KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/3635 E., 2025/5275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/779 E., 2025/715 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çankırı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/129 E., 2024/253 K.
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; Çankırı ili, ... ilçesi, ... köyü 1 66... , 15... parsellerin kök mirasbırakan ... ...'tan kaldığı halde mirasçılardan dava dışı ... ...’un hile ve gerçeğe aykırı beyanlarla kadastro sırasında taşınmazları adına tespit ve tescil ettirdiğini, daha sonra taşınmazları dünürü olan davalı ...'e satış yoluyla devrettiğini, dava konusu taşınmazların hala kendilerinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı; iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin 03.09.2008 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 12.07.2024 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde yer alan 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların kadastro öncesinde yapıldığı ileri sürülen kanuna karşı hile ve muvazaalı işlemlere dayanarak eldeki davayı açtıklarını, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin 03.09.2008 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 12.07.2024 tarihinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece davanın esasına ilişkin son beyanları dinlenmeden mazeretlerinin haksız şekilde reddine karar verilerek karar duruşması yapıldığını, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinden önce davacılar tarafından elde edilen taşınmazlar olduğunu, tespit öncesinde davacıların hakkının mevcut olduğu taşınmazların hile ile el değiştirildiğini, kadastro tespitinin davanın konusunu oluşturmadığını, taşınmazın tüm mirasçılar adına tescili gerekirken hileli işlemlerle tescilin engellendiğini, işin esasının incelenmesi gerekirken hak düşürücü süre nedeniyle ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu Çankırı ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan dava konusu 1 66... , 15... parsel sayılı taşınmazların dava dışı ... ... adına tespit ve kadastro tespitlerinin itiraz edilmeksizin 03.09.2008 tarihinde kesinleşmesi üzerine adına tapuya tescil edildiği, ... tarafından 07.01.2016 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle devredildiği, eldeki davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 12.07.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3635, K. 2025/5275, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama