İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2859 K.2025/4283

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar ... v.d. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…

Esas2025/2859Karar2025/4283Tarih6 Ekim 2025Okuma7 dk · 1.318 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/2859 E., 2025/4283 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Ekim 2025
Mahkemesi
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/564 E., 2024/806 K.
İlk derece mahkemesi
(Kapatılan)Ardahan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/370 E., 2020/214 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.318 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar ... v.d. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı; dava konusu ................................. köyü 1 32... ve 97 parsel sayılı taşınmazların kendisi tarafından uzun yıllardır malik sıfatıyla zilyet edildiği halde kadastro sırasında 1 32... parselin ..., 1 32... parselin ise davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, kadastro tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı ...; davacının 1 32... parselde hiçbir hakkının bulunmadığını, taşınmazın kendisine annesinden intikal ettiğini, kadastro sırasında davacının babası ..........ve davalı ...’ün bilirkişi olarak yer aldığını ve bu yerin kendisine ait olduğunu bildiklerinden taşınmazın adına tescil edildiğini, uzun yıllardan beri kendisinin kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; dava konusu taşınmazda kendisinin hiçbir alakasının olmadığını, kadastro tespitinde yanlışlık yapıldığını, ancak kendisinin bir kusurunun bulunmadığını belirterek gereğinin yapılmasını istemiştir.

Davalılar ..., ..., ..., ... ve ...; iddiaların doğru olmadığını, davacının ölü kişiye karşı dava açtığını, öncelikle bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, davacının dava konusu taşınmazla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, taşınmazın uzun yıllardır kendileri tarafından kullanıldığını, dava konusu 1 32... parsele bitişik dava dışı 1 32... parsel sayılı taşınmazın da davacı adına tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlar, aşamada Mahkemeye sundukları dilekçelerinde ise taşınmazın 1.5 00... ’lik kısmının mirasbırakanları ...'e ait olduğunu, geriye kalan kısmın ise davacıya ait olduğunu beyan etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... adına tespit ve tescil edilen dava konusu 1 32... parsel sayılı taşınmaz bakımından mahalli bilirkişilerin uyumlu ve tutarlı beyanlarıyla taşınmazın davalı ... ve diğer davalıların mirasbırakanı ... tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, davacının 1 32... parsel sayılı taşınmaz yönünden iddiasını ispatlayamadığı,

diğer dava konusu 1 32... parsel yönünden ise mahalli bilirkişilerin ve tanıkların taşınmazın öncesinde kök mirasbırakan ... ...'e ait olup mirasçıların aralarında yaptıkları taksimle taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını beyan ettikleri, davacının malik sıfatıyla 20 yılı aşkın zamandır dava konusu 1 32... parsel sayılı taşınmazı kullandığı gerekçesiyle dava konusu 1 32... parsel yönünden davanın kabulüne, diğer dava konusu 1 32... parsel yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın 1 32... parsel yönünden ... mirasçıları olan davalılar tarafından istinaf edildiği, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen hususların istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği gözetildiğinde davalıların istinaf aşamasında sundukları iskan tapu kaydının dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli karar kendilerine tebliğ edilip kararı bir hukukçuya gösterince davanın mahiyetinin farkına vardıklarını, karar tarihinden sonra taşınmazın kadastro öncesinde mevcut 28.03.1938 tarihli iskan tapusunu bulduklarını, bu tapu kaydının kadastro sırasında hiç dikkate alınmadığını, eski tapunun 3.0 00... olduğunu ve dava konusu 96... parseli bir bütün olarak kapsadığını, fiili olarak bu eski tapudaki tarlayı 3 parça halinde kullandıklarını, bir parçasının davalı ... tarafından,

bir parçasının davacının babası ... ...'e isabet edip davacı ............. tarafından, diğer parçasının ise mirasbırakanları ... tarafından kullanıldığını, davalı ...'nin durumu bildiği halde tapusu elinden gitmesin diye mirasçılardan ...'i bulup davayı kabul yönünde beyan vermesini sağladığını, mirasçı ...'in eski tapudan haberdar olsaydı kendisini hak kaybına uğratacak dilekçeyi mahkemeye vermeyeceğini, dava konusu 96... parsellerin bütün olarak kullanılıp gerçekte eski iskan tapusuna bağlı parseller olduğunu, yeniden keşif yapılarak tüm gerçeklerin ortaya çıkarılmasını istediklerini,

iskan tapusu gereğince kendilerinin taşınmazda haklarının olduğunu, dava konusu taşınmazı uzun yıllardır kendilerinin kullandığını, ayrıca davacının dava dilekçesinde ölü mirasbırakanları ...'ü davalı göstererek dava açtığını belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

............................... köyü çalışma alanında bulunan 1 32... parsel sayılı taşınmaz senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına; 1 32... parsel sayılı taşınmaz ise senetsizden irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle diğer davalıların mirasbırakanı ... adına tespit edilmiş, kadastro tespitlerinin itiraz edilmeksizin 25.10.2007 tarihinde kesinleşmesi üzerine taşınmazların anılan kişiler adına tescil edildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece, davalı ... adına kayıtlı olan dava konusu 1 32... parsel yönünden davanın reddine, ... adına kayıtlı diğer dava konusu 1 32... parsel yönünden ise iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm ... mirasçıları olan davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki, davacının dava dilekçesinde "ölü ... mirasçıları"na husumet yönelterek dava açtığı, Mahkemece de ... mirasçıları tespit edilerek taraf teşkilinin sağlandığı, bir başka ifadeyle davanın ölü kişiye husumet yöneltilerek açılmadığı açıktır. Diğer yandan, HMK'nın 141. maddesinde belirtilen savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı gözetildiğinde ... mirasçıları olan davalılar tarafından ilk defa istinaf aşamasında sunulan 28.03.1938 tarihli eski tapu kaydına dayalı savunmaya itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalılar ... v.d. vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.

Davalılar ... v.d. vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 32... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki.

Mahkeme gerekçesinde mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre dava konusu 96 parsel sayılı taşınmazın müstakilen davacı tarafından kullanıldığı belirtilmişse de mahalli bilirkişi ve tanıkların taşınmazın zilyetlik durumuna ilişkin beyanlarının kesin bilgi içermediği ve çelişkili olduğu, mahalli bilirkişi ...'ın taşınmazın kök mirasbırakan ... ...'ten kaldığını, mirasçılar arasında taksim yapılıp yapılmadığını bilmediğini, ancak 96 parsel sayılı taşınmazı davacının, 97 parsel sayılı taşınmazın güney kısmının ... mirasçıları, kuzey kısmının ise davalı ... tarafından kullanıldığını;

mahalli bilirkişi ...'ın ise taşınmazların kök mirasbırakan ... ...'ten kalan yerler olduğunu, mirasçılar arasında taksim yapıldığını ancak kime neresinin kaldığını bilmediğini, taşınmazları ... mirasçılarının ortak olarak kullandıklarını, taşınmazı davacının da davalıların da ekip biçtiğini gördüğünü; mahalli bilirkişi ... ...'in de taşınmazların kök mirasbırakan ... ...'ten kaldığını, mirasçıların taksim yaptığını ancak kime neresinin düştüğünü bilmediğini, halihazırda taşınmazları davacı ve davalıların da kullandıklarını;

davacı tanıklarının ise taşınmazların mirasbırakan ... ...'ten kaldığını, ölümünden sonra mirasçıların taksim yaptıkları, 96 parseli davacının, 97 parselin kuzey tarafını davalı ...'nin alt kısmını ise ...'ün kullandığını, dava konusu taşınmazlarda davacı ve davalıların da hakkının bulunduğunu beyan etmişlerdir.

Şu halde, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre dava konusu 96 parsel sayılı taşınmazın kim ya da kimler tarafından kullanıldığı konusunda çelişki oluştuğu halde Mahkemece bu çelişkiler giderilmeden sonuca gidildiği, diğer yandan taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kadastro öncesinde taşınmazların fiilen taksim edilerek kullanılıp kullanılmadığı hususlarının belirlenmesi açısından hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, eksik araştırma ile yetinilerek sonuca gidildiği anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca, öncelikle kadastro tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş streoskopik hava fotoğrafları ile temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğünden getirtilip dosya arasına alınmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, fen bilirkişisine hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılarak taşınmazın sınırlarının kadastro öncesinde nasıl ve ne şekilde olduğu,

öncesinde taksim yapılarak taşınmazın kullanılıp kullanılmadığı konusunda rapor hazırlattırılmalı, mahalli bilirkişi ve tanıklardan dava konusu 96 parsel sayılı taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kim veya kimler tarafından ne şekilde kullanıldığı, kullanımın kimden kime ve ne şekilde geçtiği, taraflar arasında taksim yapılıp yapılmadığı,

taksim yapıldıysa kimin nereyi kullandığı hususları tek tek ve olaylara dayalı olarak sorularak ayrıntılı beyanları alınmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, çelişkinin giderilmemesi halinde hangi beyana üstünlük tanındığının gerekçesi karar yerinde açıklanmalı; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... v.d. vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2859, K. 2025/4283, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2859
Karar No
2025/4283
Tarih
6 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2860 K.2025/4231
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/2861 K.2025/12862
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/2862 K.2025/13538
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2862 K.2025/6202
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/2863 K.2025/13539
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2864 K.2025/6209

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.