KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2009/21630 E., 2014/942 K.·Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak Teşekkül Halinde Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2014
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN (5320) Madde 8
CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 299
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 220
CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 310
CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 317
CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 318
"İçtihat Metni"Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Sanık Hakan müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin, hükmolunan hapis cezasının süresine göre, 5320 sayılı Kanunun 8/1, 1412 sayılı CMUK'nın 318 ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek, temyiz incelemesi duruşmasız olarak yapılmıştır.
A) Sanık B.. Y.. hakkında teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapma, sanık Ö.. E.. hakkında örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteğinin incelenmesi:
13.02.2008 tarihinde tebliğ edilen hükmün, CMUK'nın 310/1. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra 03/03/2008 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin temyiz isteğinin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
B) Sanık Hakan hakkındaki teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesi:
1- Hakkındaki kovuşturma evrakı mahkemece tefrik edilerek aynı mahkemenin 2007/513 esasına kayıt edilen ve UYAP sisteminden yapılan incelemede tefrik tarihinden sonra yakalandığı anlaşılan sanık M.. T.. hakkındaki davanın, koşulları bulunduğu takdirde bu dava ile birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyasının delil olarak bu dosya içine konması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinde düzenlenen “suç işlemek için örgüt kurmak” suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir.
Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında, işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp, bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir.
Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüte üye olmak suçundan ayrı ayrı cezalandırılır.
Somut olayda; örgüt oluşturmak için sanık sayısı yeterli ise de, suç işleme iradelerinde devamlılık ve aralarında hiyerarşik ilişki saptanamamıştır.
Açıklanan durum karşısında; TCK’nın 220. maddesinde düzenlenen “suç işlemek amacıyla örgüt kurma“ suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yapılan somutlaştırma sonucu lehe kabul edilen 765 sayılı Türk Ceza Kanununa göre uygulama yapılması,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2009/21630, K. 2014/942, 12 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama