KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2012/4361 E., 2017/738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2017
- Mahkeme
- 1. Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Duruşmaya sanık müdafii sıfatıyla katılan Av. ...’ın dosyada vekâletnamesinin bulunmadığı gibi, sanık ile birlikte duruşmaya da katılmamış olması karşısında; vekaletnamenin dosyaya sunulmasının sağlanması gerekirken, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iadesinden sonra tebliğ edilen duruşma çağrı kağıdında sanık ... yerine aynı suçtan ilk hükümle beraat eden sanık ...’ın müdafii olarak belirtilmesi nedeniyle, adı geçen avukatın ...’ın müdafii olmadığı yönündeki dilekçesinin bir istifa dilekçesi olduğu kabul edilerek,
incelemeye konu karara ilişkin duruşma aşamasında ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesinde öngörülen, “Üst sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmüne göre; atılı suç için 765 sayılı TCK’nın 404/2 ve 5237 sayılı TCK’nın 191/1. maddelerinde öngörülen hapis cezasının üst sınırının iki yıl olduğundan müdafii atanmasında zorunluluk bulunmadığı ve sanık tarafından da müdafii atanması istenmediği halde, sanık için baronun müdafii ataması sağlanmış ise de;
hükmün, sanığın yokluğunda, baroca atanan Av....'nın yüzüne karşı verilmesinin usulüne uygun bir bildirim sayılamayacağı ve sanığın karardan haberdar olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de dosyada yer almaması nedeniyle, öncelikle Av. ...’tan sanık adına vekaletnamesinin bulunup bulunmadığı sorularak, varsa dosyaya sunması durumunda gerekçeli kararın, yetkili müdafii olarak kendisine; aksi halde sanığa, Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğ edilip, temyiz süresinin beklenmesi ve temyiz edilmesi halinde Dairemize gönderilmek üzere, 14.06.2010 tarihli kararımızla dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iade edildiği,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2012/4361, K. 2017/738, 24 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama