İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4456 K.2025/4503

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…

Esas2025/4456Karar2025/4503Tarih15 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.142 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/4456 E., 2025/4503 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Ekim 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2024/414 E., 2025/100 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.142 kelime·11 dk okuma·13 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, mirasbırakan babası ...’ın ölümünden sonra yapılan temizlik esnasında bazı mektuplar bulduğunu ve mirasbırakanın terekesinde olması gereken taşınmazların daha fazla olduğunu öğrendiğini, mirasbırakanın taşınmazlarını davalılara satış ya da bağış yoluyla devrettiğini, bazı taşınmazlarını ise davalı ...’nın eski eşinin borçlarını ödemek için sattığını, davalı ...’in eşi adına alınan dükkan ve araba için yüklü miktarda yardım ettiğini, zaman zaman borç verdiğini ve geri alamadığını, işlem tarihlerinde kendisinin çocuk yaşta olduğunu ve kendisinden mal kaçırıldığını,

saklı payının ihlal edildiğini, davalı ... ve ..............’ya bağış yoluyla devredilen taşınmazlar yönünden tenkis istediğini, davalılar ...ve ...........’a muvazaalı satış işlemleriyle devredilen taşınmazlar yönünden miras payı oranında iptal tescil istediğini, Avanos Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/309 Esas sayılı dosyasında açılan davada sulh olmak zorunda kaldığını, bu dava vesilesiyle ve mirasbırakanın yeni mektuplarının ortaya çıkması nedeniyle davalılara değişik tarihlerde taşınmaz devredildiğini öğrendiği için saklı payını istemek durumunda kaldığını,

mirasbırakanın en kıymetli taşınmazlarının kadastro tespiti sırasında davalılar...ve...adına tescil edildiğini, bazılarının da bağış yoluyla davalı ... ve ...’ya devredildiğini, mirasbırakanın ömrünün son 10 yılında davalı torunları ..., ...ve ...ye satış yoluyla devirler yaptığını, 2010 yılı Ocak-Haziran ayları içerisinde ............

18.000,00 TL, 5.000,00 TL ve 50,00 TL parasını çekerek davalı ...’nın, dava dışı ... ile davalılar...ve ........’ın hesaplarına aktardığını, davalı ...’ya 23... parselin kadastro ile verildiğini, 82... parselin muvazaalı satışla devredildiğini, 5 49... parselin istimlak edildiğini, mirasbırakanın bu istimlak parasını damadı ... ...e verdiğini, 1983 yılında ... ...den alınamayan 300.000,00 TL olduğunu, 1985 yılında satılan bağın parasının da dava dışı damat ...’e verildiğini, 1974-1977 tarihleri arasında satılan tarla parasının iki damada verildiğini, her ne kadar damatlara verilmiş görünse de bu paraların davalı iki kıza verildiğini,

başka bir taşınmazın satılarak parasının davalı ... ve çocukları için kullanıldığını, davalı ...’ın eşi adına alınan 5 50... parselde kayıtlı 9 nolu dükkanın parasının mirasbırakan tarafından karşılandığını, bu davalının eşi adına alınan 9 00... ve 3 parsellerin parasının da mirasbırakan tarafından ödendiğini, 1974 model arabaya da mirasbırakanın yardım ettiğini, 9 01... ve 19 parseller ile 84... ve 4 parsellerin kadastro tespiti sırasında davalı ... adına tespit edildiğini, 9 01... , 84... ve 9 26... parsellerin hibe yoluyla verildiğini, davalı ...’e 9 03... , 9 27... , 6 80... parsellerin 2000 yılında muvazaalı satış ile devredildiğini,

davalı ...’e 9 01... , 2, 3 ve 7 54... parselin 2000 yılında muvazaalı satış ile devredildiğini, davalı ...’e 9 18... parselin verildiğini ileri sürerek denkleştirme ve tenkis yapılarak miras payının iadesini ve tescilini, muvazaalı olarak yapılan devirlerin iptalini istemiş; davacı vekili 19.07.2017 tarihli dilekçesinde, dava konusu 9 26... parselin sehven 26 parsel olarak bildirildiğini, doğrusunun 9 26... parsel olup bu parselin mirasbırakan tarafından 2007 yılında davalı ...’ye verildiğini beyan etmiş.

04.02.2016 tarihli açıklama dilekçesinde, davanın tenkis talebi içerdiğini, tenkis yapılabilmesi için terekenin tespiti gerektiğini, davanın tenkis davası olması nedeniyle mirasbırakanın mal varlığı ve davacının miras payı tespit olunmadan harcın tamamlanmasının mümkün olmadığını. 20.04.2016 tarihli duruşmada, davanın tenkis davası olduğunu.

13.02.2019 tarihli duruşmada ise öncelikli talebin terekenin tespiti ve tenkis, fer'i talebin muvazaalı işlemlerin iptali olduğunu beyan etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının daha önce Avanos Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/309 Esas, 2013/353 Karar sayılı dosyası üzerinden konusu ve tarafları aynı olan iptal-tescil davası açtığını, 18.11.2013 tarihinde davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, anılan kararın eldeki dava açısından kesin hüküm teşkil ettiğini, ayrıca söz konusu davanın açılış tarihi itibarıyla eldeki davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, anılan dosyada tarafların 18.11.2013 tarihinde sulh olduklarını,

davacıya 1 tam 1 hisseli taşınmaz verilip denkleştirme amacıyla kendisinden 2.000,00 TL alınarak sulh yapıldığını, 82... parselde davacının da 1/3 payı olduğunu, davalılar ...ve ...’a bedeli mukabilinde devirler yapıldığını, mirasbırakanın minnet duygusuyla satış bedelini düşük tuttuğunu, mirasbırakanın davacıya da taşınmaz verdiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Avanos Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 2015/184 Esas, 2019/53 Karar sayılı kararıyla; davacının asli talebi olan tenkis talebi yönünden hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine, fer'i talebi olan muris muvazaası nedeniyle tapu iptal-tescil talebi yönünden, dava konusu 7 54... , 6 80... , 9 27... , 9 01... , 2, 3, 82... , 9 03... , 9 18... ve 9 26... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden ise tapusuz taşınmazların kadastro yolu ile edinilmesinde muris muvazaasının uygulanamayacağı ve muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın tenkis, olmadığı taktirde muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu,

mirasbırakanın ölüm tarihi ile daha önce açılıp feragatla sonuçlanan davanın açılma tarihi nazara alındığında, tenkis isteği yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği, muris muvazaası nedeniyle iptal ve tescil isteği yönünden ise dava konusu bir kısım taşınmaz bakımından kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu,

diğer taşınmazlar bakımından da kadastro tespitinden önce tapusuz taşınmazların mirasbırakan tarafından devredilmesinde muris muvazaasının söz konusu olmayacağı, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı belirlenerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin temyiz talebi üzerine, Dairenin 27.04.2022 tarihli ve 2020/3002 Esas, 2022/3575 Karar sayılı kararıyla; asıl talep olan tenkis istemi yönünden yapılan değerlendirmede,

davacının daha önce Avanos Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/309 Esas sayılı dosyası üzerinden 18.11.2011 tarihinde açmış olduğu tapu iptali ve tescil istekli davanın dava tarihi ile davacının eldeki davada dava dilekçesinde açıkladığı olgular ve daha önce açılan davada tanık olarak dinlenen davacının dava dışı eşi ...’nün beyanı birlikte değerlendirildiğinde TMK’nın 571. maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği benimsenerek öncelikli tenkis isteği yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş olmasının doğru olduğu;

davacının daha önce açmış olduğu ve feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın eldeki dava açısından kesin hüküm teşkil ettiği; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemi bakımından dava konusu 7 54... , 6 80... , 9 27... , 9 01... , 2, 3, 82... , 9 03... ve 9 18... parsel sayılı toplam 9 parça taşınmaz yönünden kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olduğu, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde ise kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilen dava konusu 9 26... parsel sayılı taşınmazın dava tarihi itibarıyla davacı adına kayıtlı olduğu,

bu taşınmazla ilgili tapu iptali ve tescil isteğiyle dava açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı, bu taşınmaz hakkında dava şartlarından olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı.

İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmında dava konusu diğer taşınmazlar yönünden davanın esastan reddine karar verildiği, bu taşınmazların hangileri olduğunun hüküm yerinde açıkça belirtilmediği ve tapu bilgilerine yer verilmeksizin muğlak ifade kullanılmasının HMK’nın 297/2. maddesine aykırılık teşkil ettiği; dava konusu 23... parselin davalı ...’ya, dava konusu 9 01... , 19, 84... ve 4 parsel sayılı taşınmazların davalı ...’e dava dışı 3. kişilerden geçtiği, bu taşınmazların mirasbırakanla ilgisi bulunmadığı,

dava konusu 9 01... ve 84... parsel sayılı taşınmazların mirasbırakandan bağış yoluyla davalı ...’e geçtiği ve bağış yoluyla yapılan temliklerde muris muvazaasına ilişkin 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanamayacağı, bu nedenle anılan taşınmazlar yönünden bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi; dava konusu 5 49... parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan tarafından dava dışı Belediyeye istimlaken temlik edildiği,

kayıt malikinin dava dışı Belediye olduğu gözetilerek bu taşınmaz yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, dava konusu 5 50... parselde kayıtlı 9 nolu dükkan ile dava konusu 9 00... ve 3 parsel (yeni 11 38... parsel) sayılı taşınmazların dava dışı 3. kişiler adına kayıtlı olduğu gözetilerek bu taşınmazlar yönünden de husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilirken de bu hususların ve ret gerekçelerinin gözetilmesi,

yenileme ile ada ve parsel numaraları değişen dava konusu taşınmazların tespiti ile hükümde bu hususun nazara alınması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu belirlenerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemesince Birinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

Avanos Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli ve 2022/309 Esas, 2023/18 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların toplamda 20 adet parsel olduğu (9 00... ve 3 parselin birleşerek 11 38... parsel olduğu), 9 adet parselin kesin hüküm nedeni ile reddi gerektiği, 1 adet parsel yönünden hukuki yarar yokluğu ve 3 adet parsel yönünden ise husumet yokluğu yönünden her bir ret (kesin hüküm, hukuki yarar ve husumet yokluğu) nedenleri için davalılar lehine ayrı ayrı 9.200,00 TL maktu vekalet ücreti, 7 adet parsele dair talebin esastan reddi yönünden.

9 01... , 19, 20, 84... , 4, 5 ve 23... parsel sayılı taşınmazların dava tarihi itibariyle toplam 1.554.559,00 TL tutarın davacının miras hisse oranının 1/3'ü olan 518.186,33 TL üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplandığı belirlenerek asıl talep olan tenkis talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, terditli tapu iptali ve tescil talebi yönünden.

7 54... , 6 80... , 9 27... (yeni 9 26... parsel), 9 01... , 2 ve 3, 82... (yeni 15 09... parsel), 16 51... (eski 9 03... parsel) ve 9 18... parsel (yeni 9 26... parsel) bakımından davanın kesin hüküm nedeni ile reddine, 9 26... parsel yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, 9 01... ve 84... parsel (yeni 16 28... parsel) yönünden davanın reddine, 5 49... parsel (yeni 17 85... parsel) yönünden husumet nedeniyle reddine, 5 50... parsel 9 nolu bağımsız bölüm ve 9 00... ve 3 parsel (yeni 1138 (1133) ada 18 parsel) yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz talebi üzerine, Dairenin 18.07.2024 tarihli ve 2023/3291 Esas, 2024/3421 Karar sayılı kararı ile; Mahkemenin karar gerekçesinde, 7 adet parsele ilişkin talebin esastan reddi yönünden; 9 01... , 19... , 84... , 4, 5 parsel ve 23... parsel sayılı taşınmazlar olmak üzere dava tarihindeki toplam değerinin 1.554.559,00 TL olduğu, davacının miras hisse oranınn 1/3'ü olan 518.186,33 TL üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplandığı belirtildikten sonra hüküm sonucunda 23... , 84... ve 4 (yeni 16 28... ve 4) parseller ile 9 01... ve 19 parsel sayılı taşınmazlara yer verilmediği, hüküm ile gerekçe kısmının çelişki oluşturduğu belirtilerek karar bozulmuştur.

D. Mahkemesince İkinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

Avanos Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların toplamda 20 adet parsel olup (9 00... ve 3 parselin birleşerek 11 38... parsel olduğu), 9 adet parselin kesin hüküm nedeni ile reddine, 1 adet parsel yönünden hukuki yarar yokluğu ve 3 adet parsel yönünden ise husumet yokluğu yönünden reddine karar verilmiş, kesin hüküm nedeni ile ret kararı uyarınca davalılar ..., ... ve ... lehine 30.000,00 TL maktu vekalet ücretine, hukuki yarar yokluğu nedeni ile ret kararı uyarınca tüm davalılar lehine 30.000,00 TL maktu vekalet ücretine,

husumet yokluğu nedeni ile ret kararı uyarınca tüm davalılar lehine 30.000,00 TL maktu vekalet ücretine, (...................Mahallesi, 901 ada, 4, 19... parsel ile 84... ve 4 (yeni 16 28... ve 4) ile 84... parsel değerleri 1.290.073,00 TL üzerinden) esas hakkında ret kararı verilen taşınmazlar yönünden davalı ... lehine 192.610,22 TL nispi vekalet ücretine, esastan ret kararı verilen 23... parsel nolu taşınmaz yönünden (1/3 pay karşılığı bedeli 88.164,66 TL üzerinden) davalı ... lehine 30.000,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; tenkis talebine ilişkin hak düşürücü süre dolmadığını, eldeki davada kesin hükmün söz konusu olmadığını, muris muvazaasının sabit olduğunu belirtmiş ve vekalet ücreti yönünden ise dava konusu aynı olan farklı taşınmazlara ilişkin farklı nedenlerle davanın reddedilmesinin aynı vekil için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yine aynı maddi olaya ilişkin açılan davada farklı davalar gibi vekalet ücretine hükmedilmesinin açıkça hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava; tenkis, terditli olarak muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının reddine.

Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; somut olayda, esas hakkında ret kararı verilen taşınmazlar yönünden davacının payına isabet eden değer üzerinden davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken,..................... Mahallesi, 901 ada, 4, 19... parsel ile 84... ve 4 (yeni 16 28... ve 4) ile 84... parsel sayılı taşınmazların değerleri toplamı 1.290.073,00 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, yine 23... parsel nolu taşınmaz yönünden malikinin ... olduğu ve yargılama sırasında ölmesi nedeniyle mirasçıları lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece mirasçılardan davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve herbir ret sebebi için davalılar lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli değildir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin işin esasına yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile temyiz olunan Avanos 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Avanos 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

15.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4456, K. 2025/4503, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. A. Birinci Bozma Kararı
  9. B. Mahkemesince Birinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
  10. C. İkinci Bozma Kararı
  11. D. Mahkemesince İkinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Sebepleri
  14. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  15. VII. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4456
Karar No
2025/4503
Tarih
15 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/4457 K.2025/6652
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/4458 K.2025/6857
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4458 K.2025/7543
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/4459 K.2025/6855
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/4460 K.2025/6854
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/4460 K.2025/5145

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.