KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/3681 E., 2025/4246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1640 E., 2024/1156 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/325 E., 2022/89 K.
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; kayden maliki olduğu 15 37... parsel sayılı taşınmazı davalı arkadaşına kredi temin edebilmek amacıyla devrettiğini, davalının ve eşinin imzası olan belgede taşınmazın kredi ödemeleri bitince devredileceğinin belirtildiğini, kredi borcu bitmesine rağmen taşınmazın devredilmediğini, hatta davalı ve eşinin boşandığını ve dava konusu taşınmazın mal rejimine dahil edilmeye çalışıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davacının sunduğu belgenin doğru olduğunu, kredi ödemelerinin davacı tarafça yapıldığını, kredi ödemeleri bitince taşınmazın devredileceğini ancak belgede imzası olan eski eşinin dava konusu taşınmazı boşanma davasına dahil ettiğini ve tedbir nedeniyle taşınmazın devredilemediğini, devredilememe konusunda kusurun kendisinde olmadığını, mümkün olan en kısa sürede taşınmazı devretmek istediğini, davanın eski eşine ihbar edilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Müdahil; dava konusu taşınmazın evlilik birliği içerisinde alındığını, davacının sadece taşınmazın eski maliki olduğunu, imzası olan protokol var ise de bedel ödenmeden satışa muvafakati olmadığını, davacının taşınmazı sattığı için pişmanlık duyduğunu, bunun üzerine satarlarsa ilk ona teklif edeceklerini imzalı olarak taahhüt ettiklerini, kredi ödemelerinin davalı tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fer'i müdahilin davalının yanında yer aldığı, davalının hükmü istinaf etmediği, tek başına taraf sıfatı bulunmadığından fer’i müdahale talep edenin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerektiği, Mahkemece asli müdahil fer'i müdahil dilekçesi kapsamında hukuka uygun sürelerin verildiği, taraflarca fer'i müdahil olarak davaya devam edildiği,
usule uygun asli müdahale dilekçesinin varlığından ve harcın yatırıldığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işin esasının doğru olduğunu, müdahale talep edenin fer'i değil asli müdahil olduğunu, yargılamanın uzamasına neden olduğunu, müdahilin harç, masraf ve vekalet ücretlerinden sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Fer'i müdahil temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın evlilik birliği içerisinde alındığını, davacının sadece taşınmazın eski maliki olduğunu, imzası olan protokol var ise de bedel ödenmeden satışa muvafakati olmadığını, davacının taşınmazı sattığı için pişmanlık duyduğunu, bunun üzerine satarlarsa ilk ona teklif edeceklerini imzalı olarak taahhüt ettiklerini, kredi ödemelerinin davalı tarafından yapıldığını, davacı ile davalının birlikte hareket ettiklerini, kendisinden mal kaçırılmaya çalıştığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; davacının kayden maliki olduğu 15 37... parsel sayılı taşınmazdaki 3 numaralı bağımsız bölümü 25.08.2015 tarihinde satış suretiyle davalı ...’e temlik ettiği görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ve fer'i müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle: Davacı vekilinin ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı ve fer'i müdahilden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3681, K. 2025/4246, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama