İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4401 K.2025/5604

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/4401Karar2025/5604Tarih3 Aralık 2025Okuma5 dk · 963 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/4401 E., 2025/5604 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Aralık 2025
Mahkemesi
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/891 E., 2025/758 K.
İlk derece mahkemesi
Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2025/18 E., 2025/111 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

963 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; dava dilekçesinde özetle. Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi ...

Evler 2 86... parselde ilgili Kadastro Müdürlüğü tarafından 2007 yılında imar uygulaması yapılmış olup gerçekte ...'nın kullanımında bulunan 2 86... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kaydedildiğini, söz konusu taşınmazın davalı adına kaydedilmesinin hatalı ve haksız olduğunu, zira davacı ...'ın bu taşınmazda miras hakkının bulunduğunu, dava konusu taşınmazın murisin çocukları arasında paylaştırılması gerekirken yolsuz işlem nedeniyle tamamının davalı adına kaydedildiğini, yapılan kadastro işlemi sırasında davacı orada bulunamamış olup gerekli itirazları ileri süremediğini,

yurt dışında yaşayan davacının bunlardan haberdar olamadığını, davacının 10.10.2024 tarihinde köyünde ev yaptırmak için anneannesine ait olan bu davaya konu taşınmaz üzerinde kendi payına düşen kısmı kullanmak istediğini, bu süreçte de taşınmazın davalı ... üzerine kaydedildiğini öğrendiğini ileri sürerek 2 86... parsele ilişkin yapılan kadastro tespitinin iptaline ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kök muris ... adına tapuya kayıt ve tesciline, tescilin mümkün olmaması halinde hükme en yakın tarihteki taşınmaz değerinin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının sadece yurt dışında yaşadığını orada bulunamadığını ifade ederek davasının kabul edilmesini istediğini, davacının gerek murisinin gerekse kendisinin kadastro işlemi sırasında ve sonrasında kadastro kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl içinde Türkiye'ye hiç gelmediğini, Türkiye'de hiç bulunmadığını ispat etmesi gerektiğini, Yargıtay içtihatlarına göre el birliği mülkiyetinde, mirasçılardan birinin tek başına dava açamayacağını, davanın tüm mirasçıların birlikte açması gereken bir dava olduğunu, söz konusu yeri davalının,

kadastro çalışmalarının çok öncesinde davacının annesinden sağlığında mal vererek aldığını, kadastro zamanında da kendisine ait olan bu taşınmazı kendi üzerine yazdırarak tapusunu da aldığını, bu zamana kadar diğer hiçbir mirasçı tarafından kadastro işlemine itiraz edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin 22.08.2007 tarihinde kesinleştiği, davacının davayı 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 20.01.2025 tarihinde açtığı, davalının cevap süresi geçtikten sonra beyan dilekçesi sunduğu ve davanın reddini talep ettiği, davalının dosyaya herhangi bir kabul beyanı sunmadığı, davacının yurt dışında yaşamasının hak düşürücü süre yönünden bir etkisinin olmadığı, aksinin kabulünün eşitlik ilkesine aykırı olacağı, hak düşürücü sürenin mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın askı ilanlanın 23.07.2007-21.08.2007 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin kesinleşerek taşınmazın tapuya tescil edildiği, dava tarihi olan 20.01.2025 tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, bu süre dava şartlarından olup mahkemece re'sen gözetilmesinde zorunluluk bulunduğu,

yine, tespit tarihi ve tespitten bu yana geçen süre gözetildiğinde, davalının yurt dışında yaşıyor olmasının bu süreye tesirinin olmayacağı değerlendirilmekle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği,

bununla birlikte, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi hükmünde, davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı (maktu) miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı (nispi) avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiş olup somut olayda da dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usûlden reddine karar verildiğinden,

davalı lehine, maktu tutarı geçmemek üzere dava değeri olan 10.000,00 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması hatalı ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; dava dilekçesinde ve aşamalarda ileri sürdüğü iddialarını yineleyip muris ...'nın 1993 tarihinde öldüğünü, davalının ise 2006 tarihli kadastro tespit tutanağında 20 yıldır taşınmazı kullandığını beyan ettiğini, davalının kadastro tutanağındaki beyanının kabul edilmesi halinde murisin tapusuz taşınmaz bakımından zilyetliğin devri ile mirasçılardan mal kaçırdığını, bu sebeple mevcut davada hak düşürücü sürenin uygulanmaması gerektiğini, davacının bu taşınmazda miras hakkı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12/3. maddesinde; kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilmiştir.

Kadastro sonucu; Trabzon ili ... ilçesi ... köyü 2 86... parsel sayılı, 6.046,84 metrekare yüz ölçümlü, kargir 2 katlı ev ve fındık bahçesi vasıflı taşınmazın 27.05.2006 tarihinde davalı ... adına tespit edildiği, söz konusu tespitin 22.08.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 20.01.2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4401, K. 2025/5604, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4401
Karar No
2025/5604
Tarih
3 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/4401 K.2025/11350
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/4403 K.2025/6425
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/4404 K.2025/11260
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/4406 K.2025/11911
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/4408 K.2025/6331
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/4408 K.2025/10672

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.