KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/2965 E., 2025/4016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1026 E., 2025/652 K.
- İlk derece mahkemesi
- Yığılca Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/89 E., 2022/45 K.
Karar Metni
798 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacıların murisi ...'ın 19.10.2000’de vefat ettiğini, mirasçılar arasında davacılar ile ... .... ve davalının bulunduğunun, ... ...
Noterliğinin 16.03.2021 tarihli mirasçılık belgesiyle kanıtlandığını, .... ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 46... parsel sayılı taşınmazın tapuda davalı ... adına kayıtlı olduğunu ancak taşınmazın zilyetliğinin murisin ölümüne kadar murise ait olduğunu, muris ...’ın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla taşınmazın zilyetliğini oğlu ...'a devretmiş gibi gösterdiğini, 2006'da yapılan kadastro tespitinde taşınmazın hatalı şekilde ... adına tescil edildiğini, ...'ın 2013'te taşınmazı kızı ...'e muvazaalı bir satış işlemi ile devrettiğini, gerçekte satış değil bağış niteliğinde olan bu işlemin mirasçıların haklarını bertaraf etmeye yönelik olduğunu,
davalı ...'in kötü niyetli olup gerçek hak sahibi olmadığını, işlemlerin muvazaalı olduğunu ve tarafların gerçek iradesini yansıtmadığını belirterek hatalı kadastro tespitinin ve muvazaalı devirlerin iptalini, davalı adına oluşan tapu kaydının iptalini, taşınmazın veraset ilamındaki miras hisseleri oranında davacılar adına tescilini, yargılama süresince taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili, dosyaya sunmuş olduğu beyan dilekçeleri ile; davada dayandıkları hukuki sebebin muvazaaya dayalı tapu iptal-tescil davası olduğunu belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalıya usulüne uygun tebligatlar yapılmış ancak davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Yığılca Asliye Hukuk Mahkemesi 31.03.2022 tarihli 2021/89 Esas, 2022/45 Karar sayılı kararında, dava konusu Düzce ili, .... ilçesi, ... köyü, 1 46... parseli sayılı taşınmazın kadastro tutanağının 27.12.2006 tarihinde kesinleştiği, tarafların kök murisi ...'ın 19.10.2000 tarihinde vefat ettiği, kadastro tutanağının kesinleşmiş olduğu tarihten itibaren 10 yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların taşınmazın kök murislerinden intikal ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil talebinde bulundukları ancak davanın kadastrodan önceki sebebe dayalı olduğu ve 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesi uyarınca kadastro tutanaklarının kesinleşme tarihi olan 27.12.2006’dan itibaren on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, kök murisin 2000 yılında vefat ettiği, davanın ise 13.08.2021 tarihinde açıldığı, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı,
davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı belirtilerek istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarla, davacılar tarafından ... ili ... ilçesi .... köyü 1 46... parsel sayılı taşınmazın kök muris ...’dan dava dışı oğlu ...’a muvazaalı devri, ardından 2006 yılında yapılan hatalı kadastro tespiti ile adı geçen adına, 2013 yılında ise muvazaalı şekilde davalı ... adına tescil edilmesi nedeniyle açılan muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının Yığılca Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli 2021/89 Esas, 2022/45 Karar sayılı kararıyla hak düşürücü süre gerekçesiyle reddedildiğini,
istinaf başvurularının da Sakarya BAM 6. Hukuk Dairesinin 25.02.2025 tarihli 2023/1026 Esas, 2025/652 Karar sayılı kararıyla esastan reddedildiğini oysa muris muvazaasına dayalı davalarda zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin uygulanamayacağının Yargıtay içtihatlarıyla sabit olup Yerel Mahkemece delillerimiz toplanmadan ve tanıklarımız dinlenmeden eksik inceleme ile verilen karar ile buna dayalı İstinaf Mahkemesi hükmünün usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle, hem Yerel Mahkeme hem de İstinaf Mahkemesi kararlarının bozulması,
dava konusu taşınmazın muvazaalı işlemler nedeniyle oluşan tapu kaydının iptali ile veraset ilamında belirlenen miras hisseleri oranında davacılar adına tesciline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi sebebe dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sırasında ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 46... parsel sayılı taşınmazın 12.09.2006 tarihinde ... adına tespit edildiği, kadastro tutanağının 27.12.2006 tarihinde kesinleştiği, dava tarihinin 13.08.2021 olduğu, tarafların kök murisi ...'ın 19.10.2000 tarihinde vefat ettiği, bu durumda kadastro tutanağının kesinleşmiş olduğu tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2965, K. 2025/4016, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama