KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/2963 E., 2025/5077 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/946 E., 2025/948 K.
- İlk derece mahkemesi
- Aybastı Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/89 E., 2025/26 K.
Karar Metni
798 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin değerden reddine ilişkin kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in eşi, davacı ...'ın babası olan muris ...'ün mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak dava konusu 4 44... ve 144 parsel, 5 17... ve 66 parsel sayılı taşınmazlarını tek oğlu davalı ...'ya sattığını, bedel ödenmediğini, murisin satışa ihtiyacı olmadığını, davalı ...'nun da murisin 22.12.2020 tarihinde ölümünden kısa süre sonra taşınmazları muvazaalı şekilde amcası davalı ...'e sattığını, satışlarda bedel ödenmediğini ileri sürerek davalı ... adına tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'in tapu kaydına güvenerek taşınmazları malik davalı ...'dan bedeli karşılığında satın alan iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davalı ...'nun taşınmazları icra borçlarını ödemek için sattığını, aile mallarının yabancıya gitmemesi için ...'in bedelini ödeyip aldığını, davacılar ve ...'nun işbirliği içerisinde ...'nun borçları ödendikten sonra davacılar ve ...'nun taşınmazları bedelsiz geri almak için eldeki davayı kötü niyetle açtıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin davalı oğlu ...'ya 2015 yılında yaptığı ilk temlikin gerçek bir satış olmadığı, tapuda gösterilen bedellerin sembolik rakamlar olup gerçek satış bedellerinden bir hayli düşük olduğu, murisin devirden sonra ölene kadar taşınmazları bizzat kullanmaya devam ettiği, yörede kız çocuklarından ve kadınlardan mal kaçırma eğiliminin bulunduğu, davalı ...'dan amcası davalı ...'e yapılan 2021 tarihli devrin de muvazaalı olduğu,
...'nun Aybastı Cumhuriyet Başsavcılığındaki soruşturma dosyasında verdiği ifadesinde taşınmazları hacizlik olması ve yakını olması sebebiyle taşınmazları amcası ...'e maddi kazanç karşılığı olmaksızın devrettiğini ikrar ettiği, bu ikrarın davalı ...'in ödeme savunmasını geçersiz kıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ... adına tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline, davalı ...'in kalan 2/4 hissesinin baki tutulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı pay oranında açılan davada davacıların ihtiyari dava arkadaşı olduğu, her bir davacı için ayrı ayrı dava değerinin 35.608,50 TL olduğu, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibariyle her bir davacının payına düşen dava değeri 35.608,50 TL'nin, 2025 yılı için geçerli olan 40.000,00 TL'lik istinaf kesinlik sınırının altında kaldığı, İlk Derece Mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin değerden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ...'in tapu siciline güvenerek taşınmazları bedeli karşılığında satın alan iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin satıcı ...'nun soruşturma dosyasındaki ifadesini esas almasının hatalı olduğunu, ...'nun borçlu olduğu icra dosyalarının araştırılmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince kesinlik sınırında dava tarihindeki taşınmaz değerlerine değil, keşif tarihindeki taşınmaz değerlerine bakılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan incelenerek kaldırılmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup temyiz istemi davalı ...'in istinaf dilekçesinin miktardan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına ilişkindir.
Dosya kapsamından. Ordu ili, ... ilçesi, .../...
Mahallesinde kain dava konusu 4 44... ve 144 parseller ile 5 17... ve 66 parsel sayılı taşınmazların tamamının muris ... tarafından dava konusu 25.08.2015 tarihli satış işlemiyle toplam 10.600,00 TL bedelle satıldığı, davalı ...'nun da taınmazların tamamını dava dışı vekili ... aracılığıyla 31.03.2021 tarihli satış işlemiyle 110.000,00 TL bedelle davalı ...'e sattığı, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve davalı ... adına tapu kayıtlarının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tesciline karar verildiği, dava konusu taşınmazların keşfen tespit edilen toplam değerlerinin 142.434,60 TL olduğu,
aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan davacıların 1/4'er miras payına 35.608,65'er TL isabet ettiği, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan davacılar yönünden iptaline karar verilen ve davalı ... vekili tarafından istinafa konu edilen 35.608,65'er TL değerin 6100 sayılı HMK'nın Ek Madde 1/2. maddesindeki "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı,
341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." hükmü uyarınca dava tarihi 29.04.2021 tarihindeki istinaf sınırı olan 5.880,00 TL'nin üzerinde olması sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun değerden reddi yerine başvurusunun esastan incelenmesi gerektiği anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin temyize konu kararı yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2963, K. 2025/5077, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama