KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2026/540 E., 2026/1586 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/784 E., 2025/2740 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/260 E., 2023/447 K.
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı; annesi ...’nun maliki olduğu 54 86... parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu bağımsız bölümün eski eşi davalı ... tarafından davalı ...'ya, ondan da diğer davalı ...'ye satış suretiyle temlik edildiğini, ticaretle uğraşan davalı ...'ın krediye ihtiyacı olduğu dönemde annesinden 2016 yılında aldığı vekaletname ile temliki sağladığını, ...'nun yaşlılığından faydalanılarak vekaletnamenin temin edildiğini, kredi borcunun bakiyesini de ödemeyen davalı ...'ın yaptığı satışlardan annesinin haberinin olmadığını, halen ikamet edilen taşınmaza davalı ...'in gelmesi üzerine devirlerden haberdar olduklarını,
davalı ...'in az kalan kredi borcunu kapatmak suretiyle yeri aldığını, satışların muvazaalı olduğunu ileri sürerek vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu kaydının iptali ve taşınmazın annesi ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; davacının sağ ve ehil olan annesi ... adına dava açmakta hukuki yararı ve sıfatının olmadığını, taşınmazı dava dışı ... Bankası AŞ’den satın aldığını, iddiaların doğru olmadığını, davalı ... ile el ve işbirliği içinde bulunmadığını; davalı ... ise iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; davacının sağ ve ehliyetli annesi adına dava açma ehliyetinin ve aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile; ...’nun sağ olduğu, davacının ...’nun kızı olduğu ve dava konusu taşınmazda ikamet ettiği, davacının sağ olan annesi adına eldeki davayı açmakta sıfatı bulunmadığı, annesi ...’nun kısıtlandığı ve kendisinin vasi olarak atandığına dair davacının bir iddiasının da olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/540, K. 2026/1586, 2 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama