KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/4620 E., 2025/5204 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/894 E., 2025/846 K.
- İlk derece mahkemesi
- Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/173 E., 2021/367 K.
Karar Metni
860 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; 13 44... parsel sayılı taşınmazlarının ifraz ve taksimi için kardeşleri olan davalı ...'yi vekil tayin ettiklerini, ancak davalının vekâlet görevini kötüye kullanarak ifrazen taksim suretiyle oluşan 17 34... parselin tamamını adına, 17 34... , 8 ve 9 parsellerde ise kendi payını iki katına çıkararak tescilini sağladığını ileri sürerek 17 34... parselin 3. kişiye satılması nedeniyle paylarına düşecek bedelin tahsiline, 17 34... , 8 ve 9 parsellerin ise payları oranında davalı adına fazla tescil edilen kısmın iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 08.04.2016 tarihli ve 2014/232 Esas, 2016/375 Karar sayılı kararıyla; tüm kardeşlerin imar uygulaması ile alması gereken miktarlar toplandığında 1.314,82 m² geldiği ve bu miktar üzerinden hisselendirme yapıldığında davacıların hisselerinin 1004/4480, davalı ...'ın hissesinin ise 912/4480 olması gerektiği yönündeki bilirkişi raporunun bilimsel, gerekçeli, denetime elverişli, dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davalının tapudaki hissesinden raporda belirtilen olması gereken hissenin çıkartılması suretiyle geriye kalan 448 hissenin iptali ile davacılar adına eşit hisseli olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 10.06.2020 tarihli ve 2016/14433 Esas, 2020/2502 Karar sayılı kararıyla, 13 44... parsel parsel sayılı taşınmazların tüm geldileriyle birlikte tedavüllü tapu kayıtlarının ve akit tablolarının temini, 13 44... parsellerin yola ve parka terkine dair tespit belgelerinin getirtilmesi, hüküm vermeye elverişli, ayrıntılı, denetlenebilir rapor alınması, vekâlet görevinin kötüye kullanılması iddiası bakımından araştırma yapılması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemenin 30.11.2021 tarihli ve 2020/173 Esas, 2021/367 Karar sayılı kararıyla; tüm kardeşlerin imar uygulaması ile alması gereken miktarlar toplandığında 1.314,82 m² geldiği ve bu miktar üzerinden hisselendirme yapıldığında davacıların hisselerinin 1004/4480, davalı ...'ın hissesinin ise 912/4480 olması gerektiğinin belirtilmesi karşısında bilirkişi raporunun bilimsel, gerekçeli, denetime elverişli, dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından davanın kabulü ile 17 34... ,
8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların davalının tapudaki hissesinden 448/4480 oranındaki kısmının iptali ile davacılar adına eşit hisseli (224/4480'er hisse) olarak tesciline, 17 34... nolu parsel bakımından davacı ... için 27.789,28 TL, davacı ... için 27.789,28 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 22.06.2022 tarihli 2022/1707 Esas, 2022/5099 Karar sayılı kararı ile karar onanmış ve davalının karar düzeltme isteği üzerine Dairenin 01.12.2022 tarihli 2022/7587 Esas, 2022/7862 Karar sayılı kararı ile talep reddedilerek karar kesinleşmiştir.
Tapu Müdürlüğü tarafından 18.02.2025 tarihli yazı ile Mahkemeden her taşınmazda 448/4480 payın iptali mi yoksa üç taşınmazda toplam 448/4480 hissenin mi iptal-tescil işlemi yapılacağına ilişkin tereddüt olduğundan bildirilmesinin talep edildiği, Mahkemenin 26.02.2025 tarihli cevap yazısında ise hükmün her taşınmazda ayrı ayrı 448/4480 payın iptali şeklinde olduğunun belirtildiği ve 30.01.2025 tarihinde infaz edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı ... tarafından 06.03.2025 tarihli tavzih dilekçesi ile kararın infazda tereddüt oluşturduğunu, tapudaki hissesinin her üç parsel içinde ayrı ayrı belirtilerek her parseldeki 448/4480 yani %10 kesinti yapılması yönünden düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece 25.03.2025 tarihli ek karar ile; talebin, hükmün değiştirilmesi ve genişletilmesi kapsamında kalacağından reddine karar verilmiştir.
Ek kararın temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 08.05.20 25... /2262 Esas, 2025/2480 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesi yapılması için tetkiksiz iade kararı verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tapu kayıtlarında davaya konu taşınmazlardaki davalı hissesi açıkça gösterilmiş olup gerekçeli kararın hüküm fıkrasında da bu hisselerden iptal ve davacılar adına tescil edilecek payların açık olarak belirtildiği, infazda oluştuğu bildirilen tereddütün de Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı ile giderildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tapu kaydındaki yüz ölçümü baz alınarak 448/4480 hisse yani % 10 kesinti yapılıp kesinti yapılan hisse miktarının 1/2'si ..., 1/2'si de ... adına eşit hisse olarak tapuya kayıt ve tescil işlemi yapılması gerekirken kesinleşen Mahkeme kararı dışına çıkılarak yeni bir hisse hesabı yapılıp daha fazla kesinti yapılması nedeniyle hak kaybına uğradığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tavzih istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4620, K. 2025/5204, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama