İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3927 K.2025/5034

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2025/3927Karar2025/5034Tarih17 Kasım 2025Okuma5 dk · 984 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/3927 E., 2025/5034 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Kasım 2025
Mahkemesi
Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1447 E., 2025/717 K.
İlk derece mahkemesi
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/1179 E., 2024/11 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

984 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar; mirasbırakan babaları ...'tan kalan dava konusu Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 18... , 16, 17... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, ancak taşınmazlarda kendilerinin de miras haklarının bulunduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, olmadığı takdirde bedellerinin tahsilini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalılar ... ve ...; iddiaların doğru olmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu 14... parsel sayılı taşınmazları 45 yılı aşkın zamandır kendilerinin kullandığını, mirasbırakanla bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Diğer davalılar ... ve ...; dava dilekçesindeki iddiaların doğru olduğunu, kadastro sırasında mirasbırakana ait tarlaların davacıların paylarının daha sonra tapuda devredilmek üzere adlarına tescil edildiğini, taşınmazların kendilerine ait olmadığını, ancak bugüne kadar davacılara devir yapılamadığını, taşınmazların davacılara verilmesine bir itirazlarının bulunmadığını, davacıların payları oranında adlarına tescile karar verilmesi konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davacıların kadastrodan önceki nedenlere dayandıkları, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin 10.01.2008 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 22.12.2022 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davanın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olup davanın açılış tarihi ile kadastro tespitlerinin kesinleştiği tarih arasında 10 yıldan çok fazla süre geçtiğinin anlaşıldığı,

Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin, hakim tarafından re'sen dikkate alınması gereken maddi hukuka ve kamu düzenine ilişkin dava şartı olup bu sürenin geçmiş olmasının ve Mahkemece öncelikli olarak dava şartlarının olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden "davalının kabul" beyanının hukuki sonuç doğurmayacağı, İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın temel sebebinin kadastro öncesi nedene dayanmadığını, davalıların güven verici davranışlarıyla kadastro sırasında hileli hareketler ile mirasbırakanlarından kalan dava konusu taşınmazların adlarına tescilini sağladıklarını, davacıların ayni hakkı gasp edildiğinden hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini, davalıların sürekli olarak kendilerini oyalayarak taşınmazların devrini ötelediklerini, davalılardan ... ve ...'nin ise tevil yoluyla davayı kabul ettiklerini bildirdikleri halde Mahkemece anılan davalılar bakımından davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, delillerin eksik toplandığını belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir.

Kadastro çalışmaları sonucunda Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 18... parsel davalı ... adına, 1 18... parsel davalı ... adına, 1 18... parsel davalı ... adına, 1 18... parsel ise davalı ... adına senetsizden ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edildiği, kadastro tespitlerinin 10.01.2008 tarihinde kesinleşmesi üzerine taşınmazların anılan davalılar adına tescil edildiği, eldeki davanın ise 22.12.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Hemen belirtilmelidir ki, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar ... ve ... adına kayıtlı olan dava konusu 1 18... ve 17 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olduğundan davacılar vekilinin dava konusu 1 18... ve 17 parseller yönünden temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının anılan parseller bakımından onanması gerekmiştir.

Davacılar vekilinin diğer dava konusu 1 18... ve 20 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Bilindiği üzere, 3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12/3. maddesinde; kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı düzenlenmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 308. maddesi ise “Davayı kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.”; 309/2. maddesi, "feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; 311. maddesi, “feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.” hükümlerini içermektedir.

Diğer yandan, hak düşürücü sürenin bir hakkı ortadan kaldıran-sona erdiren niteliğe sahip bulunması, davayı kabulün ise davalının üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir davada kamu düzenine aykırı bir sonuç doğurmaması şartıyla davacı tarafın ileri sürdüğü hakkının gerçekte var olup olmadığından bağımsız olarak davaya son veren ve kesin hükmün sonuçlarını doğuran bir taraf işlemi olması karşısında, Mahkemece davayı kabul beyanına üstünlük tanımak suretiyle işlem yapılması gerektiği açıktır.

Somut olayda, davalılar ... ve ... 27.03.2023 tarihli cevap dilekçelerinde; dava dilekçesindeki iddiaların doğru olduğunu, davaya bir itirazlarının olmadığını, taşınmazların payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesi konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.

Hal böyle olunca; davalılar ... ve ...'ın 27.03.2023 tarihli dilekçeleri değerlendirilerek gerektiği takdirde dilekçeleri açıklattırılıp anılan davalılar yönünden davanın kabul edilip edilmediği hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması, anılan davalılar tarafından davanın kabul edildiğinin anlaşılması halinde ise yukarıda yer verilen düzenlemelere göre davayı kabul beyanına üstünlük tanımak suretiyle dava konusu 1 18... ve 20 parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin dava konusu 1 18... ve 17 parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olmak üzere 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılar vekilinin dava konusu 1 18... ve 20 parsellere yönelik temyiz itirazlarının ise değinilen yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3927, K. 2025/5034, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3927
Karar No
2025/5034
Tarih
17 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/3928 K.2025/14875
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3931 K.2025/15416
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3931 K.2025/5199
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/3932 K.2025/15472
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3933 K.2025/5189
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3934 K.2025/5198

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.