KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/5723 E., 2025/5087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2423 E., 2024/1663 K.
- İlk derece mahkemesi
- Anamur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/320 E., 2022/188 K.
Karar Metni
753 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; muris babaları ... ...'ın dava konusu 3 59... parsel sayılı taşınmazını 20.02.2005 tarihinde satış göstermek suretiyle oğlu olan davalıya devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin taşınmazını satma ihtiyacı olmadığı gibi davalının da alım gücü bulunmadığını, babalarının ölümünden çok sonra temlikten haberdar olduklarını, davalının haklarını vereceğini söylediğini ve kardeşlerine güvenip yıllarca beklediklerini, ancak sonuç alamadıklarını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı; temlikin gerçek bir satış olduğunu, tapuda yazılı 13.000,00 YTL bedeli babasına ödediğini, taşınmazı alım gücü bulunduğunu, yıllarca muris babası ile aynı binada altlı üstlü oturduğunu, babasının ve halen sağ annesinin tüm bakım ve ihtiyaçları ile ilgilendiğini, babasına ait işyerinde yardım amacıyla çalıştığını, murisin ev yaptırması için taşınmazı kendisine sattığını, taşınmaz üzerine ev yaptırdığını ve halen ikamet ettiğini, devirden sonra murisin taşınmazı kullanmadığını, başka taşınmazı da bulunduğunu, mal kaçırma kastı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin mal kaçırma kastıyla taşınmazı devretmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temlikin muvazaalı olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya, dosya içeriğine aykırı olduğunu, murisin mal kaçırma kastıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığını, satış bedeli ile gerçek değer arasında fahiş sayılabilecek fark bulunmasının tek başına muvazaa iddiasını kanıtlamaya yetmeyeceğini, İstinaf Mahkemesince ispat yükü davalı taraf üzerindeymiş gibi değerlendirme yapıldığını, davacı tarafın iddialarını ispatlayamadığını, taşınmazın herhangi bir sebeple devredilebileceğini, taşınmaz ruhsatı alınması devrin amacı olarak kabul edilse dahi yine de muvazaalı olduğu ve diğer mirasçılardan mal kaçırma kastı taşıdığının ispat edilemediğini,
her bir davacı yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1934 doğumlu muris ... ...'ın 25.05.2008 tarihinde ölümü ile geride mirasçıları olarak davacı çocukları ve davalı oğlu ile dava dışı eşi ...'ın (29.08.2023 tarihinde öldü) kaldığı, muris ...'in çekişme konusu 3 59... parsel sayılı taşınmazını 23.02.2005 tarihinde satış suretiyle davalı oğluna devrettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında dava değeri, dava konusu taşınmazın değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların payına isabet eden değerdir.
Somut olayda; aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacılar tarafından birlikte aynı hukuki sebebe dayalı olarak dava açılmakla, aynı davada vekil tarafından temsil edilen davacılar yönünden dava değeri, dava konusu taşınmazın değeri üzerinden davacıların payına isabet eden toplam değer (1.292.551,88 TL) olup dava değeri üzerinden davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir davacının payına isabet eden değer üzerinden ayrı ayrı hesaplanmak suretiyle fazla vekalet ücreti verilmesi doğru değil ise de; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (1) - (f), (g) ve (h) bentlerinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine (1) - (f) bendi olarak "Davacılar davasını vekil ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 192.957,26 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine," cümlesinin eklenmesi, sonraki bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harçların istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5723, K. 2025/5087, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama