İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3379 K.2025/4136

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/3379Karar2025/4136Tarih1 Ekim 2025Okuma6 dk · 1.211 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/3379 E., 2025/4136 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Ekim 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2024/476 E., 2025/75 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.211 kelime·6 dk okuma·11 bölüm

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ... ile birkaç defa güven ilişkisine dayanarak taşınmaz alım satımı yapmış olduğunu ve alım satım bedellerini ödeyerek davacının güvenini kazandığını, en son 2015 yılı Nisan ayında dava dışı ...'ın .......................

Mahallesi, Çiftlik mevkiinde kain 1332 parsel sayılı taşınmazını satacağını, bunun için ismini vereceği kişiye vekaletname çıkarması gerektiğini bildirdiğini, 09.04.2015 tarihinde ...adına satış yetkisi içeren vekaletname çıkardığını, vekaletnameyi verdikten üç gün sonra ...'ın vekaletnameyi getirdiğini ve yanında yırttığını, satışın olmadığını, daha sonra müşteri bulacağını söylediğini, ..........'ın yanlış hareketlerinden dolayı ticari ilişkisini bitirdiğini,

............. tarafından davacıya gönderilen hakaret içerikli mesajlardan şüphelenmesi üzerine tapuya gittiğini ve dava konusu taşınmazın 09.04.2015 tarihinde ... tarafından vekalet ile kardeşi ...'ya 12.000,00 TL bedel ile satıldığını öğrendikten sonra 12.05.2017 tarihinde ...'a ihtarname çektiğini, satış bedelinin kendisine ödenmesini talep ettiğini ancak bedelin ödenmediğini ileri sürerek taşınmazdaki payının iptali ile adına tesciline, mümkün olmaması halinde bedelinin ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taşınmazın satılması için vekaletname verdiğini, dava dışı ... ile davacı arasındaki sorunlar nedeni ile bu davanın açıldığını, davalının dava konusu arsayı emlakçı vasıtasıyla bulduğunu, davacının tapuya gelemeyeceğini söylemesi üzerine,

davalının abisi adına satış için vekaletname çıkararak satışın gerçekleştiğini, vekalet tarihi ile satış tarihinin aynı gün olduğunu, vekalete dayanılarak devrin yapıldığını, taşınmazın 2,5 yıldır vergi ve giderlerinin tarafından karşılandığını, vekaletin kötüye kullanıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, aldatmaya ilişkin herhangi bir delilin sunulmadığını, davacının dava dışı ...............tarafından aldatıldığını dava dilekçesinde açıkça ikrar ettiğini, bedelin sonradan ödeneceğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığını,

satış ve devirin davacının bilgisi dahilinde olup 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli ve 2017/372 Esas, 2021/17 Karar sayılı kararıyla; çekişme konusu taşınmazın tapudaki resmi satış sözleşmesinde gösterilen bedeli ile keşfen saptanan değeri arasında fahiş fark bulunduğu, davalının sunduğu banka dekontu ve kabul gören savunmasına göre taşınmazın 285.000,00 TL'ye satın alındığı, bedelin davacının ticari ilişki içinde olduğu dava dışı ...'a gönderildiği, davacının, dava dışı ...'ın hileli davranışları ile dava dışı .............'ya vekalet verdiği ve satın alan davalı ...'in de bu durumu bildiği iddiasında bulunduğu ancak davalının kötüniyetini ispata yarar delil sunamadığı, ileri sürdüğü olayların tamamına yakınının dava dışı kişiler hakkında olduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine.

Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2021/2107 Esas, 2022/1507 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde, dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı olan payının vekil aracılığıyla davalıya satıldığı, vekaletnamede davacının satış yetkisi verdiği, davalının taşınmazın bedelini banka kanalı ile dava dışı ...'a gönderdiği, davacının davalının aldatmaya yönelik herhangi bir eyleminden bahsetmediği ve kötüniyetli olduğunu kanıtlayamadığı, dilekçedeki asıl anlatımın dava dışı ...’ın kendisini aldattığı ve bedeli ödemediği yönünde olduğu,

bu nedenle bedeli ödemesi için dava dışı ...'a ihtarname gönderildiği, böylece davacı tarafça davalının kötüniyeti ve hilesi açıkça kanıtlanmadığından Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği; davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde, davanın tapu iptali-tescil ve tazminat yönünden ayrı ayrı reddine karar verildiği, davanın niteliği gereği nispi harca ve ücreti vekalete tabi olduğu,

dava değeri üzerinden davalı lehine nispi ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken maktu ücreti vekalete hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak davacının davasının tapu iptali - tescil ve tazminat yönünden reddi ile davalı vekili lehine nispi ücreti vekalete hükmedilmesi şeklinde esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 11.09.2023 tarihli ve 2022/7556 Esas, 2023/4210 Karar sayılı kararıyla. "Davalı, taşınmazın bedelini ödediğini savunmuş ve dosya içerisinde mevcut 09.04.2015 tarihli açıklama içermeyen dekontla dava dışı ...'a 285.000,00 TL göndermiştir. Davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi dava konusu taşınmazın satış tarihinde değeri 435.244,32 TL'dir.

Yukarıda değinilen ilkeler açıklanan olgularla birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı ... ile vekil .................'nın ve davalı ... ............'nın el ve işbirliği içerisinde hareket ederek davacıyı zarara uğrattıkları sonuç ve kanaatine varıldığından davacının tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirdiği" belirtilerek kararın bozulmasına hükmedilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2025 tarih ve 2024/476 Esas, 2025/75 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın tesis kadastrosu sonucunda farklı bir parsele davalı adına tescil edildiği, davalının da bu taşınmazı 2023 yılında 3. kişiye satış suretiyle temlik ettiği, davacının da HMK 125/1 gereği davalıya karşı tazminat talepli olarak devam etmesi üzerine, davacının tazminata yönelik talebinin kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davalının kötüniyetli olduğu noktasında hiçbir somut delilin bulunmadığını, buna yönelik iddiaların ispatlanamadığı, tanık beyanlarından dava dışı ...'ın davacının yasal temsilcisi olduğu dolayısı ile gayrimenkul bedelinin ...’a ödenmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının da parasını noter ihtarıyla ............'tan talep ettiğini, .................'ın alınan beyanlarından taşınmazın fiyatını dahi bildiğinin anlaşılacağı, satışa konu vekaletnamenin usulüne uygun düzenlendiğini, davacının satıştan haberi olduğu halde 2,5 yıl sonra dava açmasının,

davalının aksine davacının kötüniyetli olduğunu ortaya koyduğunu, Davacı tarafından sunulan 27.09.2017 tarihli dilekçenin 3. Paragrafında "Diğer taraftan müvekkil yaptığı araştırmada taşınmazın satıldığı 09.04.2015 tarihinde değerinin yaklaşık 295.000,00 TL olacağını bildirmiş olup" mahkeme içi ikrar kesin delil olduğundan Yargıtayın "Davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi dava konusu taşınmazın satış tarihinde değeri 435.244,32 TL" şeklindeki tespitinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu,

nitekim Tapu Müdürlüğü tarafından davacıdan satış için teyit ve onay alınması ve bu hususun resmi senede şerh düşülmesi davacının satışı başından beri bildiği ve onay verdiğini ispatladığını, bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin yüksek hesaplandığını, fazla metrekare üzerinden hesaplama yapıldığını, yeni oluşan metrekare üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, Yerel Mahkemece bilirkişi ek raporuna itirazlar hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmeden dosyanın karara çıkarıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriğinden ve toplanan delilerden; davacının, dava konusu ............mevkiinde kain 1332 parsel (yeni .................Mahallesi 7596 ada 22 parsel) sayılı taşınmazın satılması için ...............Noterliğinin 09.04.2015 tarih .......... yevmiye numaralı vekaletname ile davalının kardeşi ...yı vekil tayin ettiği, söz konusu vekaletname ile vekil ............ ...........09.04.2015 tarihinde 12.000,00 TL bedelle davacının taşımazdaki 69/12400 hissesini davalı ... ..........ya satış suretiyle devrettiği, yargılama sırasında taşınmazın dava dışı 3. kişiye devrediliği anlaşılmaktadır.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozma kararına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı 27.335,21 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,Dosyanın İstanbul Anadolu 40. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,01.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3379, K. 2025/4136, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. A. Bozma Kararı
  9. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  10. VI. Temyiz
  11. A. Temyiz Sebepleri
  12. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  13. VII. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3379
Karar No
2025/4136
Tarih
1 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3380 K.2025/3815
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3381 K.2025/12127
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/3381 K.2025/12899
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/3382 K.2025/7768
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3382 K.2025/12100
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/3384 K.2025/5426

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.