KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/5109 E., 2025/5288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/781 E., 2025/1026 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/7 E., 2025/24 K.
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 8 08... parsel sayılı taşınmazı 17.02.1976 tarihinde satın aldığını ancak sehven babası adına tespit ve tescil edildiğini, durumu düzeltmek için kardeşlerinden bir kısım payları geri aldığını ancak davalıların paylarını devretmediklerini ileri sürerek davalılar adına kayıtlı payların tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 12.01.1988 tarihinde kesinleştiği, kadastro öncesi nedene dayalı olarak 10.01.2023 tarihinde açılan davada 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin kadastro tespitinden önce ölmesi halinde kesinleşmeden itibaren 10 yıllık süre içinde dava açılması gerektiğini, bu hâl dışında herhangi bir hak düşürücü süre ya da zamanaşımı süresinin bulunmadığını, murisin kadastro tespitinden sonra öldüğünü bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro çalışmaları sonucu Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 8 08... parsel sayılı taşınmazın (eski Kale mahallesi, 1 88... parsel) kadastro tespit tutanağının 12.01.1988 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 10.01.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5109, K. 2025/5288, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama