KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/1643 E., 2026/1531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2026
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/34 E., 2024/290 K.
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava, sözleşmenin geçersizliğine ve gabin hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, 11.10.2011 tarihli düzenleme şeklinde bağış vaadi sözleşmesi ile dava konusu 11 34... parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı 4 parsel sayılı taşınmazdaki 16 numaralı bağımsız bölümü davalı Cemiyete bağışlamayı vaat ettiğini ve aynı tarihli vekaletname ile yetkili kıldığı cemiyet çalışanı tarafından dava konusu taşınmazın 11.11.2011 tarihinde bağış yoluyla davalı cemiyete temlik edildiğini, kendisine yer tahsisi ve bakım hizmeti verilmesi karşılığında bağışlama vaadinde bulunduğunu, ne var ki bağış vaadi sözleşmesinin şeklen geçersiz olduğunu,
anılan işlemleri yaşlılığın etkisi ve yalnız kalma korkusu ile bir anlık bunalım sırasında yaptığını, davalı cemiyetin sunduğu hizmetlere ihtiyacı olmadığı gibi davalının yer tahsisi ve hizmetinden faydalanmadığını ileri sürerek dava konusu 11 34... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, yapılan devir işlemlerinin usulüne uygun ve geçerli olduğunu, yükümlülüklerin yerine getirildiğini, davacı tarafa tam teşekküllü bir rezidans tahsis edildiğini, davacının kendi isteği ile tahsis edilen daireye taşınmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin 31.03.2016 tarihli ve 2012/360 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararıyla.
Mahkemece, bağışlama işleminde şekil yönünden herhangi bir geçersizliğin bulunmadığı, davalının yükümlülüklerini yerine getirdiği ve bağışlamadan rücu koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 29.09.2020 tarihli ve 2017/2638 Esas, 2020/4570 Karar sayılı kararıyla; iddianın ileri sürülüş biçimi, dava dilekçesinin içeriği ve özellikle ön inceleme duruşmasındaki davacı vekilinin beyanlarından;
davacının davasını sözleşmenin şeklen geçersizliği ve gabin nedenlerine hasrettiği, Mahkemece sözleşmenin şeklen geçersizliği iddiası üzerinde durulduğu ancak gabin iddiası üzerinde durulmadan sonuca gidildiği, davacının gabin iddiası üzerinde durulması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; bağışlama işleminde şekil olarak herhangi bir geçersizlik bulunmadığı, davalının yükümlülüğünü yerine getirip davacıya daire tahsisi yaptığı, bağışlamanın geri alınması koşullarının oluşmadığı, sözleşmenin şeklen geçerli olduğu, davalının 18.10.2022 tarihli cevabı ile 2011-2017 yıllarında bir üye için harcanan yıllık giderlerin belirtildiği, davacının bağışlama sözleşmesi ile iki taşınmazını davalıya bağışladığı, taşınmazların birinin dava konusu taşınmaz, diğerinin ise İstanbul Anadolu 8. Asliye Mahkemesinin 2022/397 Esas sayılı davasına konu olduğu,
İstanbul Anadolu 8. Asliye Mahkemesinin 2022/397 Esas sayılı davasına konu olan taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptaline karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2023/398 Esas, 2024/4710 Karar, 10.09.2024 tarih sayılı ilamı ile onandığı, bağışlama sözleşmesindeki iki taşınmazın değeri ve davalının bir üyesi için yaptığı yıllık gider dikkate alındığında edimler arasında aşırı bir oransızlık olduğu, davacının yaşı da dikkate alındığında sözleşmede davalı lehine aşırı yararlanma olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1643, K. 2026/1531, 2 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama