KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/2674 E., 2025/3938 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/289 E., 2025/247 K.
- İlk derece mahkemesi
- Yatağan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/443 E., 2021/589 K.
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; murisleri ... .. 08.05.1954 tarihinde .. ili, .. ilçesi, ... Mahalle, ... mevkiindeki 2 77... parselde bulunan 5054 metrekare tarla niteliğindeki taşınmazı satın aldığını, kadastro sırasında 1976 metrekare olarak tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerdeki 5054 metrekarelik kısmın günümüzde de halen, davacı ile diğer mirasçılar tarafından fiilen kullanıldığını belirterek taşınmazın tapu kütüğündeki yolsuz tescilinin düzeltilerek çekişmeli 2 77... parsel, 2 77... parsel, 2 77... parsel ve 2 77... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına kayıtlı bulunan hisselerinin iptali ile 5054 metrekare olarak muris Süleyman Küçük mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ayrı ayrı cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hakdüşürücü sürenin geçirilmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hakdüşürücü süre yönünden reddine dair mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacı vekili ile davalı ...'nin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tapu kaydında 5054 metrekare olduğu halde kadastro sırasında yolsuz ve hukuki dayanaktan yoksun olarak 1976 metrekareye düşürüldüğünü, tapu sicilinin düzeltilmesi davası ayni hakka dayanan bir dava olduğundan zamanaşımına ve hak düşürücü süreye tabi olmadığını öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 77... ve 12 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı ile ... adına tespit edilmiş, komisyon kararıyla 13.11.1989 tarihinde tescil edilmiş; 2 77... parsel sayılı taşınmaz ... .. adına, 2 77... parsel sayılı taşınmaz ise .. .. adına tespit edilmiş, 29.03.1988 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. Bilahare 2 77... parsel sayılı taşınmaz .. .. adına, 2 77... parsel sayılı taşınmaz ise ... adına tescil edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştiği 29.03.19 88... .11.1989 tarihleri ile eldeki davanın açıldığı 28.12.2020 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2674, K. 2025/3938, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama