KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/4077 E., 2026/2391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2026
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/901 E., 2025/1316 K.
- İlk derece mahkemesi
- Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/205 E., 2024/491 K.
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davalı ...’nin davacıyı kandırarak ... . Noterliğinin 21.01.2014 tarihli vekaletnamesi ile kendini vekil tayin ettirdiğini, davacının vekaletnameden bile haberi olmadığını, anılan vekaletname uyarınca vekil ...’nin 8590 parsel sayılı taşınmazını oğlu olan davalı ...’a devrettiğini, taşınmazdan çıkmalarının söylenilmesi üzerine davacının temlikten haberdar olduğunu ve vekili azlettiğini, bedelin çok düşük olduğunu ve ödeme yapılmadığını, taşınmazın satılması için talimatı olmadığını, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, davalıların çıkar ve işbirliği içerisinde olduklarını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmazsa bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili; davacının ...’nin yeğeninin eşi olduğunu, davacının eşinin babası ile ortaklıkları da bulunduğunu, dava konusu taşınmazın ...’dan satın alınmasına rağmen davacının kredi çekmeye ihtiyacı olduğu için taşınmazı davacı adına tescil ettirdiklerini, eğer devretmezsek sende vekaletnamemiz var taşınmazı alırsın dediklerini, kredi çekildiğini ancak kredinin dahi ödenmediğini, taşınmazın borçları ile birlikte davalı ...’a temlik edildiğini ve tarlayı ekip biçtiklerini, davacının eşine başkaca borç da verdiklerini, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanları, taraf iddia ve savunmaları doğrultusunda dava konusu taşınmazın devrinin davacının talimatı ile yapılmadığı, taşınmaz devrinin satış akdi ile yapılmış olsa da bedelsiz yapıldığı, vekil ile satın alan davalılar arasındaki baba-oğul ilişkisi birlikte düşünüldüğünde, davacı tarafından verilen vekaletin kötüye kullanılarak taşınmazın devredildiği, davalı tarafın taşınmazın inanç sözleşmesi kapsamında davacı adına tescil edildiği savunması yönünden taşımazın bu ilişki kapsamında davacı adına tescil edildiğine ilişkin bir yazılı delil sunulmadığı,
yemin teklifi hatırlatılmasına rağmen davalı tarafın yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillerden temlikin bedelsiz olarak vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştiği, davalı tarafça ileri sürülen inançlı temlik savunmasının kanıtlanamadığı İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4077, K. 2026/2391, 30 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama