İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3831 K.2025/3896

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12.01.2016 tarihli ve 2010/672 Esas, 2016/31 Karar hükmün bozulmasına ilişkin olan Dairenin 11.09.2024 tarihli ve 2024/2938…

Esas2025/3831Karar2025/3896Tarih22 Eylül 2025Okuma10 dk · 1.925 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/3831 E., 2025/3896 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Eylül 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2010/672 E., 2016/31 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.925 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12.01.2016 tarihli ve 2010/672 Esas, 2016/31 Karar hükmün bozulmasına ilişkin olan Dairenin 11.09.2024 tarihli ve 2024/2938 Esas, 2024/4773 Karar sayılı kararının düzeltilmesi, süresinde davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar .. oğulları ..., ..., ... ve ... vekili 15.12.2003 tarihli dava dilekçesinde; davacıların dava konusu taşınmazları Nisan 1966 tarihli tapu senedi ile malik olduklarını, önceki malik adına oluşan tapu kaydının hükmen oluştuğunu ve bu miktarın 26.5 58... olduğunu ancak 1972 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda tapunun 3 dönüm eksik tespit edildiğini, tapunun uygulandığı ... ili ... ilçesi ... köyü 1 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına, 2 sayılı parselin ise ..., ... ve ... adına tespit ve tescil edildiğini, eksik tespit edilen 3 dönümlük kısmın tescil harici bırakıldığını ileri sürerek davacılar adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava açma süresinin geçtiğini, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı Köy Muhtarı yargılama sırasında, dava konusu yerin ... köyüne ait olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.04.2009 tarihli ve 2004/90 Esas, 2009/288 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın mera niteliğinde olduğu, bu nedenle Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle davanın davalı Hazine ve Köy yönünden esastan reddine, dahili davalılar yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece, dava dayanağı tapu kaydı ve krokisinin usulüne uygun uygulanması gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro çalışmaları sonucu 1 numaralı parselin davacı ... .... adına, 2 numaralı parselin davacı ... .... adına tespit ve tescil edildiği, 189 parselin mera niteliği ile Hazine adına kayıtlandığı, daha sonra ...

Tapulama Mahkemesinin 1979/31 Esas ve 1984/159 Karar sayılı kararı ile tapulama harici bırakıldığı, kararın 10.12.1984 tarihinde kesinleştiği, davaya dayanak olan tapu kaydı ve krokisinin Mahkeme heyetince keşif yapılarak zemine uygulandığı, taşınmazın tapu kaydı sınırlarına uyduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3 nolu parselde (B1) harfi ile gösterilen 5.045, 18... 'lik alan ile 189 parselde (C1) harfi ile gösterilen 3.268, 78... 'lik alan ve (C2) harfi ile gösterilen 141, 87... 'lik alanın tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili, dahili davalı ... ve dahili davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece; davacı dayanağı tapu kaydının sınırlarının değişebilir olarak kabul edilmesi gerektiğinden miktarı itibarı ile geçerli olacağı böylece davacıların dayanak tapu kaydının miktarı 26.5 58... olup kadastroda 1 ve 2 nolu parsellere toplam 23.8 50... olarak revizyon gördüğünden davacılar artık bu tapu kaydına dayanarak en fazla 2.7 08... yer alabilecekken Mahkemece bu miktarın üstünde,

fen bilirkişi raporunda 189 parselde (C1) + (C2) olarak gösterilen toplam 3.409, 65... yer verilmiş olmasının isabetsiz olduğu; davacı taraf dava açarken sadece hükmen tespit harici bırakılan 189 parsel hakkında dava açmasına rağmen Mahkemece 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların maliklerinin de dahili davalı olarak davaya eklenerek yargılamaya devam edildiği, bozma ilamından önce verilen ilk kararda 4 nolu parsel maliki dahili davalılar hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiği ve bu kararın davacı tarafından temyiz edilmemiş olması nedeni ile kesinleştiği anlaşıldığından dahili davalıların temyiz isteminin reddine;

davacı tarafın sonradan davaya dahil edilen 3 nolu parsel hakkındaki talebi, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup Hazine adına tarla vasfı ile kayıtlı 3 nolu parselin kadastro tutanağının kesinleşerek tapuya tescil edildiği 11.07.1972 tarih ile davanın açıldığı 27.02.2004 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre geçmiş olduğuna göre Mahkemece bu parsel hakkında açılan davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmesinin hatalı olduğu belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Sebepleri

Davacılar vekili karar düzeltme talepli dilekçesinde; dayanak tapu kaydındaki yüz ölçümü ile fen bilirkişi raporundaki miktar farkının zamanın teknolojik yöntem ve hesaplamalardan kaynaklandığını, davanın kabulünün doğru olduğunu ileri sürerek Dairenin bozma kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

1.Kadastro sonucu, ... ... .... Köyü çalışma alanında bulunan 1 parsel sayılı 8.750 metrekare yüz ölçümündeki bağ nitelikli taşınmaz, aynı yer 2 parsel sayılı taşınmazla bütün olduğu belirtilerek 05.04.1966 tarihli tapu senedi uyarınca ... oğlu ... adına tespit ve 11.07.1972 tarihinde tescil edilmiştir. Eldeki davanın açıldığı 15.12.2003 tarihinden sonra dava konusu 1 parsel sayılı taşınmazın ...

İcra Müdürlüğü'nün yapmış olduğu ihale sonucu ... oğlu ... ... adına tescil edildiği; yargılama sırasında 03.06.2013 tarihinde ... oğlu ... ... taşınmazdaki 1/3 payını ... oğlu ... ve 1/3 payını ... oğlu ...'e devrettiği. Kadastro Kanunu'nun 22a çalışmaları sonucu (09.03.2022 tarihli değişiklik) taşınmazın 1 08... parsel numarasını aldığı, yüz ölçümünün 10.322, 44... ve hâlâ 1/3'er paylarla ... oğlu ... ..., ... oğlu ... ve ... oğlu ... adlarına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

2. Kadastro sonucu, ... Merkez ... Köyü çalışma alanında bulunan 2 parsel sayılı 15.100 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, aynı yer 1 parsel sayılı taşınmazla bütün olduğu belirtilerek 05.04.1966 tarihli tapu senedi uyarınca ... oğulları ..., ... ve ... adına 1/3'er paylarla tescil edilmiştir. Eldeki davanın açıldığı 15.12.2003 tarihinden önce dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... .... 29.08.2003 tarihinde satış suretiyle devrediliği; Kadastro Kanunu'nun 22a çalışmaları sonucu (09.03.2022 tarihli değişiklik) taşınmazın 1 08... parsel numarasını aldığı, yüz ölçümünün 13.010, 86... m2 ve hala .. oğlu ... ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

3. .. İli ... İlçesi ... Mahallesinde 1972 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 189 parsel sayılı 62.6 00... yüz ölçümlü taşınmaz önce mera olarak tespit edilmiş, daha sonra komisyon kararı ile Hazine adına taşlık arazi vasfı ile tespit edilmiştir.

Tapulama Mahkemesinde ... ... tarafından tespite itiraz davası açılmış, 15.03.1978 tarih ve 1972/1026 Esas, 1978/ 21 Karar sayılı karar sonucu 189 parsel sayılı taşınmazın tapulama tespitinin iptaline, taşınmazın 766 sayılı Kanunu'nun 2. maddesi gereğince tapulama harici bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin 28.12.1984 tarihinde kesinleşmiştir.

Kadastro Kanunu'nun Ek-1. maddesi gereğince cins ve yüz ölçüm değişikliği yapılarak 189 parsel sayılı taşınmaz 1 08... parsel numarasını alarak 64.466, 80... yüz ölçümlü olarak kamu orta malı mera vasfıyla sınırlandırılmıştır.

4. Davacılar ... oğulları ..., ..., ... ve ... 05.04.1966 tarihli tapu senedi uyarınca 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların 26.5 58... olması gerekirken kadastro çalışmaları sonucu eksik tescil edildiği iddiasıyla 3 dönümlük tescil harici kısmın adlarına tescili istemiyle dava açmıştır.

5. Mahkemece davaya dayanak olan tapu kaydı ve krokisinin zemine uygulanması sonucu davanın kabulüne, 3 nolu parsel sayılı taşınmazda (B1) harfi ile gösterilen 5.045, 18... 'lik alan ile 189 parsel sayılı taşınmazda (C1) harfi ile gösterilen 3.268, 78... 'lik alan ve (C2) harfi ile gösterilen 141, 87... 'lik alanın tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

6. Davacıların kendilerine ait olduğunu iddia ettiği 2 parsel (yeni 1 08... parsel) sayılı taşınmazın dava açılmadan önce ... oğlu ... ..... satış suretiyle devredildiği, 2 parsel sayılı taşınmazın eksik ölçüldüğünden bahisle dava açıldığı halde taşınmazın davacılar adına kayıtlı olmadığı görülmüştür.

7. Aktif dava ehliyeti dava şartlarından olup, temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Davacıların aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığı belirlenmeden işin esasına girilemez.

8. Hal böyle olunca, davacıların kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri 1 ve 2 parsel (yeni 1 08... ve 11 parsel) sayılı taşınmaz yönünden aktif husumetlerinin bulunup bulunmadığının araştırılmadan karar verilmesi hatalıdır.

9. Diğer yandan davacıların kendisine ait olduğunu iddia ettiği ve fen bilirkişi raporunda (C1) ve (C2) harfleriyle gösterilen kısmın 189 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunduğu, bu taşınmazın mera olarak sınırlandırıldığı görülmüştür. Bilindiği üzere, meraların mülkiyet hakkı Hazineye, kullanım hakkı ise ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine aittir. Bu nedenle, mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmazlar hakkında açılan davalarda husumetin, Hazine'nin yanında ilgili Köy ya da Belediye Tüzel Kişiliğine de yöneltilmesi zorunludur.

10. Somut olayda, Hazine davada taraf olarak yer almakta ise de, ... Belediye Başkanlığı'nın ve karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının da ilgili kamu tüzel kişisi olarak davada taraf olması gerektiği Mahkemece gözden kaçırılmıştır. Bu nedenle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez.

11. Bilindiği üzere taraf teşkili dava şartı olup, bu şart sağlanmadan işin esasına girilerek karar verilemez.

12. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, Mahkemece öncelikle davacı tarafa, ... Belediye Başkanlığı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na da davasını yöneltmek için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde ... Belediye Başkanlığı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan savunma ve delilleri sorulmalıdır.

13. Dairenin karar düzeltme talebine konu 11.09.2024 tarihli ve 2024/2938 Esas, 2024/4773 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere hükmüne uyulan bozma ilamında, tapu kaydı ve krokisinin yerine uygulanması, bir harita ve krokisi yoksa veya uygulanabilir nitelik taşımıyorsa, tapu kaydındaki her sınırın keşif yapılarak yerel bilirkişi veya bilirkişilerden sorularak tespit edilmesi, sınırlar değişebilir nitelikte ise veya tam olarak kapanmayıp açık yönler kalıyorsa, kayda değişmez sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarına göre kapsam belirlenmesi gerektiği belirtilmiş.

Mahkemece tapu kaydının krokisi getirtilmiş ancak krokinin fenni sıhhate haiz olmaması nedeniyle tapu kaydının sınırları mahalli bilirkişilere sorulup belirlenmiş, tapu kaydının doğusunda okunan patika yolun eskiden kullanıldığı, şimdi ise kullanılmadığının beyan edilmesi ve tapu kaydının doğu, kuzey ve güney hudutları yol okuması karşısında artık bu tapu kaydının sınırlarının değişebilir olarak kabul edilmesi gerektiğinden miktarı itibarı ile geçerli olacağı anlaşılmıştır.

Davacıların dayanak tapu kaydının miktarı 26.5 58... olup kadastroda 1 ve 2 numaralı parsellere toplam 23.8 50... (8.750 + 15.100) olarak revizyon görmüşse de Kadastro Kanunu'nun 22a maddesi uyarınca her iki taşınmazın da yüz ölçümünün değiştiği her iki taşınmazın toplam yüz ölçümünün 23.333, 30...

(10.322,44 + 13.010,86) olduğu, diğer yandan Kadastro Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazıda dava konusu 2 parsel sayılı (yeni 1 08... parsel) taşınmazın kadastro tutanağının Kadastro Mahkemesi'ne gönderildiği belirtildiğinden, Kadastro Mahkemesindeki davanın sorularak dava konusunun ve sebebinin öğrenilmesi ve cevabına göre karar verilmelidir.

14. Öte yandan, usul hukukumuzda davaya dahil (dahili davalı-dahili davacı) diye bir müessese bulunmayıp ıslah suretiyle dahi tarafın değiştirilemeyeceği genel usul kuralıdır. Bir başka anlatımla zorunlu dava arkadaşlığı hariç, bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilmesi olanağı bulunmadığı gibi, davada taraf olmayan kimse veya kişi hakkında hüküm kurulması mümkün değildir.

15. Eldeki davada; davacı taraf dava açarken sadece hükmen tespit harici bırakılan 189 parsel hakkında dava açmasına rağmen Mahkemece 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların maliklerinin de dahili davalı olarak davaya eklenerek yargılamaya devam edilmesi hatalıdır.

Ayrıca bozma ilamından önce verilen ilk kararda 4 numaralı parsel maliki dahili davalılar hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiği ve bu kararın davacı tarafından temyiz edilmemiş olması nedeni ile kesinleştiği anlaşılmıştır.

Yine davacı tarafın sonradan davaya dahil edilen 3 numaralı parsel hakkındaki talebi, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup Hazine adına tarla vasfı ile kayıtlı 3 numaralı parselin kadastro tutanağının kesinleşerek tapuya tescil edildiği 11.07.1972 tarih ile davanın açıldığı 27.02.2004 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre geçmiş olduğundan davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek kabul kararı verilmesi de isabetsizdir.

16. Diğer yandan davacılar ... oğulları ..., ....ve ..., kendilerine ait 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmalarında eksik tespit edildiğinden bahisle dava açtığı, davacıların kendisine ait olduğunu belirttiği 1 parsel (yeni 1 08... parsel) sayılı taşınmazın 1/3'er pay sahipleri ... oğulları ... ve ... davacılardan ...'ün ölümüyle yasal mirasçı olmaları nedeniyle davaya dahil edildiği görülmüşse de, 1/3 pay sahibi ... oğlu ... ... davaya dahil edilmediği, dava açıldıktan sonra taşınmaz malikinin değiştiği anlaşıldığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125/2 hükmünün uygulanması gerektiği değerlendirilmeden karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı HUMK'un 440 maddesi uyarınca kabulü ile Dairenin 11.09.2024 tarihli ve 2024/2938 Esas, 2024/4773 Karar sayılı bozma ilamına ilaveten hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

22.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3831, K. 2025/3896, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. V. Karar Düzeltme
  11. A. Karar Düzeltme Sebepleri
  12. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3831
Karar No
2025/3896
Tarih
22 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3832 K.2025/3604
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/3833 K.2025/8684
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3833 K.2025/7580
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/3834 K.2025/8686
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3834 K.2025/11645
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/3835 K.2025/10416

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.