, 13, 14... numaralı bağımsız bölümleri ölünceye kadar bakıp gözetmek koşuluyla davalı ...'a devrettiği, Adli Tıp Kurumundan alınan 27.07.2022 tarihli raporda murisin işlem tarihi olan 15.12.2015 tarihinde fiil ehliyetinin bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamında alınan bilirkişi ek raporundan dava konusu 1 19... parsel sayılı taşınmazın değerinin 4.966.672,73 TL, diğer taşınmazlarla birlikte dava değerinin 5.288.187,69 TL, davacıların miras payına isabet eden değerin ise 1.322.046,92 TL olduğu gözetilerek davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi; öte yandan, harç kamu düzeni ile ilgili olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardan olduğundan 1.322.046,92 TL üzerinden harca hükmedilmesi gerekirken hatalı değer üzerinden karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki anılan hususların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile; temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının,
Hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “Dava konusu taşınmazların keşifte belirlenen toplam değerinden (arsa:2.087.800,00 TL + 1.taşınmaz:77.579,16 TL + 2.taşınmaz:77.579,16 TL + 3.taşınmaz:77.579,16 TL + 4.taşınmaz:6521,74 TL + 5.taşınmaz:38.234,48 TL + 6.taşınmaz:37.500,00 TL= toplam: 2.402.793,70 TL) davacıların hisseleri (2/8) oranında (600.698,425 TL) hesaplanarak alınması gereken 41.033,709 TL nispi karar ve ilam harcından,
peşin alınan 170,78 TL harç ile 42.687,03 TL tamamlama harcının mahsubu ile fazlaya dair 1.824,101 TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde davacılara iadesine,” cümlesi çıkartılarak yerine “Alınması gereken 90.309,02 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 170,78 TL harç ile 42.687,03 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 47.451,21 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,”cümlesinin yazılmasına,
Hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan "Kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12. maddesi gereğince dava konusu taşınmazın keşifte belirlenen toplam değerinden davacıların hisseleri (2/8) oranında (600.698,425 TL) hesaplanan 90.097,78 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine," cümlesi çıkartılarak yerine "Kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 175.425,16 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine," cümlesinin yazılmasına,
Hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4181, K. 2025/4073, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama