KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2026/307 E., 2026/2341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2026
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1372 E., 2025/1536 K.
- İlk derece mahkemesi
- Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/364 E., 2025/212 K.
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucu, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 21... parsel sayılı taşınmaz 1288 tarihli vakfiye kapsamında kalması nedeniyle tarla vasfı ile Sadrazam Hazinedarzade ... bin ... Vakfı adına tespit ve tescil edilmiş, zilyedi olarak ... gösterilmiştir. Daha sonra İçişleri Bakanlığı kararı ile taşınmaz ... ilçesi, ... Mahallesi ve 3 11... parsel olarak değiştirilmiştir.
Davacı vekili; dava konusu 1 21... parsel sayılı taşınmaza zilyet olduğunu, ancak kadastro çalışmalarında hatalı olarak davalı vakıf adına tescil edildiğini ileri sürerek irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili; vakıf mallarının zilyetlik ile kazanılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davalı vakfın gayrı sahih olduğu, edinme koşullarının davacı taraf lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının, taşınmazın gerek babasından gerekse dedesinden taksimen ya da başka bir hukuki neden ile kendisine kaldığı hususunun dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla kanıtlanamadığı, davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğu,
elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazda eldeki davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği, bir kısım mirasçının üçüncü kişiye karşı adına tescili istemiyle dava açamayacağı, davacının terekeye iade isteminin bulunmadığı davada aktif husumetin sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/307, K. 2026/2341, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama