KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/4807 E., 2026/1621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/495 E., 2024/181 K.
- İlk derece mahkemesi
- Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/40 E., 2017/297 K.
Karar Metni
895 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 1 56... parsel sayılı 32,80 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kargir dükkan vasfıyla; 1 65... parsel sayılı 1.074,12 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle arsa vasfıyla; 1 65... parsel sayılı 2.125,47 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kargir ev, ahır ve bahçe vasfıyla; 1 68... parsel sayılı 15.163,62 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle fındıklık vasfıyla ayrı ayrı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalılar ile davacının kardeş olduğunu, dava konusu 1 56... , 1 65... , 7, 13, 15, 19, 34... ada 1 parsel sayılı taşınmazların müşterek muris ...’den geldiği halde kadastro tespiti sırasında taşınmazların yalnızca davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazlarda davacının miras payının bulunduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının davacının miras payı oranında iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili bilahare 29.06.2016 tarihli dilekçeyle; yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarından muris ...’in sağlığında yaptığı taksimle, isteği halinde kendilerine verilmesi şartıyla kız çocuklarının payını erkek çocuklarına bıraktığını, davacının payının davalı ...’a bırakıldığının anlaşıldığını beyan ederek davalı ... adına kayıtlı 1 65... , 15, 19... parsel sayılı taşınmazlara yönelik davadan feragat ettiklerini, davaya ... adına kayıtlı 1 56... , 1 65... , 13... ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden devam ettiklerini beyan ederek ... adına kayıtlı taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras taksimi uyarınca taşınmazların yarı payının davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; adına kayıtlı 1 65... parsel sayılı taşınmazı 3. kişi olan ...’dan, 1 56... parsel sayılı taşınmazı ise ...’dan satın aldığını, öte yandan 1 65... ve 1 68... parsel sayılı taşınmazların babasından geldiğini ancak babasının, sağlığında bu taşınmazları kendisine bıraktığını, davacıya ise köy içinden 8 dönüm fındıklık bıraktığını ancak davacının bu taşınmazı diğer kardeşi olan davalı ...’e verdiğini, davacının hakkının ...’da olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/40 Esas, 2017/297 Karar sayılı kararıyla; duruşmada dinlenen tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi ...’den geldiği, murisin sağlığında taşınmazları paylaştırdığı, bu paylaşımda kızların paylarının kızlara verilmek üzere erkeklerde bırakıldığı, buna göre dava dışı mirasçı ...’nin payının ...’de, davacının payının ise ...’da olduğu;
ancak ... tarafından davacının hakkının verilmediği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın ise kabulüne, 1 56... , 1 65... , 13... ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacının muris ...’den gelen miras payı oranında davacı adına tesciline, kalan kısmın davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 24.10.2019 tarihli ve 2018/2065 Esas, 2019/1565 Karar sayılı kararıyla; davaya konu taşınmazların öncesi itibariyle belgesiz nitelikte olduğu, bu nedenle muris ... ...'nın zilyetliğin teslimi suretiyle yaptığı işlemin bağış niteliğinde olduğunun değerlendirilmesinin gerektiği, murisin sağlığında yaptığı bağış işleminden 29.04.2009 tarihinde ölene kadar dönmediği ve vefat tarihinde taşınmazların terekede mevcut olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/40 Esas,
2017/297 Karar sayılı ve 15.11.2017 tarihli kararının HMK’nın 353/1-b.2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile; davalı ... adına kayıtlı taşınmazlar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairenin 15.03.2022 tarihli ve 2021/4192 Esas, 2022/2093 Karar sayılı kararıyla; yapılan araştırmanın yetersiz olduğu belirtilerek tanıkların duruşmada dinlenmediği, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, davalı ...’ın tutunduğu senetlerin yöntemince uygulanmadığını, temyize konu taşınmazların kimden geldiği ile muristen geliyorsa sağlığında paylaştırıp paylaştırmadığı belirlenmeden sonuca gidildiği belirtilerek kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 1 65... parselin davalı ... tarafından dava dışı 3. kişiden satın alındığı ve tereke malı olmadığı, öte yandan 1 56... , 1 65... , 1 68... parsellerin ise muristen intikal ettiği ve davacının miras payının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 1 65... parsele ilişkin davanın ispat edilemediğinden reddine, 1 56... , 1 65... ve 1 68... parseller yönünden ise davanın kabulü ile taşınmazların tapu kaydının iptali ve 3/40 oranında davacı adına tesciline, bakiye payın davalı üzerinde bırakılmasına hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz edilen davacı vekili duruşmaya katılmadığından duruşma vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4807, K. 2026/1621, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama