İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/541 K.2025/953

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2025/541Karar2025/953Tarih26 Şubat 2025Okuma7 dk · 1.430 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/541 E., 2025/953 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Şubat 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/19 E., 2023/20 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.430 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; dava dilekçesinde mevki ve sınırlarını açıkladığı Hatay ili, İskenderun ilçesi, ... mahallesinde bulunan çekişmeli taşınmazın davacı tarafından imar ve ihya edildiğini açıklayarak kazanmayı sağlayan zilyetlikle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Hazine vekili; uyuşmazlık konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2. Dahili davalılar; davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını, çekişmeli taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gereğine değinen bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 29.03.2012 tarih, 2007/114 Esas-2012/80 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın sınırında bulunan Zilli çayının taşkın ve etki alanında bulunduğu, bu nitelikte bir taşınmazın zilyetlik ve imar-ihya yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1.Mahkemenin yukarıda anılan kararının süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.02.2020 tarih, 2017/1591 Esas - 2020/571 Karar sayılı ilamıyla; eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiği belirtilerek doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacıya, davasını ... ile Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığına da yöneltmesi için süre ve imkan verilmesi, taraf teşkilinin sağlanması halinde adı geçen tüzel kişiliklerin de savunma ve delilleri sorulup toplanması; daha sonra,

bölgede 2002 yılında yapılan imar planı tarihinden geriye doğru var olan tüm stereoskopik hava fotoğrafları ile komşu taşınmazlara ait tapu kayıtları ile varsa dayanağı olan tescil ilamları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 3 jeoloji mühendisi ve 3 ziraat mühendisinden müteşekkil bilirkişi kurulunun katılımı ile yeniden keşif yapılması suretiyle çekişmeli taşınmaz bölümlerinin öncesinde Zilli çayının aktif dere yatağında kalıp kalmadığını,

kalıyor ise ne zaman bu kapsamdan çıktığını ve taşınmaz bölümlerinin özel mülkiyete konu edilebilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre taşınmazın aktif çay yatağında kalıp kalmadığı ve imar planının onaylandığı 2002 yılı itibariyle davacı lehine imar-ihyaya dayalı zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi' gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.

2. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; dava konusu taşınmaz bölümlerinin öncesi itibariyle dere yatağı niteliğinde olduğu ancak bu vasfını yitirdikten sonra davacı tarafından imar-ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiği ve davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle hükme esas alınan 08.03.2022 tarihli krokili raporda (B1) harfiyle gösterilen 903,96 metrekare, (D1) harfiyle gösterilen 19.650,46 metrekare ve (F1) harfiyle gösterilen 10.917,61 metrekarelik tescil harici yerlerin ölü ... mirasçıları davacılar adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kural olarak tapulama çalışmalarında "tespit harici" olarak bırakılan yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılmayan yerlerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde yazılı olduğu üzere ancak imar-ihya ve iktisaba elverişli zilyetlik suretiyle kazanılabileceği, dava konusu taşınmazın 1926-1927 yılında kadastro çalışmaları sırasında dere yatağı niteliğiyle tespit dışı bırakıldığı,

bu nitelikte tespit dışı bırakılan bir yerin kural olarak TMK'nın 715. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/C maddeleri uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden sayıldığını, kazanılması ve özel mülkiyete konu olabilmesi için 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesindeki koşullar altında imar ve ihya edilerek kültür arazisi haline getirilmiş olması ve bu olgunun tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar kazanma koşullarının geçmiş olması gerektiğini; oysa dava konusu taşınmazın Zilli Deresi yatağı üzerinde yer aldığı, taşınmazın kenarlarında araziden toplandığı anlaşılan iri taşların halen mevcut olduğu,

Yargıtayın içtihatlarına göre böyle bir yerin imar ve ihya yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı tescil isteğine ilişkindir.

