KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/3193 E., 2026/2090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2026
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/689 E., 2025/1047 K.
- İlk derece mahkemesi
- Merzifon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/341 E., 2025/23 K.
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Davacı; muris babası ...’in ölümünden kısa bir süre önce kendisinden mal kaçırma amacıyla tüm mal varlığı olan dava konusu 2 17... ve 20 parsel sayılı taşınmazlarını davalı kardeşlerine temlik ettiğini, murisin ekonomik durumunun iyi olduğunu, bedeller arasında aşırı fark bulunduğunu, murise bedel ödenmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmazsa saklı payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada davacı vekili, sehven 38 parsel sayılı taşınmazın 18 olarak yazıldığını bildirmiştir.
Davalılar; taşınmazların devri için bedel ödemediklerini, bedelin mutlaka para olması gerekmediğini, murisin kardeşleri olduğunu, annelerinin İzmir’de ...’in yanında kaldığını, annelerinin ...’da 1 29... ve 1 11... parsel sayılı tarlaları olduğunu, bu tarlaların ortakçılık usulü ile dava dışı kişi tarafından ekilip-biçildiğini, 2010 yılından itibaren bu ortakçılık bedellerinin kardeşleri ...’e ödendiğini, 2022 yılında buğday bedeli olarak 110.000,00 TL ödeme yapıldığını, ayçiçeği hasılatının da ...’e ödendiğini, ...’in annelerine ve kendilerine bedel ödemediğini, bu duruma zımnen muvafakat ettiklerini,
hastalığı ilerleyen ...’in helalleşmek için dava konusu taşınmazları kendilerine devrettiğini, devirden önce de ...’in kızına ve eşine dükkanın miras kalmasını istemediğini söylediğini, dava konusu taşınmazları anne tarafından dedelerinin ...’e bedelsiz olarak devrettiğini, ayrıca annelerinin dört yıl önce ... ile birlikte yaşadığını, ...’in eşinin kayınvalidesine bakmak istemediğini, bunun üzerine ... istemese de annelerinin ...’in yanına gittiğini, bu sebeple de ...’in dükkanın karısına ve kızına değil ablalarına kalması gerektiğini düşündüğünü ve devri gerçekleştirdiğini,
mal kaçırma değil borç ödeme amacı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin tüm mal varlığını davalılara devrettiğini, davalılar vekilinin beyan dilekçesinde de belirttiği üzere murisin kızının evliliği nedeni ile kızına mirasından bir şey kalmamasını sağlamak amacı ile dava konusu taşınmazları bedelsiz olarak davalılara devrettiği,
muris ile davalılar arasında kendi kök murislerine ait taşınmazların kullanım hakkının ve kullanım sonucu elde edilen bedelin muris ...’in alması nedeniyle taşınmazların davalılara devrine dair aralarında gerçekleşmiş bir sözleşme bulunmadığı gibi salt bu kullanım hususunun dahi ahde vefa kapsamında değerlendirilemeyeceği, aradaki kullanımın ancak eda davasına konu edilebileceği, davalılara yapılan devrin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3193, K. 2026/2090, 24 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama