KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/4017 E., 2026/1580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2026
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2023 E., 2025/672 K.
- İlk derece mahkemesi
- Karacabey 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/104 E., 2023/552 K.
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve terkin istemine ilişkindir.
Davacı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 1534 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı - kenar çizgisi içinde kaldığını, bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerh edildiğini, kıyı - kenar çizgisi içerisinde kalan yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile kıyıya terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili; hukuka uygun şekilde belirlenmiş bir kıyı - kenar çizgisi bulunmadığını, dava konusu taşınmaz Ramsar sözleşmesi kapsamında göl koruma bandında yer aldığından yasal olarak herhangi bir yapılaşmanın mümkün olmadığını, taşınmazın Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesine dayalı şekilde iktisap edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ...
Mahallesi, dava konusu 1534 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıyı - kenar çizgisinin maksimum su kotu gözetilerek geçirildiğinin belirlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda idarece belirlenen kıyı - kenar çizgisinin uygun olduğunun bildirildiği, mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4017, K. 2026/1580, 2 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama