KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/4015 E., 2025/4021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1194 E., 2023/1518 K.
- İlk derece mahkemesi
- Yerköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/16 E., 2023/222 K.
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı ...'in çekişmeli 1 04... parsel sayılı taşınmazı irsen intikalen eklemeli zilyetlikle kullandığını, taşınmazın toplulaştırma sonucunda Hazine adına tapuya tescil edildiğini, bilahare mera olarak tahsis edildiğini, ne var ki mera vasfını taşımadığını belirterek tapu iptali ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesi ile; tapulama tutanaklarından anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazın ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya tescil edildiğini, davacının 1994 yılından itibaren ecrimisil ödemek suretiyle Hazineye ait taşınmazı ekip biçtiğini belirttiğini, ecrimisilin taşınmazın işgali sebebiyle tahsil edildiğini, bu durumda davacının taşınmazı nizasız-fasılasız ekip biçtiğinden söz edilemeyeceğini, davacının taşınmazın işgalcisi konumunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, kayıt maliki olmayan davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, öte yandan davacının çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin malik sıfatı ile değil Hazinenin üstün mülkiyet hakkını kabul ederek sürdürülen fer'i zilyetlik niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalı Hazine yönünden davanın esastan reddine hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmaz Hazine adına tapuda kayıtlı olduğundan davalı Köy Tüzel Kişiliği yönünden davanın husumetten reddinin isabetli olduğu, öte yandan taşınmazın kök geldi parselinin tutanağının kesinleştiği tarih göz önüne alındığında mülkiyete yönelik davanın hak düşürücü süre yönüyle reddine, mera tespitine ilişkin davanın ise taşınmazın ham toprak vasfıyla tapuda kayıtlı olduğu ve mera tahsisine konu edilmediği anlaşılmakla reddine hükmedilmesinin de isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmadığını, keşifte mahalli bilirkişilerin 1 04... parsel sayılı taşınmazın öncesinde davacının babası tarafından kullanıldığını, ekilip biçildiğini, ardından zilyetliğin davacıya geçtiğini beyan ettikleri, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın zemin, toprak yapısı, bitki örtüsü, sınır yapısı itibariyle güneyinde bulunan tarım arazisi ile uyumlu ve benzer olduğunun, en az 50 yıldır bitkisel üretim amacıyla kullanıldığının, tarla vasfı taşıdığının, sulu tarım ve kültür arazisi olduğunun, sınırlardaki taşınmazların tarla vasfında olduğunun,
sınırdaş ve yakınlarda mera bulunmadığının belirlendiğini, taşınmazın 2010 tarihli ortofoto görüntüsünde tarım arazisi olarak gözlemlendiğini, 1972 tarihli hava fotoğrafında yine tarım arazisi olarak tespit edildiğini, dosya arasında yer alan ecrimisil makbuzlarının zilyetliğinin başlangıcına delalet olarak sunulduğunu, ecrimisil ödenmek suretiyle tasarruf edilen taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağı hususundaki kanaatin yerinde olmadığını, davacının taşınmazı Hazineden satın alma talebinin zilyetlik nedeniyle tescile engel olmadığını,
davalı Köy Tüzel Kişiliğinin davanın mahiyeti gereğince kanuni hasım olduğunu beyanla davanın esastan ve husumetten reddinin yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, .. ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 356 parsel sayılı taşınmaz mera olarak sınırlandırılmış, bilahare ifraz suretiyle 805 parsele tedavül görmüş, 805 parsel sayılı taşınmaz cins tashihi ile ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilmiş, toplulaştırma sonucunda ise çekişmeli 1 04... parsel ifrazen ihdas edilmiştir.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4015, K. 2025/4021, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama