İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4460 K.2025/4782

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…

Esas2025/4460Karar2025/4782Tarih3 Kasım 2025Okuma7 dk · 1.396 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/4460 E., 2025/4782 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Kasım 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2024/354 E., 2025/130 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.396 kelime·7 dk okuma·13 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı; borçları sebebiyle aleyhine başlatılan icra takiplerinden dolayı taşınmazının icra yoluyla satılmasını önlemek amacıyla maliki olduğu dava konusu 1 15... parsel sayılı taşınmazını geri vermesi şartıyla kardeşi olan davalıya satış suretiyle bedelsiz olarak temlik ettiğini, devirden sonra çekişmeli taşınmazda oturmaya devam ettiğini, borçlarından kurtulduktan sonra taşınmazı geri vermesini istemesine rağmen davalının iadeye yanaşmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş; cevaba cevap dilekçesinde ise dava dilekçesindeki iddialarına ek olarak davalının içinde bulunduğu zor durumdan faydalanarak hile ile taşınmazın adına tescilini sağladığını, davalının taşınmazın tahliyesi için başlattığı işlemler sonucunda kandırıldığını anladığını ileri sürmüştür.

II. CEVAP

Davalı; çekişmeli taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, davacının iddiasını ancak yazılı delille kanıtlayabileceğini, hile yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2018 tarihli ve 2016/459 Esas, 2018/232 Karar sayılı kararıyla; iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2020 tarih ve 2018/21 52... /1607 Karar sayılı kararıyla; Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; “ Hemen belirtilmelidir ki, hile iddiasına yönelik davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş olması doğrudur.

Davacının inançlı işlem iddiasına yönelik temyiz itirazlarına gelince; somut olayda, davacı ...’in şikayeti üzerine davalı ... ve dava dışı kişiler hakkında yalan tanıklık suçundan başlatılan Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/102 sayılı soruşturma dosyasında, davalı ...’nin şüpheli sıfatıyla 11.01.2018 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde “....’in bilgisi dahilinde Mürsel’e 700 TL ödedim. ...’in ev ve arsasını tapuda kendi üzerime aldım.

Daha sonra ...’e 1998 yılının yılbaşına kadar parayı geri verirsen ben de ev ve arsanı sana geri devrederim dedim. Ancak ... bana belirttiğim süre içerisinde parayı ödemedi. Ev ve arsa halen benim üzerimedir...” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakta olup anılan bu beyanın İçtihadı Birleştirme Kararı'nın aradığı inançlı işlemin ispatı niteliğinde olduğu tartışmasızdır.

Hâl böyle olunca, davada ileri sürülen inançlı işlem iddiasının gerçekleşmiş olduğu kabul edilerek, TBK’nın 97. maddesi hükmü gözetilerek taraflar arasındaki alacak ve borç miktarının açıklığa kavuşturulması, borcun varlığının tespiti halinde, borç miktarının mahkeme veznesine depo edilmesi konusunda davacıya önel verilmesi,

depo edilirse faiziyle birlikte davalıya ödenmesine hükmedilerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılıp İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 24.02.2023 tarihli ve 2022/36 Esas, 2023/123 Karar sayılı kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; dosya kapsamında davacının davalıya borcunun 700,00 TL (paradan altı sıfır atılmadan önce 700.000.000,00 TL) olduğunun tespit edildiği, uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen rapora göre 700.000.000,00 TL'nin 01.01.1999 ile Kasım 2016 tarihleri arasındaki parasal değişimi TÜFE'ye göre 11.209,93 TL, ...'ye göre ise 10.736,36 TL olduğu, paranın faizli getirisinin başlangıç tarihinin yirmi üç yıl öncesine ait olması ve faiz datasına ulaşılamadığından yapılamadığının belirtildiği,

böylece taraflar arasındaki borç miktarının 700,00 TL olduğunun tespiti ile bilirkişi raporunda belirtilen 700,00 TL'nin TÜFE'ye göre dava tarihi itibariyle güncel değerinin Mahkeme veznesine depo edilmesine karar verildiği, davacı tarafından depo ara kararının yerine getirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 15... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mahkeme veznesine depo edilen 11.209,93 TL'nin işleyecek nemaları ile birlikte davalı ...'e ödenmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; “ Dairenin emsal kararlarında da yer aldığı üzere, mali bilirkişi tarafından denkleştirici adalet ilkesi gereğince davacının depo etmesi gereken miktarın belirlenmesi gerekmektedir O halde; davacının, maliki olduğu 1 15... parsel (eski 64 parsel) sayılı taşınmazını 27.04.1998 tarihli resmi senetle davalıya 600 TL (eski 600.000,00 TL) bedelle satış suretiyle temlik ettiği, davacının icra borçlarına karşılık taşınmazın davalı tarafından satın alındığının anlaşıldığı,

icra dosyalarının bulunamaması nedeniyle tam anlamıyla borcun tespit edilemediği ancak hem davalının Savcılıktaki beyanı ile hem de tanık beyanları ile 700 TL (eski 700.000,00 TL) borç bulunduğunun tespit edildiği, 1998 yılındaki temlikten sonra da davacının taşınmazı kullanmaya devam ettiği gözetildiğinde denkleştirici adalet kuralı gereğince iadeye karar verilerek satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması gerekir.

Hâl böyle olunca, mahkemece, TEFE ve TÜFE endekslerinin Devlet İstatistik Enstitüsü’nden sorularak satış bedelinin, temlik tarihi itibariyle çeşitli ekonomik etkenlerin (enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs.) ortalamaları alınmak suretiyle ulaşacağı alım gücünün, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar altında ve gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişi veya kurulundan nedenlerini açıklayıcı, taraf, hâkim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak belirlenmesi gerekir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın inançlı işlem gereği davalıya devredildiği, Daire bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu gereği belirlenen borç miktarının davacı tarafça mahkeme veznesine depo edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 15... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mahkeme veznesine depo edilen 18.227,84 TL'nin işleyecek nemaları ile birlikte davalı ...'e ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın inançlı işlem gereği davalı adına tescil edilmediğini, kaldı ki inançlı işlem iddiası yönünden davacının edimini yerine getirmediğini, davacı tarafça 16 yıl sonra dava açılmasının dürüstlük kurullarına aykırı olduğunu, bu nedenle Mahkemece dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerine göre belirlenen miktarın depo edilmesi gerekirken, 1998 yılındaki belirlenen borcun güncel değerinin hesaplanarak bu miktarın depo edilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece bilirkişi raporuna yapılan itirazın dikkate alınmadığı belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, hile ve inançlı işlem hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının maliki olduğu 1 15... parsel (eski 64 parsel) sayılı taşınmazını 27.04.1998 tarihinde ağabeyi olan davalıya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki; hükmüne uyulan bozma ilamlarında belirtildiği şekilde işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalının işin esasına ilişkin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Dairenin 03.06.2024 tarihli 2023/3810 Esas, 2024/4027 Karar sayılı bozma ilamı ile; davacının maliki olduğu 1 15... parsel (eski 64 parsel) sayılı taşınmazını 27.04.1998 tarihli resmi senetle davalıya 600 TL (eski 600.000,00 TL) bedelle satış suretiyle temlik ettiği, davacının icra borçlarına karşılık taşınmazın davalı tarafından satın alındığının anlaşıldığı, icra dosyalarının bulunamaması nedeniyle tam anlamıyla borcun tespit edilemediği ancak hem davalının Savcılıktaki beyanı ile hem de tanık beyanları ile 700 TL (eski 700.000,00 TL) borç bulunduğunun tespit edildiği,

1998 yılındaki temlikten sonra da davacının taşınmazı kullanmaya devam ettiği gözetildiğinde denkleştirici adalet kuralı gereğince iadeye karar verilerek satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması gerektiği, bu nedenle Mahkemece, TEFE ve TÜFE endekslerinin Devlet İstatistik Enstitüsünden sorularak satış bedelinin, temlik tarihi itibariyle çeşitli ekonomik etkenlerin (enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs.) ortalamaları alınmak suretiyle ulaşacağı alım gücünün,

yukarıda açıklanan ilke ve esaslar altında ve gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişi veya kurulundan nedenlerini açıklayıcı, taraf, hâkim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu, Dairenin bozma ilamında da belirtildiği üzere taraflar arasındaki borcun 700 TL ( eski 700.000,00 TL ) olarak tespit edildiği,

bu durumda Mahkemece 700 TL ( eski 700.000,00 TL )‘nin denkleştirici adalet kuralı gereğince dava tarihi itibari ile ulaştığı değerinin belirlenerek bu bedelin Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca mahkeme veznesine depo ettirilmesi için önel verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı olarak 600 TL ( eski 600.000,00 TL )‘den hesaplanan değer üzerinden depo kararı verilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4460, K. 2025/4782, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. A. Bozma Kararı
  9. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  10. C. İkinci Bozma Kararı
  11. D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Sebepleri
  14. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  15. VII. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4460
Karar No
2025/4782
Tarih
3 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4461 K.2025/15764
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4461 K.2025/9186
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/4463 K.2025/7057
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4464 K.2025/15971
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/4464 K.2025/5344
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/4465 K.2025/15469

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.