İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3451 K.2025/4019

İlk Derece Mahkemesi ek kararı davacı mirasçılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2025/3451Karar2025/4019Tarih25 Eylül 2025Okuma7 dk · 1.344 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/3451 E., 2025/4019 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Eylül 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Ek karar tarihi
14.01.2025
Sayısı
1991/275 E., 1994/587 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.344 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

İlk Derece Mahkemesi ek kararı davacı mirasçılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...köyü 26 parselde kayıtlı taşınmazın tapulamada davalı adına tescil edildiğini, davalının söz konusu taşınmazda hakkının bulunmadığını, taşınmazın müteveffa babası ... oğlu ... zevcesi ...’den geldiğini, taşınmazların ....’nin aile efradına tahsis edildiğini, iskan kayıtlarında iskan defterinin 72.sayfasında kaydın bulunduğunu, hak sahiplerinin yokluğundan faydalanarak davalının kendi adına tapu kaydı çıkardığını, aynı köy 242 parselin incelenmesi halinde hangi oranda hak sahipliği olduğunun belirlenebileceğini,

...’nin aile efradında 4 nüfus bulunduğundan ¼ oranında hak sahipliği olduğunu belirterek ...’den iskanen intikal etmesi gereken taşınmazın tapulama çalışmaları sırasında davalı adına kaydedilen tapu kaydının iptaline, iskanen ....’ın ¼ hissesi bulunduğundan tapunun ¼ lük kısmının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline ve ihtiyati tedbir talebine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde özetle; ...köyü 26 parselde kayıtlı gayrimenkulün 50 seneden beri zilyet olarak tasarrufunda bulunduğunu, 50 sene evvel para karşılığında .... ve ... .....’dan satın aldığını belirtip davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, yargılama devam ederken 19.07.1994 tarihli celsede davacı vekili vekillikten çekildiğini belirttiğinden davacı asıla yeni duruşma gün ve saati ihtaratlı şekilde tebliğe çıkartılmış ve davacı asıl sonraki celseye katılmadığından davanın işlemden kaldırılmasına ve 21.12.1994 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

18.12.2012 tarihinde davalı ... mirasçısı ..., taşınmaz üzerine kayıtlı olan ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği belirtilerek talepte bulunana verasetleri alması için izin ve yetki verilmiş ve ilamın tebliği ile kesinleşmenin beklenilmesi gerektiğine değinilerek talep havale ile reddedilmiştir. Mahkemece, kesinleşme talebi doğrultusunda davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar mirasçılara tebliğ edilmiş, 03.07.2013 tarihli kesinleşme şerhi ile hüküm 06.06.2003 tarihinde kesinleştirilmiştir.

IV. EK KARAR

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı 10.01.2025 tarihinde davacı mirasçıları vekili, dosyanın yenilenmesi ve usulsüz tebligatlar nedeniyle kesinleşme şerhinin kaldırılması talebinde bulunmuştur.

Mahkemece 14.01.2025 tarihli ek karar ile tebligatların usulüne uygun olduğu belirtilerek talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Nedenleri

Bir kısım mirasçılar vekili temyiz dilekçesi ile; davacının 2007 yılında öldüğü için davalı mirasçısının talebi üzerine 21.12.1994 tarihinde davanın açılmamış sayılması kararının tebligatlarının ...'in mirasçılarına (... ....., ..., ..., ..., ...) yapıldığını ancak birçok tebligatın taraflara ulaşmadığı gibi doğrudan MERNİS adreslerine yapılan tebligatlar ile ilanen yapılan tebligatların usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyanın yenilenmesine ilişkin talebin Yerel Mahkemece ek karar ile reddedildiğini,

Tebligat Kanunu 21/2 maddesine göre tebligatların çıkarıldığını halbuki Kanun'da bilinen adrese tebligat yapılmasından sonra MERNİS adresine tebligat usulünün benimsendiğini, komşu ismi yazılmadan muhtara bırakılan tebligatların usulsüz olduğunu, tebliğ memurunun, muhatabın adreste bulunmama nedenini ve beyan eden kişinin kimliğini usulüne uygun şekilde kayda geçirmediğini, açıklanan nedenlerle Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.01.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasını, 21.12.1994 tarihli karar hakkında düzenlenen 03.07.2013 tarihli kesinleşme şerhinin iptalini, tebligatların usulüne uygun yapılmasını,

yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Dava, kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. Hemen belirtilmelidir ki, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin, hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi usûlüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. 1086 sayılı HUMK'un 73. (6100 sayılı HMK’nın 27. maddesi) maddesinde çok açık bir şekilde vurgulanan temel kurala göre mahkeme, tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Bu bakımdan davetin ve bunun yazılı şeklinin (davetiyenin) davadaki önemi büyüktür.

3. Öte yandan, tebligatın nasıl ve kimlere yapılacağı adres araştırması ve tespitinin yöntemi 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda gösterilmiş, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 48. ve diğer maddelerinde de adres bilgilerinin tutulması, güncellenmesi ve kullanılması ile ilgili hükümler öngörülmüştür.

4. Öncelikle; yasaya uygun biçimde taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi, deliller toplanarak bir sonuca ulaşılması asıldır. Değinilen işlemler nedeniyle tebligat, bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usûli işlemdir. Tebliğ ile ilgili Tebligat Kanunu ve Tüzük hükümleri şeklîdir. Bu nedenle, tebligata ilişkin yasal hükümlerin gözden uzak tutulmaması ve uygulanması zorunludur.

5. O hâlde, yukarıda belirtilen işlemler yapılmaksızın ve ilkeler göz ardı edilerek sonuca gidilmiş olmasının doğru olduğu kabul edilemez. Esasen, taraf teşkilinin sağlanması Anayasa'nın 90/son maddesi delaletiyle AİHS'nin 6. maddesi hükmü uyarınca adil yargılanma hakkının da bir gereğidir. Bu durumda, dava dilekçesinin ve Mahkemece verilen ilk hükme ilişkin gerekçeli karar tebliğlerinin yöntemine uygun olduğu söylenemez. Nitekim bu hususlar Hukuk Genel Kurulunun 02.03.2021 tarihli ve 2018/12-671 E., 2021/186 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.

6. Somut olayda; dava konusu ... ili ... ilçesi .... Mahallesi 26 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 1.maddesi gereği 23.11.2018 tarihinde yüz ölçümü cins ve değişikliği işlemleri ile pasife alındığı, aktif taşınmazın 2 25... parsel olduğu, yüz ölçümünün ise 15.658, 49... olduğu anlaşılmıştır.

7. Davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazları incelendiğinde; eldeki davada yargılama devam ederken 19.07.1994 tarihli celsede davacı vekili vekillikten çekildiğini belirttiğinden davacı asıla yeni duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı tebligat çıkartılmış ancak davacıya çıkan yeni duruşma gün ve saatini bildirir HUMK 409.madde şerhli ve ihtaratlı tebligat 27.07.1994 tarihinde "Adresten adres bırakmadan ayrılmıştır.

Muhtar tasdiki ile iade" ibaresi ile Mahkemeye iade edilmiştir. Mahkemece davacı asıl duruşmaya katılmadığından 06.09.1994 tarihli celsede dosya müracaata bırakılmış, 21.12.1994 tarihinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkemece davacıya yeniden usulüne uygun tebligat çıkartılması gerekirken ilgili tebligatın çıkartılmadığı anlaşılmıştır.

Yine 18.12.2012 tarihinde davalı ... mirasçısı ... taşınmaz üzerine kayıtlı olan ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği belirtilerek talepte bulunana verasetleri alması için izin ve yetki verilmiş ve ilamın tebliği ile kesinleşmenin beklenilmesi gerektiğine değinilerek talep havale ile reddedilmiştir.

Mahkemece, talep doğrultusunda davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar davacı ve davalı mirasçılarına tebliğ edilmiş ve tebligatların usulüne uygun olduğu belirtilerek 03.07.2013 tarihli kesinleşme şerhi ile hüküm 06.06.2003 tarihinde kesinleştirilmiştir.

8. Ne var ki; kararın kesinleşmesi için çıkarılan tebligatlardan: Davacı mirasçılarından ... .... çıkartılan tebligat, tebliğ mazbatasında "en yakın komşu isim vermekten imtina ..... mahalle muhtarına 03.03.2013 tarihinde" şerhiyle tebliğ edilmiştir. Davacı mirasçılarından ... .... çıkartılan tebligat, "tebliğ mazbatasında en yakın komşu isim vermekten imtina ... mahalle muhtarına 03.03.2013 tarihinde" şerhiyle tebliğ edilmiştir.

Davacı mirasçılarından ...'e çıkartılan tebligat, "tebliğ mazbatasında en yakın komşu isimden imtina ... mahalle muhtarına 04.01.2013 tarihinde" şerhiyle tebliğ edilmiştir. Davalı mirasçılarından ... ... çıkan tebligat, tebliğ mazbatasında "en yakın komşu çarşıda olduğunu beyan etti, ... mahalle muhtarına 29.12.2012 tarihinde" şerhiyle tebliğ edilmiştir.

Davalı mirasçılarından ... ... çıkan tebligat, tebliğ mazbatasında "en yakın komşu dışarıda olduğunu beyan etti, ... mahalle muhtarına 15.05.2013 tarihinde" şerhiyle tebliğ edilmiştir. Davalı mirasçılarından ...'a çıkan tebligat, tebliğ mazbatasında "en yakın komşu çarşıda olduğunu beyan etti, ... mahalle muhtarına 29.12.2012 tarihinde" şerhiyle tebliğ edilmiştir.

Davalı mirasçılarından ...'a çıkan tebligat, tebliğ mazbatasında "en yakın komşu çarşıda olduğunu beyan etti, .... mahalle muhtarına 29.12.2012 tarihinde" şerhiyle tebliğ edilmiştir.

Kesinleşmeye konu kararın tebligatlarının çoğunluğunun Kanunda belirtilen usullere uygun olmadığı, komşu isminin tebliğ mazbatasında belirtilmediği, en yakın komşudan soruldu ibaresi ile muhtara tebligatların yapıldığı, tebligat parçalarında, haber verilen komşunun adı ve kapı numarasının bulunmadığı, tebligatların Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre usulsüz olduğu anlaşılmıştır.

9. Diğer taraftan; ek karar başlığında, vefat etmiş olmalarına rağmen davacı ve davalı sağ gibi gösterilmiş, davacı ve davalı mirasçılarının isimleri belirtilmemiştir.

10. Kabule göre de; davanın esasına ilişkin olarak dava konusu .. Mahallesi 2 25... parsel (eski 26 parsel) sayılı taşınmazın kadastro çalışmalarındaki tapulama tutanakları arasında davacı ...'in murisi ... ... "bu parsele (26 parsel) sehven itiraz ettiğimden itirazımdan feragat eder, beyanımı tasdik ederim." ibaresi ile 22.01.1975 tarihli ve imzalı dilekçesi bulunduğu İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmemiştir.

11. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesi tarafından usulüne uygun tebligatlar çıkartılarak işlem yapılması gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve yenileme talebinin ek karar ile reddedilmesi doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı mirasçılar vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönler itibariyle kabulü ile;

Mahkemenin 14.01.2025 tarihli EK KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA,

Mahkemece 21.12.1994 tarihinde verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine,

Dosyanın hükmü veren Hendek Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-3. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3451, K. 2025/4019, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Ek Karar
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Nedenleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3451
Karar No
2025/4019
Tarih
25 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/3451 K.2025/5548
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3451 K.2025/3896
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3452 K.2025/3860
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/3453 K.2025/9213
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3453 K.2025/12691
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/3453 K.2025/5513

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.