KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/2213 E., 2026/1772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1904 E., 2025/450 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/273 E., 2023/136 K.
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Davacı; muris ...'nın maliki olduğu 19 88... parsel sayılı taşınmazda bulunan 5 nolu bağımsız bölümün intifa hakkını kendisinde tutarak çıplak mülkiyetini davalıya devrettiğini, devrin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu, davalının murisle yakın ilişki kurarak manevi baskı yapıp tek taşınmazın devrini sağladığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile mirasbırakan adına tesciline, olmazsa tenkise karar verilmesini istemiş, ön inceleme duruşmasında ve 01.03.2023 tarihli dilekçesinde talebin miras payına ilişkin olduğunu 1/2 payın iptali ile adına tescil talep ettiğini belirtmiştir.
Davalı vekili; satışın gerçek olduğunu, bedelin ödendiğini, 22.07.2011 tarihli ibraname alındığını, 2007 yılında davacı ve ortaklarına ait şirketin sıkıntıya girdiğini, aynı yer 4 nolu bağımsız bölümün davacı tarafından babasına baskı kurarak ortağının kardeşine satıldığını, davacının bedeli alarak borçlarını ödemediğini, annesi ...’a ait 3151 parseli de sattırdığını ve bedelini aldığını, 2008’den beri borç içinde olduğunu, denkleştirme amacının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin amacının mal kaçırmak olmadığı, iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, iddianın ispat edilmediği, murisin mal kaçırması için neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2213, K. 2026/1772, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama