KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/2412 E., 2025/4091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/772 E., 2024/2023 K.
- İlk derece mahkemesi
- Sarıkamış 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/319 E., 2021/6 K.
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; kadastro çalışmalarında kamu orta malı-mera olarak tespit edilen .. ili, .. ilçesi, .. köyü 1 68... parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan kendisine ait beş taşınmazın Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın uzun süredir kendisi tarafından nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığını, zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğunu, taşınmazı babasının da kullandığını, taşınmaza ait tapu kaydı olma ihtimali de bulunduğunu, dava konusu 1 68... parsel sayılı taşınmazın mera olmadığını, davalı adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek keşifte gösterilecek bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tapuya kayıt ve tescili istemiş, aşamada bir parça yönünden taleplerinden feragat ettiğini bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, taşınmazın İl Mera Komisyonu kararı ile ifraz edildiğini, 1 68... ve 4 parsellerin oluştuğunu, 3 parsel sayılı taşınmazın taş ocağı vasfı ile Hazine adına, 4 parsel sayılı taşınmazın ise mera vasfı ile tescil edildiğini, zilyetlikle kazanım şartlarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; fen bilirkişi raporunda (D1) ile gösterilen bölümün çekişmeli 1 68... sayılı parselde kalmadığı, 1 64... parsel sayılı taşınmaz içerisinde olduğu, dava konusu edilen diğer taşınmaz bölümlerinin ise sınırlarının belirgin olmadığı, taşınmazın yayla vasfında olup zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından, teknik bilirkişi raporlarından ve özellikle raporlara ekli fotoğraflardan çekişmeli taşınmaz bölümleri ile mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunmadığı, sınırlarının sabit olmadığı, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin vasfı nedeniyle zilyetlikle iktisap edilemeyecek yerlerden olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma ile hukuka aykırı karar verildiğini, bir kısım mahalli bilirkişilerinin taşınmazın mera olmadığını, müvekkiline babasından miras kaldığını, evvelinde tarla olarak kullanıldığını belirterek müvekkilinin kullandığı alanları ve komşularını tek tek belirttiklerini, dava konusu parselde neredeyse tüm köy halkının yeri olduğunu, dava konusu taşınmazların bir kısmının 1957 tarihli hava fotoğrafında sınırlarının belirgin olduğunu ve tarımsal amaçlı kullanıldığının bildirildiğini, taşınmazın tamamının şahsi mülkiyet olarak kullanıldığını,
ziraat bilirkişilerin raporunun kabul edilemez olduğunu, dava konusu taşınmaz bölümlerinin mera ve yayla vasfında olmadığını, zilyetlikle iktisaba elverişli olup zilyetlikle edinme koşullarının da müvekkili yararına gerçekleştiğini, tahsis kararı bulunmadığını, bölgede eski tapu kayıtlarının olmasının taşınmazın tescil edilebileceğine karine teşkil ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, .. köyü çalışma alanında bulunan 1 68... parsel sayılı taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedildiği, taşınmazın 2018 yılında yapılan ifraz işlemi ile 1 68... ve 4 parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığı, 3 parsel sayılı taşınmazın taş ocağı vasfı ile Hazine adına tescil edildiği, 4 parsel sayılı taşınmazın da kamu orta malı olarak mera vasfı ile özel sicile kaydedildiği, aynı yer 1 64... parsel sayılı taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedildiği,
tespitin 22.07.2008 tarihinde kesinleştiği, 19 parsel sayılı taşınmazın 2021 yılında yapılan ifraz işlemi ile 1 64... , 22... parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığı, 1 64... ve 23 parsel sayılı taşınmazların yol olduğu, 21 parsel sayılı taşınmazın ise kamu orta malı olarak mera vasfı ile özel sicile kaydedildiği görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2412, K. 2025/4091, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama