KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/527 E., 2025/3076 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 37. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.048 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; mirasbırakan babalarından kalan dava konusu 9409 ada 15 parseldeki 1, 2, 3 nolu bağımsız bölümler ile 5085 ada 16 parseldeki 6 nolu bağımsız bölümlerin intikal işlemlerinin kolaylıkla yapılabilmesi için vekaletname gerektiği telkini ile davalı abisinin kendisinden hile ile vekaletname aldığını ve iradesi dışında dava konusu taşınmazlardaki paylarını önce dava dışı anneleri ...'e devredip kısa süre sonra geri devraldığını, 3 ve 6 nolu bağımsız bölümleri daha sonra 3. kişiye devrettiğini,
vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek hâlâ davalı adına olan 1 ve 2 nolu bağımsız bölümler yönünden tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tescilini, olmadığı takdirde bedellerinin tahsilini, üçüncü kişiye devredilen 3 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin ise akit tarihindeki rayiç bedelinin tespiti ile şimdilik 20.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, ayrıca intikal tarihinden itibaren davalı tarafından tahsil edilen kira bedellerinin tespiti ile payına isabet eden şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil bedelinin de faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, mirasbırakan babasının hem şahsi hem de sahibi olduğu şirketin yüklü miktarda borcu olduğunu, bu borçların davalı tarafından ödenmesi ve şirket işlerinin takibi ve yönetilmesi karşılığında tüm mirasçıların bir araya gelerek dava konusu 1, 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerin davalıya ait olmasına karar verdiklerini, yine 6 nolu bağımsız bölümün de satılarak anneleri ...'e ev alınmasına karar verildiğini, tüm işlemlerin davacının rızası ve bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 13.03.2017 tarihli vekaletname ile açıkça davalıyı taşınmazların satışı konusunda yetkilendirdiği, davalının hile ile davacıdan vekaletname aldığı iddiasının kanıtlanamadığı, tarafların annesi ...'in de beyanlarında davacının iddialarını desteklemediği, davacının dosyaya sunduğu ses kaydının da hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiği, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden, davacının temliklerden haberdar edilmediği, dava konusu taşınmazların gerçek değerinin altında bedellerle devredildiği gibi akitte gösterilen bedellerin dahi davacıya ödenmediği, davalı, mirasbırakanın hem şahsi hem de şirket borçlarını ödediğini savunmuşsa da bu savunmasını kanıtlar nitelikte delil ve belge sunmadığı,
davacı tanıklarının davalının davacıya hakkını vermediğini beyan ettikleri, dava konusu taşınmazların davalı vekil tarafından ara malik anneleri ...'e devredildikten kısa süre sonra davalıya ve üçüncü kişiye devredildiği, davalı tanığı olarak dinlenen anne ... ara malik olduğundan beyanına itibar edilemeyeceği, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı ve davacının iddiasını ispatladığı,
ecrimisil isteği yönünden ise davalının zaman aşımı savunması nedeniyle en fazla geriye dönük 5 yıllık dönem için talep edilebileceği, bilirkişi raporunda tespit edilen davacının talep ettiği 18.821,32 TL ecrimisilin faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı olan 9409 ada 15 parseldeki 1 ve 2 nolu bağımsız bölümler yönünden tapu iptal-tescile,
üçüncü kişilere devredilen diğer dava konusu 9409 ada 15 parseldeki 3 nolu ve 5085 ada 16 parseldeki 6 nolu bağımsız bölümler yönünden bedele ve 18.821,32 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mirasbırakan babalarının ölümünden sonra davalının İngiltere'den Türkiye’ye kesin dönüş yaptığını ve davacı da dahil olmak üzere babasının işlerinin takibi için tüm aile üyelerinden vekaletname aldığını, yıllarca mirasbırakanın hem şahsi hem de şirketinin borçlarını ödemek uğruna maddi ve manevi zorluklar çektiğini, davacıyı kurs ve dershanelere, tatillere gönderdiğini, özel üniversite yıllık ücretini ödediğini,
Bölge Adliye Mahkemesince şirkete ve mirasbırakanın mali durumuna ilişkin hiçbir delili toplamadığını, davacının eşiyle sorun yaşamamak için kendi rızasıyla vekaletname verdiğini, 3 nolu bağımsız bölümün ½ paydaşı olan dava dışı amcaları ... ile sorunlar yaşandığından burdaki paylarını 3. kişiye sattıklarını, yine 6 nolu bağımsız bölümün de satılarak anneleri ...'e yeni bir daire aldıklarını, dava dışı kardeşi...’nın herhangi bir dava açmadığını, tüm işlemlerin davacının, diğer mirasçıların ve akrabalarının bilgisi dahilinde yapıldığını,
taraflar arasındaki anlaşmaya göre davalının mirasbırakanın borçlarını üstlenmesi ve ödemesi karşılığında 1, 2 ve 3 nolu işyerinin davalıya devredileceği, 6 nolu bağımsız bölümün de annelerinin üstünde kalıp öldüğünde kız kardeşlerine verileceğinin kararlaştırıldığını, Bölge Adliye Mahkemesince mirasbırakandan kalan SGK, vergi borçlarının ödenmesi noktasında gerekli araştırma yapılmaksızın karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, bedel ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının .... Noterliğinin 13.03.2017 tarihli vekaletnamesi ile davalı ...'i vekil tayin ettiği, vekil ...'in dava konusu 9409 ada 15 parseldeki 1, 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerde davacıya ait payları 24.04.2017 tarihli aynı akitle dava dışı anneleri ...'e satış yoluyla devrettiği, anne ...'in ise 29.05.2017 tarihinde taşınmazları davalı oğluna satış yoluyla geri devrettiği, davalının 3 nolu bağımsız bölümü 30.05.2018 tarihinde dava dışı 3. kişiye devrettiği, diğer dava konusu 5085 ada 16 parseldeki 6 nolu bağımsız bölümün de yine davalı vekil tarafından 26.04.2017 tarihinde dava dışı anne ...'e devredildiği, ...'in de 25.05.2017 tarihinde 3. kişiye satış yoluyla devrettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, temyize konu edilen ecrimisil davasının değeri 18.821,32 TL olup anılan değerin dava tarihi itibari ile Bölge Adliye Mahkemesi kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Davalı vekilinin tapu iptali-tescil ve bedele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/527, K. 2025/3076, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama