KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/5175 E., 2025/5148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1579 E., 2025/1347 K.
- İlk derece mahkemesi
- KDZ.Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/181 E., 2023/155 K.
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; dava konusu ... ... köyü 2 06... parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak murisi ... ...'den gelmekte olup kadastro çalışmalarında davacıların abileri olan davalı adına tespit gördüğünü ileri sürerek taşınmazın ekli krokide gösterdiği alana ilişkin kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ve ayrı bir parsel numarası ile müvekkilleri ve davalı adına 1/3'er hisseler oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini ve tarafların babaları tarafından kadastro tespitinden ölüm tarihine kadar kadastro tespitine itiraz veya tapu iptali-tescil davası açılmadığını, davacıların da babalarının ölümünden bu yana yaklaşık 5 yıl geçmesine rağmen tapu iptali ve tescil talepli dava açmamalarının tüm taşınmazların kadastro tespitinden önce taraflarca paylaşıldığı, bu paylaşıma göre kadastro tespitinin yapıldığı ve mevcut tapu kayıtlarının oluşturulduğunun açık ispatı niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların tespitten önceki hukuki nedene dayalı olarak 18.06.2021 tarihinde dava açtıkları, çekişme konusu taşınmazın tespitinin kesinleştiği 19.08.2008 tarihi ile dava tarihi olan 18.06.2021 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 2008 tarihinde kesinleştiği, davacıların ise kadastro tespitinden önceki bir nedene dayanarak eldeki davayı 2022 tarihinde açtıkları, buna göre dava tarihi itibari ile Yasa'da öngörülen 10 yıllık sürenin dolduğu, hak düşürücü süre nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; her ne kadar kadastro tespitleri 19.08.2008 tarihinde kesinleşmişse de tarafların ortak murisi olan ... ...'in kadastronun kesinleşmesi sonrasında 20.09.2016 tarihinde vefat ettiğini, dava konusu taşınmazın mirasen gelen bir taşınmaz olup murisin sağlığında müvekkillerinin dava açma hakkı olmadığından murisin ölümünden sonra dava açma haklarının doğduğunu, verilen kararın bu açıdan hatalı olduğunu,
murisin ölüm tarihi dikkate alınmadan sadece kadastro tespitinin kesinleşme tarihi dikkate alınarak delilleri toplanılmaksızın ve mahallinde keşif yapılmaksızın hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davalı lehine hatalı ve fazla vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12/3. maddesinde; kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilmiştir.
Kadastro sonucu; Zonguldak ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 2 06... parsel sayılı 2.539,98 metrekare yüz ölçümlü, fındık bahçesi vasıflı taşınmazın 26.02.2008 tarihinde davalı ... adına tespit edildiği, söz konusu tespitin 19.08.2008 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 18.06.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5175, K. 2025/5148, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama