KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/1468 E., 2025/2859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/658 E., 2024/146 K.
Karar Metni
1.300 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan yaklaşık 68.656,05 m² ve 21.212,56 m² olmak üzere toplam 89.868, 61 m² yüz ölçümündeki taşınmazların kadastro sırasında tespit harici bırakıldığını, masraf ve emek sarf ederek taşınmazı imar-ihya edip yaklaşık 40 yıldır tarım arazisi olarak kullandığını ileri sürerek adına tescilini istemiştir.
Aşamada, dava konusu taşınmazlar 421 ve 424 sayılı parseller olarak ihdasen Hazine adına tescil edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine, nizalı taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Viranşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli ve 2011/516 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların tapusuz nitelikte olduğu ve Viranşehir Tapu Müdürlüğünün 30.12.2013 tarih ve 8767 yevmiye sayılı yazısı ile tapulama harici taşlık alan iken idari yoldan 424 ve 421 nolu parsel olarak tescil edildikleri, davacı tarafından para ve emek sarfedilerek imar ve ihyalarının tamamlandığı ve yaklaşık 27 yıldır davacının nizasız ve fasılasız zilyetliğinde bulunduğu, orman ve mera olmadığı, kuru tarım arazisi niteliğinde bulunduğu,
davacı lehine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 ve 3402 sayılı Yasa'nın 17. maddesinde belirtilen koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 07.03.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda çekişmeli 421 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü ile 424 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.12.2019 tarihli ve 2016/14348 Esas, 2019/9173 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazlar 1976 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılmış olup dava tarihi itibariyle tapuda kayıtlı bulunmayan dava konusu taşınmazların, yargılama sırasında idari yoldan 421 ve 424 parsel numaraları ile Hazine adına tescil edilmekle,
davanın tapu iptali ve tescil davasına dönüşmüş olması nedeniyle tescil davası yönünden ilgili kamu tüzel kişisi olarak davada yer alan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığının davada taraf sıfatının kalmadığı ve Mahkemenin kararıyla aleyhine bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, ... vekilinin temyiz inceleme isteğinin yerinde olmadığı;
davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, çekişmeli taşınmazların niteliğinin belirlenmesi amacıyla dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş en az 3 adet hava fotoğrafı üzerinde uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi eliyle inceleme yapılması gerekirken harita mühendisi bilirkişisi tarafından tek hava fotoğrafı üzerinde ve taşınmazların niteliklerine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın taşınmazların hava fotoğrafında işaretlenmesi şeklinde sınırlı bir inceleme yapıldığı,
Mahkemece bu hususta ziraat ve jeoloji mühendisleri tarafından yapılan inceleme ile yetinildiği, ayrıca dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların kayıtları getirtilerek yöntemince uygulanmadığı ve davacı yönünden belgesiz araştırması yapılmadığı, eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Viranşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.2022 tarih ve 2020/438 Esas, 2022/1028 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 421 ve 424 sayılı parsellerden toplulaştırma suretiyle oluşan 190 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 27.10.2021 tarihli fen bilirkişisi raporunda gösterilen (64524,91+18182,14) toplam 82.707,05 m²'lik kısmın tapu kaydının iptali ile bu kısmın bulunduğu parselden ifraz edilerek adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla davacı adına tesciline, davalılar Viranşehir Belediyesi ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairenin 24.10.2023 tarih ve 2022/7107 Esas, 2023/5827 Karar sayılı kararıyla; temyizen incelenen karar, hükmüne uyulan bozma kararına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmediği,
ne var ki, dava konusu 421 ve 424 parsel sayılı taşınmazların toplulaştırma işlemine tabi tutularak Hazine adına kayıtlı 190 ada 2 parsel sayılı taşınmaza gittiği anlaşıldığına göre, Mahkemece fen bilirkişisinden rapor alınarak taşınmazda davacı paydaş kılınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken bu husus göz ardı edilerek toplulaştırma çalışmalarının amacına aykırı biçimde çekişmeli kısımların bulunduğu parselden ifrazına karar verilmek suretiyle iptal-tescil hükmü kurulmuş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Viranşehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.10.2024 tarih ve 2024/658 Esas, 2024/146 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaza ilişkin 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş 1984-1992-2002 yıllarına ait hava fotoğraflarının Harita Genel Müdürlüğünden istendiği, mahallinde keşif yapıldığı, yapılan keşifte 3 kişilik mahalli bilirkişinin dinlendiği, jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi tarafından hava fotoğrafları incelenip rapor düzenlendiği,
tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde tapulama harici yerin imar ve ihya çalışmalarının 1984 yılı itibariyle başladığı ve bu yıl itibariyle dava konusu yerlerin davacı tarafından para ve emek sarfedilerek çekişmesiz ve aralıksız 20 yılı aşkın süreden beri malik sıfatıyla tarım arazisi olarak kullanılageldiği, imar-ihya çalışmalarının tamamlandığı, dava konusu yerlerin orman ve mera olmadığı, kuru tarım arazisi niteliğinde bulunduğu,
davacı lehine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. ve 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesinde belirtilen koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne 190 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 27.10.2021 tarihli fen bilirkişisi raporunda gösterilen (64524,91+18182,14) toplam 82.707,05 m²'lik alanın tapu kaydının iptali iptal edilen kısım ifraz edilmeksizin (Hazine ile paydaş olacak şekilde) davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hazine dışındaki davalılar yönünden verilen karar temyiz edilmeyerek daha önce mahallinde kesinleştiğinden yeniden bu hususta hüküm tesis edilmediği belirtilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Viranşehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.10.2024 tarih ve 2024/658 Esas, 2024/146 Karar sayılı kararında davanın kısmen reddine ilişkin hüküm kısmının bozulmasına, hükmün kabule ilişkin bölümünün esastan onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için zilyetlikle iktisaba ilişkin kanun hükmünde belirtilen şartların oluşmadığını, 10 yıllık zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, dayanak bilirkişi raporları hatalı ve karışık olduğundan yeniden keşif günü verilerek rapor hazırlanması gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılıp yargılama sırasında ihdasen Hazine adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
1976 yılında Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi, Burç köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazların taşlık olarak tespit harici bırakıldığı, yargılama sırasında (A) ile gösterilen 69.589,87 m2'lik taşınmazın 421 parsel numarasıyla, (B) ile gösterilen 18.758,87 m2'lik taşınmazın ise 424 parsel numarasıyla 30.12.2013 tarihinde ihdasen hali arazi vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, bilahare toplulaştırma çalışmaları kapsamında dava konusu 421 ve 424 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına kayıtlı 190 ada 2 parsel sayılı taşınmaza gittiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki. Mahkemece bozma kararına uyulmakla bozma kararında belirtildiği şekilde işlem yapma, bozma kapsamında araştırma yapma zorunluluğu bulunmaktadır. Ne var ki. Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı yoktur.
Somut olayda; dava konusu 421 ve 424 parsel sayılı taşınmazların toplulaştırma işlemine tabi tutularak Hazine adına kayıtlı 190 ada 2 parsel sayılı taşınmaza gittiği anlaşıldığına göre, Mahkemece yeniden fen bilirkişisinden rapor alınarak taşınmazda davacı paydaş kılınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken bu husus göz ardı edilerek, bozma öncesinde alınan rapora atıf yapılarak yanılgılı değerlendirme ve noksan inceleme ile metrekare üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Viranşehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1468, K. 2025/2859, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama