İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4503 K.2024/6345

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karara karşı yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl ve…

Esas2024/4503Karar2024/6345Tarih25 Kasım 2024Okuma7 dk · 1.419 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2024/4503 E., 2024/6345 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Kasım 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/159 E., 2022/377 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.419 kelime·7 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karara karşı yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Dairenin bozma kararına kararına karşı asıl davada davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı; 641 parsel sayılı taşınmazı dava dışı ...'dan temellük ettiğini, bankadan çekilen kredi borcu ödendiğinde taşınmazı...'ın torunu olan dava dışı ...'e, bu mümkün olmaz ise ...'a devredeceği konusunda anlaştıklarını, daha sonra ...'un talimatı ile taşınmazı ...'un kızı olan ...'e bedelsiz olarak devrettiğini, bu konuda ''taahhütname'' başlıklı belgenin düzenlendiğini, taşınmazda 2007 yılından beri kiracı olan ve olayları bilen davalının da...'dan taşınmazı kaçırmak için fahiş satış bedeli göstermek suretiyle muvazaalı olarak taşınmazı edindiğini ileri sürerek tapunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

2.Birleştirilen davada davacı, asıl davadaki iddialarını tekrarlayarak davalı ...’ya husumet yöneltmiştir.

II. CEVAP

1. Asıl davada davalı ...; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, husumetin ...'e yöneltilmesi gerektiğini, davacının taşınmazı inançlı işlemle edinip talimat gereği ...'ya aktardığını beyan ettiği halde kendisine yapılan temlikin muvazaalı olduğunu iddia etmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Birleştirilen davada davalı ...; dava konusu taşınmazı davacıdan bedelsiz olarak devralıp asıl davalı ile yaptıkları inanç anlaşması gereği kredi temini amacıyla asıl davalı ...’e temlik ettiğini, devrin muvazaalı olduğunu, havale işlemlerinin muvazaa iddiasını bertaraf etmek amacıyla yapıldığını bildirmiş, aşamada davayı kabul etmiştir.

3.Dahili davalı ...; taşınmazı daha önceden bildiğini, satılık olduğunu duyunca yıllarca yaptığı birikimleri ve kredi kullanarak dava konusu taşınmazı satın aldığını, iyi niyetli olduğunu, temlik tarihinde taşınmaz üzerinde herhangi bir şerh bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.04.2013 tarihli ve 2010/716 Esas, 2013/214 Karar sayılı kararıyla; husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 14.10.2014 tarihli ve 2013/13452 Esas, 2014/15592 Karar sayılı kararıyla; “ ...Somut olayda, davacının çekişme konusu taşınmazı inançlı işlem kapsamında devraldığını ve yine inançlı işlem kapsamında devrettiğini iddia etmiş olması karşısında, eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu açıktır. İptal ve tescil davalarının kayıt maliki aleyhine açılması zorunludur. Nitekim eldeki dava, kayıt maliki olan davalı aleyhine açılmıştır.

Ancak, somut olayın özelliği itibariyle son kayıt maliki bakımından iddianın incelenebilmesi için davacı ile davacının taşınmazı devrettiği ... arasındaki hukuki ilişkinin inançlı işlem olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur. Ne var ki, ... davada yeralmış değildir.

Hâl böyle olunca, ilk el durumundaki ...'in davada yer almasının sağlanması, ondan sonra yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca davacı ile ... arasındaki işlemin inançlı işlem olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, evrak arasına ibraz edilen altında ...'in ismi ile imzasının yeraldığı adi belgenin aslının temin edilerek inançlı işlemin belgesi olup olmadığı üzerinde durulması, davacı tarafından ...'ya yapılan temlikin inançlı işlem olduğunun saptanması durumunda ise son kayıt maliki olan davalının iyi niyetli olup olmadığının, bir başka ifadeyle TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yaralanıp yararlanamayacağının değerlendirilmesi,

ondan sonra varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.’’ gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

1. Bozma ilamı sonrası davacı, Mersin 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/498 Esas sayılı dosyası ile aynı iddialarla davalı ...'ya da husumet yöneltmiş, anılan dosya eldeki dava ile birleştirilmiştir.

2. Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.11.2016 tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/671 Karar sayılı kararıyla; iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 18.02.2020 tarihli ve 2017/1935 Esas, 2020/1039 Karar sayılı kararıyla; asıl davada davalı ...’in karar tarihinden sonra 10.01.2017 tarihinde taşınmazı dava dışı ...’a temlik ettiği, 6100 sayılı HMK'nın 125/1. maddesi gözetilerek gerekli usuli işlemlerin yerine getirilmesi gereğine değinilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Son Karar

Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2020/159 Esas, 2022/377 Karar sayılı kararıyla; 10.11.2019 tarihli "taahhütname" başlıklı belgenin davalı ... tarafından babası ...’a yönelik tek taraflı düzenlenen bir belge olduğu, dolayısıyla bu belgenin inançlı işlemin belgesi olarak kabul edilemeyeceği, davacı tarafça son kayıt maliki davalı ...’ın kötü niyetli olduğunun da ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

E. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

F. Daire Bozma Kararı

Dairenin 13.02.2024 tarihli ve 2024/332 Esas 2024/1078 Karar sayılı kararı ile; “...dosyaya sunulan 10.11.2009 tarihli, ...'in imzası bulunan “taahhütname" başlıklı belgede dava konusu 641 parsel sayılı taşınmazın teminat olarak gösterileceği, bankalardan alınacak kredi ödendiği zaman taşınmazın oğlu... ...'e devredileceği, bu taahhüt yerine getirilmezse taşınmazın bedelinin ödeneceğinin belirtildiği,

bozma ilamı gereğince davalı ... aleyhine açılan ve eldeki dava ile birleştirilen Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/498 Esas sayılı dosyasında davalı ...'nın, dava konusu taşınmazı davacıdan bedelsiz devraldığını, taşınmazı davalı ...’e de inanç sözleşmesi gereği bedelsiz devrettiğini, ...’e yapılan devrin muvazaalı olduğunu beyan ettiği ve aşamada davayı kabul ettiği anlaşılmaktadır.

