KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/430 E., 2026/1829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2026
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1851 E., 2024/1118 K.
- İlk derece mahkemesi
- Hopa Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/165 E., 2023/102 K.
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucu ... ili, ... ilçesi, ... köyünde yer alan 1 24... ve 1 25... parsel sayılı taşınmazlar, 774, 94... ,80 metrekare yüz ölçümlü olarak bahçe vasfıyla, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve 1/7'şer paylarla davacı ve davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı; muris babası ... 'dan kalan taşınmazların taksim edildiğini, dava konusu 1 24... ve 1 25... parsel sayılı taşınmazlarda davalılar ile birlikte paydaş olduklarını, ancak taşınmazların zilyetliğinin ve kullanımının kendisinde bulunduğunu, davalıların hak sahibi olmamasına rağmen kadastro çalışmalarında hatalı olarak diğer kardeşlerin de pay sahibi yapıldığını ileri sürerek davalılar adına kayıtlı payların iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ..., ..., ... ve ...; davacının iddialarının aksine dava konusu taşınmazlar dışında babadan kalan, kardeşlerin paydaş oldukları başka taşınmazlar da bulunduğunu, dava konusu taşınmazınların davacıya bırakılmadığını ve murisin ölümünden sonra hisseli şekilde kullanıldığını, davacının yaklaşık 2-3 sene önce çekişmeli taşınmazlara çay ekmeye çalıştığını, kendilerinin de davacının burayı kullanmasına izin verdiklerini ancak taşınmazları malik gibi sahiplenmeye başlayınca bu duruma hemen müdahale ettiklerini belirterek ve davalı ..., davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ..., katıldığı duruşmada davanın reddini savunmuş; bilahare 27.10.2021 tarihli beyan dilekçesi ile davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... yönünden kabul nedeniyle davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden taksim sözleşmesinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların taksimen kendisine düştüğünü ispat etmekle yükümlü olan davacı tarafın bu husustaki ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/430, K. 2026/1829, 9 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama