İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/594 K.2025/857

Mahkeme kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…

Esas2024/594Karar2025/857Tarih24 Şubat 2025Okuma8 dk · 1.518 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2024/594 E., 2025/857 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Şubat 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/116 E., 2022/896 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.518 kelime·8 dk okuma·8 bölüm

Mahkeme kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl davada davacı; mirasbırakan ... ...'ın adına kayıtlı taşınmazlarını mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalı kızlarına devrettiğini, taşınmazların tespiti için tespit davası açtıklarını ileri sürerek tapu kayıtlarının saklı payı oranında iptal edilerek adına tesciline karar verilmesini istemiş, 06.03.2006 tarihli ıslah dilekçesinde ise, mirasbırakanın Pendik'te 714 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki iki adet bağımsız bölümünü, Tuzla ilçesindeki 327, 6489 (5893/1), 6454, 6456, 6457, 6490, 6475, 6465, 6488 sayılı parseller ile,

aynı ilçedeki dört taşınmazını 03.05.1994 tarihinde ölünceye kadar bakma akdiyle davalılara muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptaliyle miras payı oranında adına tesciline, olmazsa tenkise karar verilmesini istemiş, davacının talebinin açıklanmasına ilişkin 10.06.2013 tarihli dilekçesinde, Tuzla ilçesindeki 327, 6489 (5893/1), 6454, 6456, 6457, 6490, 6475, 6465, 6488, 6467 ve 6482 parsel sayılı taşınmazların dava konusu olduğunu belirtmekle, mirasbırakandan davalılara devredilen taşınmazların tapu kayıtlarının saklı payı oranında iptali ile adına tescile,

3. kişilere devredilen taşınmazlar için saklı payı oranında bedele, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiştir.

Birleştirilen davada aynı davacı. Kartal 7. Noterliğince düzenlenen 12.03.1986 tarihli ve 8731 yevmiye nolu düzenleme şeklinde vasiyetname ile annesi ... ... tarafından miras hakkından ıskat edildiğini öğrendiğini, bu vasiyetnamenin daha önce kendisine tebliğ edilmediğini, ancak mirastan ıskat sebeplerinin gerçekleşmediğini ileri sürerek ıskatın iptaline karar verilmesini istemiş; davalılar davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Davanın kabulü ile vasiyetnamenin iptaline ilişkin olarak verilen karar Yargıtay 2. Hukuk Dairesince “...Mirasbırakan, vasiyetnamesinde mirasçılıktan çıkarma sebebini göstermiştir. Sebebin varlığı ispat edilmemiştir. Mahkemece de mirasçılıktan çıkarma nedenlerinin gerçekleşmediği kabul edilmiştir.

Bu durumda çıkarma nedeni bulunmasa da, mirasbırakanın tasarruf nisabı için ortaya koyduğu iradesinin korunması, başka bir ifade ile ölenin son arzusuna tasarruf nisabı dahilinde kalan kısım için geçerlilik tanınması, bunun dışında kalan bölüm (saklı pay) ile sınırlı olarak tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken (TMK.md.512/2) tasarrufun tümünün iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle bozulmuş,

bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile vasiyetnamenin davacının saklı payı ile sınırlı olarak iptaline ilişkin olarak verilen karar Yargıtay 2. Hukuk Dairesince "...Mahkemece de uyulan Dairemizin 23.02.2010 tarihli bozma kararında, ıskata ilişkin tasarrufun davacının saklı payı dışında yerine getirileceği, saklı pay oranında bu tasarrufun geçersiz olduğu benimsendiğine göre, davaya tenkis davası olarak devam edilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, vasiyetnamenin davacının saklı payı ile sınırlı olarak iptaline şeklinde karar tesisi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle bozulmuş olup,

bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında dosyanın eldeki dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleştirilen davada davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 05.07.2018 tarihli ve 2005/894 Esas, 2018/303 Karar sayılı kararı ile; asıl davada temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 714 ada 2 parseldeki 12 nolu bağımsız bölüm, 327, 6454, 6488, 6490, 5893 ada 1, 6482 ve 6467 parseller yönünden davacının miras payı oranında tapu iptali ve tescile, birleştirilen dava yönünden ise tenkis şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkeme kararının davalılar ... ve Birsen vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; "...Somut olaya gelince, mirasbırakanın davacıyı vasiyetname düzenlemek suretiyle mirasından ıskat ettiği ve malvarlığının önemli bir kısmını davalılara temlik ettiği, adına kayıtlı başka taşınmaz kalmadığı açık olup dinlenen tanık beyanları ile anılan bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde temlikin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı sonucuna varılmaktadır.

Ancak asıl dava yönünden davacı, dava ve beyan dilekçeleri ile temyize cevap dilekçesinde açıkça talebinin saklı pay oranında iptal-tescil olduğunu belirtmiş olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi gözetilmeksizin talep aşılarak tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi doğru değildir.

Öte yandan, dava konusu 6482 ve 6467 parsel sayılı taşınmazlar dava tarihinde önce dava dışı 3. kişilere devredilmiş olup davada taraf olmayan kişilerin tapu kayıtlarının iptal edilerek davacı adına tesciline karar verilmesi de isabetsizdir.

Birleştirilen dava yönünden ise davacı mirastan ıskatın iptalini talep etmiş olup HMK’nın 297/2. maddesi uyarınca olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken değinilen husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir. Kabule göre, dava konusu 5893 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yerine maddi hata neticesinde 593 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm tesisi de isabetsizdir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davanın kabulü ile 714 ada 2 parseldeki 12 nolu bağımsız bölüm ile 327, 6454, 6488, 6490 ve 5893 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden taleple bağlı kalınarak davacının saklı payı oranında tapu iptal-tescile, 3. kişiye devredilen 6482 ve 6467 parseller yönünden tazminata, asıl davada dahili davalı ... mirasçıları yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleştirilen davada mirastan ıskat ve tenkis isteğinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili; mirasçılardan ... ... mirasçılarının babalarının mirasını reddetmeleri nedeniyle mirasbırakan ... ...'ın veraset ilamının yeniden alınıp davacının saklı payının yeniden belirlenmesi gerektiğini, önceki bozma kararında temliklerin muvazaalı olduğunun sabit olduğunu ve davacının saklı payının ihlal edildiğinin belirlendiğini, mirasbırakanın oğlu olan dahili davalı ...'a hibe ettiği taşınmazlardaki payların da mirasçılarının mirasını reddetmesi nedeniyle davacı ve davalılara aktarılması gerektiğini,

bozma kararından sonra 3. kişiye devredilen 6482 ve 6467 parseller yönünden açılan tazminat davasının eldeki davayla önce birleştirilip sonra tefrik edilerek derdestlik nedeniyle reddedilmesinin doğru olmadığını, 3. kişiye devredilen 6482 ve 6467 parsel sayılı taşınmazlar yönünden mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla tespit edilen değere hükmedilmesinin doğru olmadığını, en yakın güncel değere hükmedilmesi gerektiğini,

birleştirilen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilip davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Asıl dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis; birleştirilen dava mirastan ıskatın iptali isteklerine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden.

1921 doğumlu mirasbırakan ... ...’ın 11.12.2004 tarihinde ölümü ile geriye ilk eşi ... ...’ten olma çocukları davacı ... ve dahili davalı ... ile ikinci eşi ...’dan olma çocukları davalılar ... ve ...’ün mirasçı olarak kaldığı, dava konusu 714 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan 12 nolu bağımsız bölümün 2/8 payı mirasbırakan adına kayıtlı iken 11.06.1991 tarihinde intifa hakkını üzerinde tutarak çıplak mülkiyetini eşit oranda davalılara satış suretiyle devrettiği, 03.05.1994 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile dava konusu 6482 parsel sayılı taşınmazı ...’ya, 6467 parsel sayılı taşınmazı ...’e,

327 parsel sayılı taşınmazın 12/100 payı ile 6490, 6454, 6489 (yeni 5893 ada 1 parsel), 6488 parsel sayılı taşınmazlardaki 48/100 payını davalılara eşit olarak temlik ettiği, davalı ...’nın 6482 parsel sayılı taşınmazı 09.06.1994 tarihinde dava dışı ... ...’a, davalı ...’ün 6467 parsel sayılı taşınmazı 16.09.1994 tarihinde dava dışı ... Yıldıran’a devrettiği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, önceki bozma kararında da değinildiği üzere asıl dava yönünden temliklerin muvazaalı olduğu saptanarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı ancak muris muvazaası iddiasına dayalı asıl dava kabul edildiğine göre birleştirilen davada tenkis isteği yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken tenkis davasının reddine karar verilmiş olması doğru değildir.

Öte yandan, 3. kişiye devredilmesi nedeniyle saklı pay oranında tazminat talep edilen asıl davada dava konusu 6482 ve 6467 parseller bakımından, 6482 parselin dava tarihindeki değeri olan 179.100,00 TL üzerinden davacının saklı payına (1/8) isabet eden 22.387,50 TL'ye; yine 6467 parselin dava tarihindeki değeri olan 216.000,00 TL üzerinden davacının saklı payına (1/8) isabet eden 27.000,00 TL'ye hükmedilmesi gerekirken oran ve hesaplama hatası yapılarak sırasıyla 11.193,75 TL ve 13.500,00 TL eksik tazminata hükmedilmiş olması isabetsizdir.

Ayrıca, harç hususu kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilmesi gerektiğinden, asıl davada 6482 ve 6467 parsel sayılı taşınmazlar bakımından yeni belirlenen tazminat miktarları gözetilerek karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekmektedir.

Ne var ki, anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Davacı vekilinin birleştirilen davada yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Mahkemenin 05.07.2018 tarihli önceki kararında birleştirilen davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olup bu karar davacılar tarafından temyiz edilmediğine göre Mahkemece bozma sonrasında davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek birleştirilen davada yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmış olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin değinilen yönlerden temyiz itirazlarının kabulü ile;

Hükmün A-1-b bendinde yer alan "11.193,75 TL" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine; "22.387,50 TL" ibaresinin yazılmasına;

Hükmün A-1-b bendinde yer alan “13.500,00 TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine; "27.000,00 TL" ibaresinin yazılmasına;

Hükmün A-2 bendinde yer alan “Karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.395,43 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.144,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.251,13 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına" cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine; "Karar tarihi itibariyle alınması gereken 7.966,38 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.144,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.822,08 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına" cümlesinin yazılmasına,

Hükmün B-1 bendinde yer alan “Mirastan ıskat ve tenkis davasının REDDİNE” cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine, "Mirastan ıskatın iptali davasının reddine, tenkis davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına" cümlesinin yazılmasına, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacıya iadesine,

Dosyanın İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/594, K. 2025/857, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/594
Karar No
2025/857
Tarih
24 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/600 K.2025/1955
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/600 K.2025/976
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/601 K.2025/1549
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/601 K.2025/1740
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/603 K.2025/948
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/604 K.2025/1361

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.