Tüm bu hususlar göz önüne alındığında, davacı ile birleştirilen davada davalı ... arasında inanç sözleşmesi kurulduğu ve çekişme konusu taşınmazın inançlı işlem gereği ...’ya temlik edildiği sabittir. Ne var ki; dava konusu taşınmazı ilk el konumunda olan birleştirilen davada davalı ...’dan satış yolu ile edinen ikinci el davalı ... ile son kayıt maliki dahili davalı ...’ın iktisabının iyi niyetli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği açıktır.

Eldeki davada; davalı ...’in dava konusu taşınmazda 2007 yılından itibaren kiracı olduğu, davalı ...’nın da taşınmazı muvazaalı olarak davalı ...’e devrettiğini beyan ettiği, Mahkemece yapılan yargılamada 18.11.2016 tarihinde ... aleyhine davanın kabulüne karar verildiği, karar tarihinden sonra 10.01.2017 tarihinde taşınmazın ... tarafından dahili davalı ...’a devredildiği, temlik tarihinde taşınmaz üzerinde herhangi bir tedbir veya şerh bulunmadığı, ancak ... tarafından 04.11.2010 tarihinde, ... ile birlikte kullandıkları kredinin teminatı olarak taşınmaza ipotek tesis edildiği, taşınmazın bu ipotek ile yüklü olarak ...’a devredildiği,

...’in iyi niyet savunmasında bulunduğu ancak taşınmazı ne kadara aldığını ve ödemeyi nasıl yaptığını belirtmediği, sadece taşınmazı daha önceden bildiğini beyan ettiği, davacı tanıklarının ... ile ...’in ortak olduklarını, dava konusu taşınmazı beraber ekip diktiklerini, ...’in dava konusu taşınmazda 2007 yılından beri kiracı olduğunu, ...’in taşınmazın inançlı temlik ile ...’ya devredildiğini bildiğini, ...’in de tüm bunlardan haberdar olduğunu beyan ettikleri,

toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazı davalı ...’dan satış yolu ile edinen ikinci el davalı ...’in ve ondan taşınmazı edinen son kayıt maliki ...’ın iktisabının iyi niyetli olmadığı, davalıların el ve işbirliği içinde hareket ettikleri sonucuna varılmaktadır.Hâl böyle olunca, asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir...” gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

G. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar

Dairenin yukarıda belirtilen bozma kararına karşı süresi içerisinde asıl davada davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.

H. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleştirilen dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023 ve 1024. maddeleri.

3. Değerlendirme Hemen belirtmek gerekir ki; Dairenin bozma kararında bir isabetsizlik bulunmayıp davalıların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan, karar düzeltme dilekçelerinde yazılı öteki nedenler HUMK'un 440. maddesinde gösterilen dört hâlden hiçbirine uymadığından reddine.

Ne var ki, bozma ilamının gerekçesinde sehven “....... tarafından 04.11.2010 tarihinde ... ile birlikte kullandıkları kredinin teminatı olarak taşınmaza ipotek tesis edildiği...” cümlesinin yazıldığı, ancak anılan kredinin davalılar tarafından birlikte kullanılmadığı, kredinin yalnızca davalı ... tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Değinilen bu husus davalıların karar düzeltme isteği üzerine yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davalıların karar düzeltme isteklerinin değinilen yönden kabulü ile anılan cümlenin Dairenin bozma kararından çıkarılması suretiyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalılar ..... vekilinin ve davalı ... vekilinin bu yöne değinen karar düzeltme isteklerinin (6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı HUMK’un 440. maddesi gereğince KABULÜ İLE; Dairenin 13.02.2024 tarihli ve 2024/332 Esas 2024/1078 Karar sayılı bozma ilamındaki “....... tarafından 04.11.2010 tarihinde ... ile birlikte kullandıkları kredinin teminatı olarak taşınmaza ipotek tesis edildiği...” cümlesinin bozma kararından çıkarılarak, bozma kararında belirtilen diğer bozma nedenlerinin aynı kalması suretiyle Mahkemenin 06.10.2022 tarihli ve 2020/159 E., 2022/377 K. sayılı hükmünün BOZULMASINA,

Peşin alınan harçların istek halinde karar düzeltme isteyen davalılara iadesine,

Dosyanın Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

25.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4503, K. 2024/6345, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Son Karar
  11. E. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. F. Daire Bozma Kararı
  13. G. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar
  14. H. Gerekçe
  15. V. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4503
Karar No
2024/6345
Tarih
25 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4503 K.2024/6340
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/4504 K.2024/9284
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/4505 K.2024/9283
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4505 K.2024/5315
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4506 K.2024/5085
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4508 K.2024/5086

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.