İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2010/20741 K.2010/23396

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 174 ]

Esas2010/20741Karar2010/23396Tarih1 Kasım 2010Okuma4 dk · 808 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2010/20741 E., 2010/23396 K.·Çek Hesabı Sahibi İddianamenin İadesi Karşılıksız Çek Keşide Etmek

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Kasım 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

808 kelime·4 dk okuma

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 174 ]

5941 S. ÇEK KANUNU [ Madde 5 ]

"İçtihat Metni"

Karşılıksız çek keşide etme suçundan şüpheli Nihat hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2010 gün ve 2009/42169 soruşturma, 2010/739 esas, 2010/437 iddianame sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı CMK'nın 174. maddesi uyarınca iadesine ilişkin Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.01.2010 gün ve 2010/106 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik "itirazın reddine" dair (Küçük-çekmece Altıncı Asliye Ceza Mahkemesi)'nin28.01.2010 gün ve 2010/158 değişik iş sayılı kararına karşı Yüksek Adalet Bakanlığı'nın 08.04.2010 gün ve 3768/21980 tarihli kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2010 tarihli tebliğnamesi ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, "Dosya kapsamına göre, mahkemece şüphelinin karşılıksız çıkan çek hesabında, çek bedelinin bankada bulundurma zorunluluğunun bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde, iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında söz konusu hususun yer almadığı,

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12/12/2005 tarihli ve 2005/ 6961-9421 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/2. maddesinde öngörülen "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa.

Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler, "hükmü uyarınca dava açılmış bulunmasına binaen, mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller değerlendirilerek; yargılama sonucuna göre bir karar verilebileceği dikkate alınmaksızın itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek,

Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin belirtilen kararının bozulması istenmiştir.

Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 19.01.2010 tarihli kararında, "iddianamede şüpheli olarak gösterilen kişi ile ilgili olarak, adına çek keşide edilen tüzel kişi temsilcisi ya da vekili olarak aynı zamanda tüzel kişi adına çek bedelini bankada bulundurmakla yükümlü olup olmadığı, tüzel kişi ortaklığı veya yönetiminde bulunup bulunmadığı araştırılmadan dava açıldığından" bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş; bu karara yönelik itirazı inceleyen Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.01.2010 tarihli kararında, bankadan gelen yazı cevabının suç tarihinden önceki çek hesabını açan özel kişinin yetki durumunu gösterdiği, suç tarihi itibariyle göstermediği ve mah-kemenin gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, itirazın reddine karar verilmiştir.

İddianameye konu çekler, E... Alışveriş Merkezleri Mobilya Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ait hesaptan 11.04.2009 ve 09.05.2009 tarihlerinde düzenlenmiş, tüm yasal unsurları içeren birer çek olup, sırasıyla 13.04.2009 ve 11.05.2009 tarihlerinde bankaya ibraz edilmiştir. Bu durumda, suç tarihleri olan "13.04.2009'1've "11.05.2009"tarihleri itibariyle yürürlükte olan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile sonradan 20.12.2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu'ndan hangisinin lehe olduğunun belirlenmesi bakımından gerekli değerlendirmenin yapılması gerekmektedir.

Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 5941 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak iddianamenin iadesi kararı verilmiş olup; iade nedenini aynı Kanun kapsamında incelediğimizde;

5941 sayılı Kanunun 5. maddesinin (1). fıkrasında, "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında adli para cezasına hükmolunacağı" ve 2. fıkrasında ise, "Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde, bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi ve kişiler, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlüdür." hükümlerine yer verilmiştir.

Bu durumda, hesap sahibinin tüzel kişi olması durumunda, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinin (1). fıkrası uyarınca sorumlu olan, çek karşılığını ilgili bankada bulundurmakla yükümlü kişinin saptanabilmesi için, Ticaret Sicili Müdürlüğünden ve hesap sahibi tüzel kişiden, çeklerin bankaya ibraz tarihleri olan suç tarihleri (13.04.2009 ve 11.05.2009) itibariyle, hesap sahibi tüzel kişiliğin yönetim organının kimlerden oluştuğunun ve varsa bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organı üyesinin araştırılması ve dayanağı belgelerin de getirtilmesi gerekmektedir.

5271 sayılı CMK'nın 174. maddesinin (1.) fıkrasının (b) bendinde "Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianamenin iadesine karar ı/e/7/ece^

^/"öngörülmekte olup; söz konusu araştırma, gerçek failin kim olduğunu ortaya çıkarması bakımından, suçun sübûtunaetki edeceği mutlak sayılan bir kanıt niteliğine olduğundan, Cumhuriyet Savcılığınca iddianame düzenlenmeden yapılması gerekmektedir. Bu yönden iddianamenin iadesi kararı yerindedir. Ancak iddianamenin iadesi kararında, "şüpheli olarak gösterilen kişinin, tüzel kişiliğin ortağı olup olmadığının" da araştırılması gerektiği de belirtilmiştir.

Tüzel kişi ortaklıklarda, tek başına ortak olmanın, doğrudan yönetim organı üyesi olma sonucunu doğurmaması, ortaklığın idaresinin (yönetim organının) ilgili kanun hükümleri ve ortaklık sözleşmeleriyle düzenlenmesi nedeniyle, bu hususun araştırılmasına gerek bulunmadığından, böylelikle, iddianamenin iadesi kararı, bu yönden yerinde olmadığından, itirazın kısmen kabulüne karar vermek gerekirken tümüyle reddine karar verilmesi yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda belirtilen değişik gerekçeyle, kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden; Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2010 gün ve 2010/158 değişik iş karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'ın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince (BOZULMASINA); aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fık-rasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2010/20741, K. 2010/23396, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2010/20741
Karar No
2010/23396
Tarih
1 Kasım 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/20759 K.2010/19469
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/20773 K.2010/31585
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/20775 K.2010/19463
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/20778 K.2010/19487
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/20779 K.2010/19485
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/20785 K.2010/19486

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.