KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/2460 E., 2026/1832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1968 E., 2025/682 K.
- İlk derece mahkemesi
- Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/9 E., 2023/168 K.
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının yurt dışında yaşadığını, acil durumlarda hızlı bir şekilde ülkeye gelip gidemediğinden taşınmaz alım satımı için yeğeni olan davalı ...'a vekaletname verdiğini, davalı vekilin davacının bilgisi ve talimatı dışında davacı adına kayıtlı dava konusu 76... parsel sayılı taşınmazları babası olan diğer davalı ...'a satış göstermek suretiyle devrettiğini, satış bedelinin davacıya verilmediğini, davalıların el birliği ile vekalet görevini kötüye kullandıklarını, davacının temlikten yeni haberdar olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde faizi ile birlikte bedelin vekilden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili; davacının satışa muvafakati bulunduğunu, bilgisi dahilinde hareket edildiğini, davacı ile kardeş olan davalı ...'ın çiftçilikle de uğraştığını, dava konusu taşınmazlara bitişik taşınmazları bulunduğunu, tarım faaliyetlerini büyütme ve daha verimli kullanma amaçlı satış yapıldığını, davalı ...'ın talebi ve teklifi üzerine davacı ile anlaştıklarını, dava konusu taşınmazların satışına ilişkin vekaletname verildiğini, 32.000,00 TL satış bedelinin davacıya elden ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temlike konu vekaletnamede dava konusu taşınmazların yer aldığı, vekaletname ile verilen görevin yerine getirildiği, dava konusu taşınmazların tam ortasında davalı ...'a ait 77 (yeni 1 05... ) parsel sayılı taşınmazın bulunduğu, vekaletin kötüye kullanıldığına yönelik iddianın davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış tarihi itibariyle belirlenen değer ile satış bedeli arasında fahiş fark bulunduğu,
davalı tarafın savunmasında ileri sürdüğü değere ilişkin ödeme iddiasının da ispat edilemediği, davalı ...'ın, oğlu olan diğer davalı vekil ... ile birlikte hareket ettiği, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2460, K. 2026/1832, 9 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama