KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/4165 E., 2025/3998 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/95 E., 2014/111 K.
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Mahkeme kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar ... ve ... dava dilekçesinde; .. ili, ... ilçesi, ... Birliği ... mezrasında bulunan ve sınırları dava dilekçesinde belirtilen 200 dönüm taşınmazın miras bırakan ....'ın ölümü ile mirasçıları arasında yapılan rızai taksim neticesinde babaları ... ile .....’a intikal ettiğini ancak kadastro sırasında taşlık olarak tespit harici bırakıldığını, bu bölümün mirasçılar tarafından kullanıldığını ileri sürerek adlarına tescilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; zilyetlik süresinin kadastro tespit tarihinden sonra başlaması gerektiğini, davacıların dilekçelerinde herhangi bir süreden bahsedilmediğini, dava konusu taşınmazın kadastro sırasında tespit dışı bırakılmasının kazanma koşullarının davacı lehine gerçekleşmediğine karine olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar aleyhine Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinde 2012/99 esasında "köy tüzel kişiliğine ait ve köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz” suçlamasıyla ceza davası açıldığı ve duruşmasında sanık ...'ın dava konusu taşınmazın mera vasfını bilmeksizin sürdüğünü, mera vasfında olduğunu öğrenince zirai faaliyetinden vazgeçtiği savunmasını yaptığı,
ayrıca yine davacı ... hakkında Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinde 2012/89 esasında köy tüzel kişiliğine ait köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçlaması ile dava açıldığı ve sanığın mahkum edildiği, yine Siverek Kaymakamlığının 27.12.2011 tarihli müdahalenin men'i kararı bulunduğu, bu haliyle Yasa'nın aradığı zilyetlik ve çekişmesizlik koşullarının oluşmadığı, davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... temyiz dilekçesinde; dedesinden kalan taşınmazı yaklaşık 50 yıldan beri ekip biçtiklerini, taşınmazın mera ya da taşlık vasfında olmadığını, sınırlarının bozulup değiştirilmediğini, kaldı ki davaya konu 200 dönümlük yerin Mahkemece keşfen belirlenmediğini, dedesinden kalan yaklaşık 28 parsel bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; ... Köyünde kadastro çalışmalarının 09.08.1974 tarihinde tamamlandığı, davanın 17.05.2012 tarihinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Şöyle ki; taraf teşkili dava şartlarından olup bu şart sağlanmadan davanın esasına girilemeyeceği kuşkusuzdur. 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun gereğince ... köyünün tüzel kişiliği son bulmuş olduğundan, öncelikle Şanlıurfa Belediye Başkanlığı ile ilgili İlçe Belediye Başkanlığının da davada taraf olmalarının sağlanması gerekirken bu şekilde yöntemince taraf teşkili sağlanmaksızın ve eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Ayrıca, Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/89 esaslı dosyasında ... adlı şahsın aynı köy ... mezrasında bulunan köy merasını tarım amacıyla sahiplenerek sürdüğünden bahisle iddianame düzenlendiği, ...'ın savunmasında dava konusu yerin babasından kalma yer olduğunu belirttiği ve 10.640, 50... taşınmaz hakkında köylünün ortak kullanımında bulunan tapusuz arazi olduğundan bahisle ... hakkında adli para cezasına hükmedildiği, eldeki dosya kapsamında bu karara ilişkin kesinleşme bilgisinin bulunmadığı;
yine Siverek 1 Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/99 esaslı dosyasında ... adlı şahsın köy merasını sürerek kendi kullanım alanına çevirdiğinden bahisle iddianame düzenlendiği, anılan dosyada bulunan Kaymakamlık kararı ile yine .. mezrasında bulunan 10.640, 50... taşınmaz hakkında tecavüzün men'ine karar verildiği, ...'ın kolluk ifadesinde taşınmazın babası ... kaldığını, kovuşturmadaki ifadesinde sürdüğü yerin mera olduğunu bilmediğini ve öğrendiğinde ekip biçmeyi bıraktığını beyan ettiği, Mahkemece tecavüze konu yerin köylünün öteden beri ortak kullandığı mera, harman yeri, yol, sulak gibi yerlerden olmadığı,
bu hususun tanık beyanları ile ve yapılan keşif neticesinde anlaşıldığı, suça konu yerin tapulama harici taşlık alan olduğunun tespit edildiği ve suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği ve onararak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Eldeki davada ise Mahkemece davacının davaya konu ettiği taşınmaz bölümü keşfen belirlenmemiş, dosyalar üzerinden yapılan inceleme üzerine davanın reddine karar verilmiş ise de anılan dava dosyalarına konu taşınmazların Sislice mezrasında bulunduğu kaydedilmiş, dava dilekçesinde ise dava konusu taşınmazın ... mezrasında bulunduğu iddia edilmiş, yine anılan davalarda yaklaşık 10 dönümlük taşınmazdan bahsedilirken davacılar eldeki davada 200 dönüm taşınmaz hakkında talepte bulunmuş olup anılan ceza dosyalarındaki taşınmazların davaya konu taşınmazla aynı olduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmemiştir.
Öte yandan; her iki ceza davasında sanık ...'ın ... ve .... oğlu 02.09.1965 Harapreş doğumlu olduğu, eldeki davada davacı ...'ın ise .. ve ... oğlu 01.01.1966 .. doğumlu olduğu tespit edilmiştir. Hâl böyle olunca; Mahkemece gerekçede yer verilen dava dosyaları getirtilip anılan yönlerden incelenerek eldeki uyuşmazlık yönünden bağlayıcı olup olmadığı yeniden değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı ...'ın yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacı ...'a iadesine,
Dosyanın Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4165, K. 2025/3998, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama