İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4830 K.2025/4552

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2025/4830Karar2025/4552Tarih16 Ekim 2025Okuma6 dk · 1.191 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/4830 E., 2025/4552 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ekim 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1814 E., 2025/65 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2013/216 E., 2023/131 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.191 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili. 1 62... parsel sayılı taşınmazın............ uyruklu olan 6480/181440 payı............. kızı ...........

3780/181440 payı ........... oğlu ........., 6480/181440 payı ... kızı.............., 17820/181440 payı ... oğlu........., 10260/181440 payı ... oğlu..........adına 1958 tarihinde kadastro işlemi ile kayıtlı iken ifraz edildiği, Eyüp 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.02.1989 tarihli 1988/258 Esas, 1989/73 Karar sayılı kararı ile adlarına kayıtlı payların davalı tarafından vaziyet edildiği ve kayıp kişilerden olduklarından bahisle davalı adına tescile karar verildiği, kayıt maliklerinin mirasçıları bulunduğundan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptaline, maluliyetin kaldırılmasına,

hasımlı veraset davasında belirlenecek miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; kesinleşen mahkeme kararı ile taşınmazın adına tescil edildiğini, tescile dayanak oluşturan vaziyet kararının alındığı tarihten itibaren iki ay içerisinde aksinin ispatlanması gerektiğini, ifraz parselinde yapılan kamulaştırmada yola terkin yapılmadan bedel ödenmeyeceğinin belirtildiğini, ferağ verilmesine rağmen Panoyot payı ile hükümdeki miktar aynı olmadığı için tescil işlemi yapılmadığından bedelin ödenmediğini, bu aşamada husumet yöneltilemeyeceğini, tescil hükmüne ilişkin açılan davanın İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/11 Esas, 2012/178 Karar sayılı kararı ile reddedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eski 9 parselin 34... parsele ifraz edildiği, 34 parselin ifrazından oluşan 48... parsellerde dava tarihi itibari ile davalı adına kayıtlı pay bulunmadığı, Eyüp 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/258 Esas sayılı dosyasının 34 parsele ilişkin olduğu, 35 parselde muris adına kaydın baki olduğu, bu nedenle tapu iptali - tescil talepli bu davada taşınmazda payı bulunmayan davalının taraf sıfatı bulunmadığından davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

1 62... parsel sayılı taşınmazın ifrazen 1 62... ve 34 parsellere ayrıldığı, 34 parselin ise 48... parsellere ayrıldığı, 1 62... ve 49 parsellerin evvelki tapu kayıtlarında 6480/181440 payın ... kızı..........adına kayıtlı olduğu, daha sonra el değiştirdiği, el değiştirmenin ne şekilde olduğunun tapu kütük sayfalarında anlaşılmadığı, son hali ile dava konusu 1 62... parselin kamulaştırıldığı ancak işlemin tamamlanmadığı, 6480/1181440 payın ... kızı .......... adına kayıtlı olduğu, 1 62... parselin (tam pay) 29.12.2005 tarihinde .......... adına tescil edildiği,

1 62... parselin ise dava dışı gerçek kişiler adına değişik paylarda kayıtlı olduğu, davalı adına bir kayıt bulunmadığı,..........Vakfından icareli olduğuna ilişkin şerh bulunduğu, ...........

Vakfı adına oluşan 5375/12096 payın daha sonra kamulaştırma sureti ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına 26.04.2017 tarihinde tescil edildiği, son hali ile her üç taşınmaz yönünden davalı vakıf adına veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına kayıtlı bir pay bulunmadığı, davacıların talebinin tapu iptali - tescile ilişkin olduğu, tazminat talebi bulunmadığı, tapu iptali ve tescil davasının malike karşı açılması gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahluliyet kararını davalı İdarenin aldığını, dahili davalı suretiyle yeni malikin dahil edilmesi veya ek dava açılması için süre verilmesi gerektiğini, tedavül kayıtlarının eksik getirildiğini, yolsuz tescilin belirlenemediğini, payın nereye gittiğinin tespit edilemediğini, taşınmazın kısmen kamulaştırmasız el atmaya konu edilmesinin tescili engellemeyeceğini, ek rapor alınması talebinin reddedildiğini, adil yargılama süreci ihlal edilerek mülkiyet hakkının yok edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, yolsuz tescil hukuksal nedeni dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.

Bilindiği üzere. Türk Medeni Kanunu'nun 705/1. ve 1022. maddeleri hükümlerine göre taşınmaz mülkiyetinin kazanılması sicile tescil koşuluna bağlıdır. Ayni haklar kütüğe tescil ile doğar, sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır.

Oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur. Değinilen yasa hükümlerinde öngörüldüğü gibi, hukukumuzda ayni hakkın doğumu veya kaldırılması tescil işleminin yapılmış olmasına bağlıdır. Başka bir deyişle hak tescil edilmedikçe ayni hak niteliğini kazanamaz; mülkiyetin nakledildiğinden söz edilemez.

Diğer taraftan, taşınmazların tescilden önce mülkiyetlerinin geçmesine olanak sağlayan haller Türk Medeni Kanunu'nun 705/2. maddesinde “Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer haller” olarak sayılmıştır.

Dosya içeriğinden. 1 62... parsel sayılı 34.3 56... miktarlı bostan ve kulübe nitelikli nevi ".............

Vakfından" olan taşınmazın 6480/181440 payı ... kızı ......., 6480/181440 payı ... kızı .........., 3780/181440 payı ... oğlu ............, 17820/181440 payı ... oğlu ........... ve 10260/181440 payı ... oğlu ..........adına 19.11.1958 tarihli kadastro işlemi ile kayıtlı iken 15.07.1971 tarihli ifraz işlemi ile 34 parsel sayılı 90 62... miktarlı bostan nitelikli ve 35 parsel sayılı 25.2 94... miktarlı bostan ve kulübe nitelikli taşınmazların oluştuğu, 35 parsel sayılı taşınmazın ...........

Sulh Hukuk Mahkemesinin 01.01.19 91... /579 Esas, 1991/257 Karar sayılı kararı ile Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığından, tespit edilen bedelin Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ödenmesine karar verildiği, kararın 09.04.1991 tarihinde kesinleştiği, terkin işlemi yapılmadığından taşınmazın halen kayıt malikleri adına tescilli olduğu,

34 parsel sayılı taşınmazda ise Eyüp 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.02.1989 tarihli 1988/258 Esas, 1989/73 Karar sayılı kararı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından hasımsız olarak açılan davada ............................ ve dava dışı kişiler adına kayıtlı toplam 73065/181440 payın İdare adına tesciline karar verildiği, kararın 13.04.1989 kesinleştiği, 02.10.1990 tarihinde idare adına tescil edildiği,

34 parselin ise 15.12.1988 tarihinde ifraz edilerek 1 62... parsel sayılı 1 63... miktarlı bostan ve 1 62... parsel sayılı 8.8 99... miktarlı bostan nitelikli taşınmazların oluştuğu, 49 parsel sayılı taşınmazın ortaklığın giderilmesi neticesinde 22.10.2002 tarihli cebri satış ile dava dışı .............e devredildiği, onun da 23.07.2004 tarihinde taşınmazı dava dışı .............’e temlik ettiği ve bilahare 29.12.2005 tarihinde taşınmazın dava dışı ..............e satış suretiyle temlik edildiği,

48 parsel sayılı taşınmazda ise davalı İdarenin hükmen tescil edilen 73065/181440 payını mevcut 7560/181440 payı ile birleştirilerek ve tashih ile 27.02.2012 tarihinde 5375/12096 (80625/181440) pay olarak Kasım Ağa Vakfı adına tescil edildiği, bahsi geçen payın Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 20.10.2011 tarihinde açılan kamulaştırmasız el atma davası neticesinde İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.01.2014 tarihli 2013/78 Esas, 2014/36 Karar sayılı kararı neticesinde yol olarak terkini ile tespit edilen bedelin İdareye ödenmesine karar verildiği,

kararın 23.02.2016 tarihinde kesinleştiği, tapu kayındaki payın 26.04.2017 tarihinde kamulaştırma ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle dava konusu 35... parsel sayılı taşınmazların dava tarihinden önce kamulaştırıldığı, 49 parsel sayılı taşınmazın ise dava tarihinde önce satış suretiyle dava dışı 3. kişilere devredildiği, bedel isteği de bulunulmadığı gözetildiğinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

16.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4830, K. 2025/4552, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkeme Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4830
Karar No
2025/4552
Tarih
16 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4832 K.2025/4291
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4833 K.2025/13829
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/4833 K.2025/12958
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4834 K.2025/4488
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/4834 K.2025/7471
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/4836 K.2025/12471

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.