İskenderun Kadastro Müdürlüğünün 06.01.2005 gün ve 260/39 sayılı karşılık yazılarında, dava konusu taşınmazın yörede yapılan tapulama çalışmaları sırasında “Zilli Çayı dere yatağı olarak” tapulama dışı bırakıldığı anlaşılmıştır. Hatay ve ilçelerinin kadastrosunun 1927-1932 yıllarında Fransızlar tarafından yapıldığı, çekişmeli taşınmazın Zilli Çayı dere yatağı olarak tapulama dışı bırakıldığı dosya kapsamıyla sabittir. Bilindiği üzere terk edilmiş dere yatakları, kayalık, taşlık, yol ve yol boşluğu gibi taşınmazlar ancak imar-ihya yolu ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca iktisap edilebilirken; ham toprak, hali arazi, köy boşluğu gibi basit ameliye ile zilyet edilebilecek yerler ise aynı Yasa'nın 14. maddesi gereğince iktisap edilebilir.

Somut olayda; çekişmeli taşınmaz bölümleri dere yatağı niteliğiyle tespit harici bırakıldığına göre ancak imar-ihya edilip kültür arazisi haline getirildikten ve bu olgunun tamamlandığı tarihten itibaren iktisaba elverişli zilyetlikle kazanım koşulları davacı lehine oluştuktan sonra özel mülkiyete konu edilebilir.

Ne var ki, taşınmaz bölümlerinin imar-ihyası ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi hususunda ayrıntılı inceleme ve araştırma yapılmamış, hükmüne uyulan bozma ilamında açıkça belirtildiği halde hava fotoğraflarından yöntemince yararlanılmamış, kadastro paftası ile uydu fotoğrafları ve hava fotoğraflarını çakıştırma yapılmak suretiyle gösterir şekilde denetime elverişli rapor hazırlanmamış, taşınmaza komşu nitelikteki yerlerin tescil ilamları ile dava dışı gerçek kişiler adına tapuya kayıt edildikleri anlaşıldığı halde,

sözü edilen tescil ilamlarına ait dava dosyaları getirtilip incelenmek suretiyle toplanan delillerden ve krokilerden istifade edilmemiştir.

Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmaz bölümlerinin bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre taşınmazın imar planı kapsamına alındığı 2002 tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak

suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden, komşu taşınmazlara ait tapu kayıtları ile dayanağı olan tescil ilamları ile dava dosyaları ise Tapu Müdürlüğü ve tescil kararını veren Mahkemelerden getirtilerek dosya arasına konulmalıdır.

Dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, 3 kişilik jeolog bilirkişi, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi, teknik bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır.

Taşınmaz bölümleri başında yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliği, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli;

teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırlar haritasında işaret ettirilmeli, özellikle komşu parsellerin tapuya tesciline ait ilamlardan istifade edilmelidir.

Jeolog bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmaz bölümlerinin öncesi itibariyle dere yatağı niteliğinde olduğu göz önünde bulundurularak taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliğini, dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, evveliyatının dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını, aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını açıklar nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.

Ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, taşınmaz bölümleri üzerinde ekonomik amaçlı zilyetliğe ne zaman başlanıldığını ve taşınmaz bölümlerinin kullanım durumunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı, taşınmaz bölümlerinin değişik yönlerden çekilmiş ve sınırları işaretlenen fotoğrafları ile desteklenmiş ve önceki bilirkişinin raporunu irdeleyen ayrıntılı rapor alınmalıdır.

Fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve niteliğini, taşınmaz bölümleri üzerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; ortaya çıkacak sonuca göre belgesiz araştırması yapılmalı;

bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek taşınmazı kapsamına alan imar planının onay tarihinden önce 3402 sayılı Yasa'nın 14 ve 17. maddesinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşmiş olup olmadığı değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,

Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

26.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/541, K. 2025/953, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/541
Karar No
2025/953
Tarih
26 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/541 K.2025/658
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/541 K.2025/2716
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/541 K.2025/2643
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/541 K.2025/675
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/542 K.2025/2644
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/542 K.2025/682

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.